Vertical türkçesi Vertical nedir
- Düşey düzlem.
- Dik.
- Düşey.
- Eğikliği 90° olan katman.
- Yerçekimi doğrultusunda, çevrene dik doğrultuda bulunan.
- Düşey doğru.
- Dikey çizgi.
- Vertikal.
- Tepede olan.
- Dikey.
- Düşey katman.
- Dik, dikey.
- Şakuli.
- Amudi.
- Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır.
Vertical ile ilgili cümleler
English: Tango is the vertical expression of a horizontal desire.
Turkish: Tango, yatay arzuların dikey anlatımıdır.
English: He drew some vertical lines on the paper.
Turkish: Kağıt üzerinde bazı dikey çizgiler çizdi.
English: "Keep away from the vertical cliff!" she shouted.
Turkish: " Dikey kayalıklardan uzak durun!" o bağırdı.
English: This is a vertical line.
Turkish: Bu dikey bir çizgi.
English: The X-axis is the horizontal axis and the Y-axis is the vertical axis.
Turkish: X ekseni yatay eksendir ve Y ekseni dikey eksendir.
Vertical ingilizcede ne demek, Vertical nerede nasıl kullanılır?
Vertical alignment : Düşey hıza. Düşey planda hizada. Dikey hizalama. Düşey hizalama.
Vertical angle : Düşey açı. Dikey açı. Dik açı. Işıldaktan gelen ışınla sahne düzeyi arasındaki açı.
Vertical angles : İki hattın kesişmesiyle oluşan iki zır ve birbirine eşit açı. Düşey açılar. Düşey açı. Dikey açılar.
Vertical asymptote : Dikey asimptot.
Vertical axis : Düşey eksen. Düşey aks. Dikey eksen.
Vertical blanking interval : Dikey karartma aralığı.
Vertical distributed : Dikey dağılmış.
Vertical deflection coil : Alıcı ve almaçlarda elektron demetini dikey olarak saptıran sarma. Düşey saptırma bobini. Düşey saptırma sarması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Vertical binding : Düşey ciltleme.
Vertical blanking : Dikey karartma. Düşey karartma. Düşey silme.
İngilizce Vertical Türkçe anlamı, Vertical eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vertical ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Stud : Ayaktopu ayakkabılarının altlarına çivilenen ve tabanla topuk genişliğinde uzayan 12,7 mm. genişlikte kösele ya da sert lastik parçaları. (tabanda iki, topukta ise bir tane bulunur ve çıkıntılar birbirine koşuttur.). Bir şahsın beslediği atlar. Izgara. Dikme. Azgın erkek. Bir grup damızlık at. Hara. Yaka düğmesi. Saplama.
Sheers : Şeffaf. Tam. Halis. Sapmak. Dimdik. Rotadan sapmak. Yolundan sapmak. Düpedüz. Büsbütün.
Structural member : Yapı elemanı. Yapısal eleman. Yapısal öğe.
Uprights : Namuslu. Kuyruksuz piyano. Direk. Dik duran şey. Nezih. Onat. Doğru. Kale. Dik uzanan.
Bold : Atılgan. Utanmaz. Koyu. Cüretkar. Arsız. Koyu renk yazılmış. Cesaretli. Cesaret isteyen.
Hornier : Boynuzdan yapılmış. Nasır tutmuş. Boynuz gibi. Kalkmış.
Stile : Söve dikmesi. Çit basamağı. Çit merdiveni. Dikey çıta (kaplama). Düşey boylama. Pencere çerçevesi. Dikme. Basamak. Turnike. Dekorda kullanılan bir iki basamağa verilen ad.
Boldest : Küstah. Cesur. Arsız. Cüretkar. Cüretli. (harf) siyah. Atılgan. Cesaret isteyen. Utanmaz. Cesaretli.
Bolding : Cesur. Küstah. Cesaretli. Utanmaz. Kaim. Cüretkar. (harf) siyah. Gözüpek.
Column : Dikeç. Kuyruk. Kol. Destek. Köşe. Köşe yazısı. Direk. Kolon. Makale.
Vertical synonyms : unsloped, barranca, portrait, sheer, endlong, pillar, vertical lines, erectus, perpendiculars, vertically, vertical line, scantling, ordinate, goalpost, sheering, erect, perpendicular, verticals, jamb, orientation, normal, barranco, bolder, abrupt, scape, post, plumb, endwise, plumbous, arduous, shaft, vertical plane, straight.
Vertical zıt anlamlı kelimeler, Vertical kelime anlamı
Crooked : Yalancı. Deforme olmuş. Çökmüş. Hilekar. Çarpık. Eğri. Bükülü. Sahtekar. Kargacık burgacık. Çarpık çurpuk.
Gradual : Derece derece. Yavaş yavaş. Tedrici. Yavaş yavaş olan. Derece derece olan. Kademeli. Yavaş. Aşamalı.
Horizontal : Düz. Yatay düzlem. Yatay. Yatay yerleştir. Horizontal. Ufki. Ufka ait. Yatay çizgi. Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır.
Vertical antonyms : unerect, inclined.
Vertical ingilizce tanımı, definition of Vertical
Vertical kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Vertical position. Of or pertaining to the vertex. Situated at the vertex, or highest point. Zenith. Perpendicularly above one. Directly overhead, or in the zenith.

Bu kısımda Vertical kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vertical ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vertical anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vertical ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.