Half time türkçesi Half time nedir

  • Bir ayaktopu oyununun 45'er dakikalık iki dönemi arasında oyunculara verilen 15 dakikalık dinlenme süresi.
  • Yarım gün.
  • Devre arasındaki dinlenme süresi.
  • Haftaym.
  • Devre.
  • Yarıdevre.
  • Ara.
  • Futbol alanında kullanılır.
  • Yarım günlük.
  • Yarı devre.

Half time ile ilgili cümleler

English: Light travels around the earth seven and a half times a second.
Turkish: Işık dünyanın etrafında bir saniyenin 7.5 katı hızında seyahat eder.

Half time ingilizcede ne demek, Half time nerede nasıl kullanılır?

Half : Yarı yarıya. Yarı. Neredeyse. Nısıf. Ara. Hemen hemen. Yarım. Buçuk. Kısmen. Devre.

Time : Kurmak. Temposunu belirlemek. Müddet. Vakit. Süre tutmak. Kez. Yerbilim zamanı. Önel. Zamanlamak. -in zamanını ölçmek.

Half time whistle : Bir spor oyununda ilk yarının sonlandığını ve ara verildiğini göstermek için hakem tarafından düdük çalınması (spor). İlkyarı düdüğü.

Half timer : Yarım gün okuyup yarım gün çalışan çocuk.

Half a crown : Eski ingiliz parası.

Half a dozen : Yarım düzine.

İngilizce Half time Türkçe anlamı, Half time eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Half time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discontinuation : Aralık. Sona erme. Kesilme. Son verme. Duraklama. Devamsızlık. Kesme. Fasıla. Vazgeçme.

 

Amateur player : Amatör futbolcu. Özengen oyuncu. Sporu herhangi bir çıkar düşünmeksizin, salt sevgisinden ötürü yapan oyuncu.

Circuitry : Devreler şeması. Devre sistemi. Devre parçaları.

Cessations : Sona erme. Durdurulma. Kesilme. Fasıla. Durma. Ara verme. İnkıta. Duruş.

Central disciplinary committee : Ayaktopu birliğine bağlı olan ve takım ya da oyuncuların oyun içindeki türlü davranışlarıyla ilgili olumsuz durumları bir karara bağlamakla görevli kurul. Merkez ceza kurulu.

Back scissors kick : Bir oyuncunun, kendisini sırt üstü yere atarken ayaklarını havada devindirip makaslama vuruşla topu geri çevirmesi, bk. makaslama vuruş. Ters makas.

Candidate : Aday. Sınava giren kimse. Talip. Namzet. Ulusal ya da karma takımlarda oynatılmak üzere türlü takımlardan seçilen oyuncular. Namzetlik.

Chasms : Kanyon. Duygusal farklılık. Boşluk. Toprakta veya kayalarda oluşmuş derin ve geniş çatlaklar. Yarık (derin). Derin yarık. Gedik. Yarık. Dar boğaz.

Chasm : Uçurum. Toprakta veya kayalarda oluşmuş derin ve geniş çatlaklar. Yarılarak açılmış yer. Gedik. Yarık (derin). Boşluk. Yarık. Duygusal farklılık. Dar boğaz.

Epoch : Çığır. Devir. Vakit. Tarih başı. Tarih. Bölüm. Zaman. Çağkatman birimlerinden olan bir dizinin oluş süresi. Epok.

Half time synonyms : attacking game, breaks, bounce up, comma, bali, cycle, bouts, breathers, backheel, part time, breather, cyclic, committee of organisation, dec, circuits, periods, revolution, breathing space, bout, cessation, abscission, centre spot, backheel pass, discontinuances, centre forward, break, epochs, node, half, cycles, centre flag, centre kick, discontinuance.