Zincite türkçesi Zincite nedir

  • Doğal çinko oksit.
  • Kırmızı çinko cevheri.
  • Zinkit.
  • Çinkotaşı.

Zincite ingilizcede ne demek, Zincite nerede nasıl kullanılır?

Zinciferous : Çinkolu. İçinde çinko bulunan. Çinko içeren.

Zincification : Çinko kaplama. Çinko ile işleme. Çinkolama. Çinko ile kaplama. Çinko emdirme.

Zincified : Çinko ile kaplanmış. Çinkoyla kaplanmış. Çinko ile işlenmiş. Galvanizlenmiş.

Zincify : Çinkolamak. Çinko emdirmek. Çinko kaplamak. Çinko ile kaplamak.

Zincing : Galvanize etmek. Çinko ile kaplamak. Çinkoyla kaplama.

Zinc bacitracin : Sindirim sistemindeki mikroflorayı değiştirerek hayvanda canlı ağırlık artışı sağlayan büyümeyi uyarıcı yem katkı maddelerinden biri. Çinko basitrasin.

Zinc analysis : Hayvan besleme alanında çinkonun sindirimi, biyolojik değerliliğinin tespiti, yem, hayvansal ürün ve dokularda çinko tespiti için yapılan, yem ve gübre örneğindeki organik kısım kuru yakma yöntemiyle kül fırınında veya yaş yakma yönteminde asit yardımıyla tamamen yakılması, geriye kalan inorganik kısmında mineral aranması. Çinko tayini.

Dezincification : Çinkosuzlaşma. Çinkosunu gidermek. Çinkosuzlaştırma. Pirinç yaşlanma korozyonu.

Zinc borate : Çinko borat.

Zinc chloride : Çinko klorür. Yapısında % 48 çinko içeren çinko kaynağı. yerel kan kesici olarak kullanılır.

 

İngilizce Zincite Türkçe anlamı, Zincite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Zincite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impermanent : Kalıcı olmayan. Süreksiz. Daimi olmayan. Devamsız. Geçici. Kalımsız. Devam etmeyen.

Delimited : Sınırlanmış. Sınırlar konulmuş. Sınırla. Sınırlı. Sınırlandırılmış. Ayırıcı sınırları olan.

Arouse : Harekete geçirmek. Uyuyan devi uyandırmak. Uyandırmak. Kaldırmak. Uyanmak. Ayaklandırmak. Canlandırmak. Hayat bulmak. Canlanmak.

Provoke : Öfkelendirmek. -e neden olmak. Kışkırtmak. Tahrik etmek. Kızdırmak.

Kindle : Parlamak. Uyandırmak. Yakmak. Canlanmak. Alevlendirmek. Yanmak. Uyanmak. Tutuşmak. Ateş almak. Tutuşturmak.

Bounded : Sınırlandırılmış. Sınırlandırmış. Sınırlı.

Elicit : Ortaya çıkarmak. Yol açmak. Çıkartmak. Meydana çıkarmak. Tepki göstermek. Neden olmak. Öğrenmek. Sağlamak. Gerçeği ortaya çıkarmak. Çıkarmak.

Enkindle : Tutuşturmak. Alevlendirmek. Yakmak.

Fire : Ateşe vermek. Canlandırmak. Yanmak. Yangın. Soru yağmuruna tutmak. Soruvermek. Dağlamak. Püskürtmek. İşten atılma. Ateş almak.

Ask for : Aramak. Rica etmek. Dilemek. İstemek. Talep etmek.

Zincite synonyms : exhaustible, evoke, limited, raise, mortal.

Zincite zıt anlamlı kelimeler, Zincite kelime anlamı

Infinite : Sonsuz. Sayısız. Sonsuzluk. Nihayetsiz. Sonsuz olan şey. Hudutsuz. Sınırsız. Mutlak. Muazzam bir.

Immortal : Daim. Ölmez. Kalımlı. Baki. Ölümsüz varlık. Sonsuz. Ölümsüz. Ebedi.

Zincite ingilizce tanımı, definition of Zincite

Zincite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Native zinc oxide. A brittle, translucent mineral, of an orange- red color. Called also red zinc ore, and red oxide of zinc.