Vertical seismograph türkçesi Vertical seismograph nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Düşey depremyazar.
  • Depremin düşey bileşenini yazan araç.

Vertical seismograph ingilizcede ne demek, Vertical seismograph nerede nasıl kullanılır?

Vertical : Düşey katman. Amudi. Eğikliği 90° olan katman. Dikey. Düşey düzlem. Dikey çizgi. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Düşey doğru. Vertikal. Dik.

Seismograph : Deprem kayıt cihazı. Sismograf (deprem). Fizik, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Sismograf. Depremlerin yönünü. Depremyazar. Depremleri yazan araç. Deprem kayıtçısı. Şiddetini ve yerini ölçen bir cihaz. Depremçizer.

Vertical alignment : Düşey hıza. Dikey hizalama. Düşey planda hizada. Düşey hizalama.

Vertical angle : Düşey açı. Dikey açı. Işıldaktan gelen ışınla sahne düzeyi arasındaki açı. Dik açı.

Vertical angles : Dikey açılar. Düşey açılar. Düşey açı. İki hattın kesişmesiyle oluşan iki zır ve birbirine eşit açı.

Vertical asymptote : Dikey asimptot.

İngilizce Vertical seismograph Türkçe anlamı, Vertical seismograph eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vertical seismograph ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abrasive power : Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç.

 

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.

Algonkian : Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Bir prekambriyen sistemi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Algonkiyen. Alkongien.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

After shock : Art sarsıntı. Artçı sarsıntı. Artçı şok. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra).

Agricultural geology : Tarım yerbilimi. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarımsal jeoloji.

Acid fumarole : Asit fümarol. Ekşit (asit) tüten. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Asit tüten.

Adventive cone : İlerleme konisi. İlerleme hunisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Parazitik koni. Ek koni.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Vertical seismograph synonyms : abyss, absolute chronology, aggregats, abysal environment, absolute age, acrozone.