Photocell türkçesi Photocell nedir
- Işık enerjisini elektriğe dönüştüren düzenek.
- Fotosel.
- Fotoışık etkisine dayanan ve üzerine bir ışık düştüğünde bunu elektrik erkesine çeviren aygıt.
- Işılgöze.
- Işık gözü.
- Işık gözesi.
- Alevin sönmesi halinde elektrik devresini açarak yağ yakıcısını durduran ve puflama tehlikesini önleyen duyarlı araç.
- Işık -elektrik göz.
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Işıkgözü.
- Işılduyar.
- Işık aldığında, bu ışığın dolaysız olarak, ölçülebilir bir elektriksel etki doğurduğu organ, araç.
Photocell ingilizcede ne demek, Photocell nerede nasıl kullanılır?
Ceramic photocell : Seramik fotosel.
Secondary emission photocell : İkincil yayımlamalı ışık-elektrik göz. Işıkla serbestleşen elektronların, ikinci bir madensel yüzeye çarparak, bu yüzeyde ikincil bir elektron yayımına neden olmalarıyle elektrik akısının büyüdüğü bir ışılışıyıcı göz.
Photocells : Işık gözü. Işık gözesi. Işılgöze. Işıkgözü. Fotosel. Işılduyar. Işık enerjisini elektriğe dönüştüren düzenek.
Photocatalysis : Fotokataüz. Fotokataliz.
Photocathode : Foto katot. Işıkatot. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işığa tutulunca eksicik salan alt-üşek. Fotokatot. Işıl alt-üşek. Fotokatod. Işıkla elektron yayan katot. Üzerine ışık düştüğünde elektron yayan ışığaduyar özdekle sıvanmış eksiuç. Işıkeksiucu.
Photochemical : Işıl kimyasal. Işılkimyasal. Fotokimyasal.
Photocompose : Film ile dizmek.
Photocomposed : Film ile dizmek.
Photochemical reaction : Foto kimyasal tepkime. Işıl kimyasal tepkime. Fotokimyasal reaksiyon.
Photochromy : Renkli fotoğrafcılık.
İngilizce Photocell Türkçe anlamı, Photocell eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Photocell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sensing element : Algılama öğesi. Algılayıcı. Algılama elemanı. Sensör. Hissedici.
Phototube : Işıl boru. Işık borusu. Boşluğa ya da bir gaz atmosferine yerleştirilmiş duyarlaştırılmış bir yüzeyin elektron yayımında ışığın nedensel rol oynadığı ışık-elektrik göz. Fototüp. Işıyıcı gözcük. Işın duygun bir özdek yüzeyine düşen akımmıknatıssal dalgalar etkisiyle eksicik salan; içinde en az iki üşek bulunan havası alınmış kapalı boru. Işık-yayımlayıcı göz.
Selenium cell : Selenyum selülü. Selenyum levhalar içeren hücre. Selenyum gözesi.
Photocathode : Işıl alt-üşek. Işıkatot. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işıkla elektron yayan katot. Fotokatot. Işıkeksiucu. Üzerine ışık düştüğünde elektron yayan ışığaduyar özdekle sıvanmış eksiuç. Işığa tutulunca eksicik salan alt-üşek. Foto katot. Fotokatod.
Magic eye : Göz ışıtacı. Bazı elektronik araçlarda (radyo, ses aygıtı), ayarın tam olarak yapıldığını gözle görülebilecek biçimde belirten aygıt.
Photoconductive cell : Işıiletken gözcük. Fotoiletken göze. Fotoiletken hücre.
Detector : Bulucu. Hissedici. Sezici. Gaz kromatografisi kolonundan çıkan maddeler içinde organik maddelerin varlığını algılayan cihaz. verilen örnekte radyasyon varlığını algılayan cihaz. Algılayıcı. Biyoloji, fizik alanlarında kullanılır. Detektör. Akım yönlendirici. Duyarga. Algıç.
Sensor : Alıcı. Sensörlü. Algılayıcı. Duyucu. Dedektör. Duyargaç. Sensör. Müşür. Kaptör algılayıcı sensör.
Photocell synonyms : photocells, photoelectric receptor, transducer, pec, electric eye, photoelectric cell.

Bu kısımda Photocell kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Photocell ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Photocell anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Photocell ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.