Devre nedir, Devre ne demek
Devre; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.
"Devre" ile ilgili cümle
- "Sarıldı boynuma ağlama deyi / Hotozumu devre bağlama deyi" - Karacaoğlan
- "Bu kadar uzun bir bekleyiş devresi, tatsız ara veriş yeter." - A. Gündüz
Devre kısaca anlamı, tanımı:
Devreye alınmak : İşin içine girmesi sağlanmak.
Devreye girmek : İlgilenmek, karışmak, araya girmek.
Devreye sokmak : İşin içine girdirmek, karıştırmak.
Devre arası : Ligin birinci döneminin bitiminde verilen dinlenme süresi. Futbol, basketbol vb.nde karşılaşma sırasında dinlenme süresi.
Devre dışı : Konudan uzak, ilgisiz, baypas. Elektrik donanımındaki enerji akımının bir noktada kesilme durumu.
Devre kesici : Devrenin aşırı yüklenmesi durumunda akımı kesen araç.
Devre mülk : Özellikle tatil beldelerinde sadece belli dönemlerde kullanılmak üzere satın alınan ve değişik kişilerce de kullanılabilen müstakil ev veya daire.
Devre potansiyeli : Devre voltajı.
Devre voltajı : Galvanik anotlu sistemlerde, anot ve zemin potansiyeli ile sistem potansiyeli arasındaki fark, devre potansiyeli.
Açık devre : Bir yalıtkanla üzerinden elektrik akımının sürekli olarak geçmesinin engellendiği devre.
Ardışık devre : Herhangi bir andaki çıkış değerlerinin, o andaki giriş değerlerine ve içsel durumuna bağımlı olduğu devre.
İlk devre : İlk yarı.
Kapalı devre : İçinden sürekli olarak akım geçen elektrik devresi.
Kısa devre : Aralarında potansiyel farkı bulunan iki nokta, direnci çok küçük olan bir iletkenle birleştirildiğinde oluşan elektrik olayı.
Hazırlık devresi : Hazırlık dönemi.
Devre dışı kalmak : Konudan uzak düşmek, konuyla ilgilenememek.
Devre dışı tutmak : Konudan uzaklaştırmak, ilgilenmemesini sağlamak.
Devredilebilirlik : Bir hakkın karşılıklı veya karşılıksız olarak başkasına geçirilebilme durumu.
Devredilmek : Devretme işi yapılmak, devrolmak.
Devredilmezlik : İnsan haklarının niteliklerinden birini belirtmek için kullanılan terim.
Devrek : Zonguldak iline bağlı ilçelerden biri.
Devren : Devir (II) yoluyla, devrederek.
Devretme : Devretmek işi.
Devretmek : Baştan sona değin okumak, bitirmek. Dönmek, dolaşmak. Bir malın mülkiyetini, bir mal üzerindeki hakkı başkasına geçirmek. Aktarmak.
Kapalı devre yayını : Belirli bir alan içerisinde hedef kitleye ulaştırmak üzere genellikle kablo bağlantısı ile yapılmış olan ses ve görüntü yayını.
Kasayı devretmek : İşletmelerde nöbetleşe çalışan kasadarlar kasa mevcudunu birbirine aktarmak.
Zaman : Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Belirlenmiş olan an. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Dönem, devir. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Çağ, mevsim. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit.
Dilim : Değişik anlatı türü, masal, efsane, bilmece vb. bir metnin, bir eserin aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, epizot. Belli ölçülere göre oluşmuş bölüm. Bir bütünden kesilmiş veya ayrılmış ince, yassı parça. Radyatör parçalarından her biri.
Çevrim : Devir. Bir elektrik akımının iletken üzerinde aldığı yol, devre. Elektrik enerjisinin bir başka enerjiye dönüştürülmesi.
Ters : Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Bir şeyin aksi, karşıtı. Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Hayvan pisliği. Kesici bir aletin kesmeyen yanı.
Yanlı : Yandaş.
Biçim : Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Tarz.
Yanlış : Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı. Hatalı bir biçimde. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata.
Bir : Beraber. Bir kez. Eş, aynı, bir boyda. Sayıların ilki. Sadece. Ancak, yalnız. Tek. Aynı, benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayı kadar olan.
Devre ile ilgili Cümleler
- Bay Jones yaşlandığı zaman, işini oğluna devredecek.
- Parti tekrar devrede.
- Devrelerim yanıyor diye dalga geçilen de kim?
- Alarmı devre dışı bırak.
- Bu devredilemez.
- Ali yardım etmek için devreye girdi.
- Keşke blogumdaki yorumları nasıl devre dışı bırakacağımı çözebilsem.
- Bu eski gelenekler nesilden nesile devredilmiştir.
Diğer dillerde Devre anlamı nedir?
İngilizce'de Devre ne demek? : n. half, session, period, term, cycle, bout, circuit
Fransızca'da Devre : période [le]; circuit [le]
Almanca'da Devre : n. Periode, Kreislauf, Umlauf, Zyklus, Umdrehung, Wendung, Phase, Stadium, Halbzeit
Rusça'da Devre : n. период (M), стадия (F), цикл (M), такт (M), тайм (M)
adj. ошибочный
adv. неверно, шиворот-навыворот


Bu kısımda Devre nedir? Devre ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Devre tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Devre hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.