When türkçesi When nedir

  • Zaman.
  • Sırasında.
  • Ne vakit.
  • -ması gerektiği halde.
  • -diği zaman.
  • Gerektiğinde.
  • -dığı zaman.
  • -diği (gün).
  • Ne zaman.
  • -dığında -diğinde.
  • Dığı sırada.
  • Dığında.
  • Haçan.
  • İken.

When ile ilgili cümleler

English: "Just close your eyes," whispered Ali, and when Mary closed her eyes, he kissed her softly on the lips.
Turkish: Ali "Sadece gözlerini kapat." diye fısıldadı ve Mary gözlerini kapatınca, onun dudaklarını hafifçe öptü.

English: "He's a tiger when he's angry" is an example of metaphor.
Turkish: " O kızdığı zaman bir kaplandır " sözü metafora bir örnektir.

English: "He didn't call the entire day, and when he came home late in the evening, he asked me to leave him alone." "How typical of Tom."
Turkish: "O bütün gün aramadı, ve akşamleyin eve geç geldiğinde, o onu yalnız bırakmamı istedi." "Tom ne tipik."

English: "Do you know when they will arrive?" "At eleven-thirty this evening."
Turkish: "Onların ne zaman geleceklerini biliyor musun?" "Bu akşam on bir buçukta."

English: "Isn't it easier to find your stuff when your room's tidy?" "I don't care. I don't want to clean my room."
Turkish: "Odan düzenli olduğunda eşyanı bulmak daha kolay değil mi?" "Umurumda değil. Odamı temizlemek istemiyorum."

When ingilizcede ne demek, When nerede nasıl kullanılır?

 

When all is said and done : Tüm bunlardan sonra. Herşeyden önemlisi. Aslına bakarsan. En son. Şöyle bir bakıp düşündüğünde. Her şey düşünülüp tartıldığında.

When did you feel bad : Ne zaman kötü hissetmeye başladınız.

When do you close : Saat kaçta kapıyorsunuz.

When do you show the movie : Ne zaman film göstereceksiniz.

When does boarding begin : Uçağa ne zaman bineceğiz.

When does the game begin : Oyun kaçta başlayacak.

When it rains it pours : Bir dert bin dert getirir. Bir gelince hep beraber gelir. Sorunların hepsi birlikte gelir. Problemlerin hepsi bir anda gelir. Bir yağdı mı sağanak yağar.

When due : Zamanında. Vadesinde.

When evening falls : Akşam çöktüğünde. Alacakaranlık zamanında. Güneş batarken.

When does the match begin : Maç kaçta başlayacak.

İngilizce When Türkçe anlamı, When eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak When ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

By the time : -e kadar. Zamana kadar. -meden önce. -inceye kadar.

Father time : Vakit.

Bout : Yarışma. Müddet. Karşılaşma. Gösteri. Müsabaka. Nöbet. Kriz. Devre.

In a pinch : İhtiyaç karşısında. Gereğinde. Sıkışınca. İcabında. Gerekirse.

As : -dikçe. Babında. İçin. Olarak. Madem. Mademki. Halde. Dahi. Ki.

Meantimes : Bu esnada. Bu arada. Bütün bunlar olup biterken. Bu süre içerisinde. Bu süre içinde. Tüm bunlar olurken. Süre zarfı. Ara.

Pending : Kadar. Kararlaştırılmamış. Boyunca. Asılı. Gelen. Muallakta. Yakın. Askıda. Muallak. Bir karara bağlanmamış.

In the course of : Boyunca. Süresi boyunca. Esnasında. Süresince. Seyrinde.

 

Everytime : Olduğu zaman. Her defa.

Whilst : Süresince. Rağmen. İrken. Dığı halde. Oysa.

When synonyms : epoch, and then, durations, meantime, cycles, epochs, whereas, duration, during, hour, fourth dimension, so, any time, whensoever, at a pinch, meanwhile, while, once, whenever, if required, what time, and so, date, day, in case of need, even as, era, in course of, whenever necessary, cycle, bouts, when the need arises, if need be.

When zıt anlamlı kelimeler, When kelime anlamı

Future : İstikbal. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri. Yarın. İleri. Ati. Müstakbel. Vadeli. Gelecek. Gelecekte olacak şey. İlerideki.

Present : Adamla getirtme. Şu anki. Sunmak. Şimdiki. Hediye. Göstermek. Vermek. Temsil etmek. Şimdiki zaman. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi.

When ingilizce tanımı, definition of When

When kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : At what time. Used interrogatively.