Öndel nedir, Öndel ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Önce gelen, birinci, başta giden.

[Bakınız: öncül].

Ekin biçenlerin sağında giden ve biçmeyi önde götüren adam.

Öndel anlamı, tanımı

Önde : Orada : Kalem önde

Ateşleme öndeliği : Ateşlemenin üst ölünoktadan ya da gereken en uygun zamandan önce yapılması durumu.

Banka öndeliği : Bankaların güvencesiz veya güvenceli (ayni ya da kişisel güvence) karşılığı açtıkları ve vade sonunda bir defada geri ödenmesi zorunlu olan kısa vadeli kredi. karşılığı açık kredi.

Basınç öndelemesi : Emme döşemi içindeki basınçtan motor yükünü sezen ve buna göre ateşleme zamanını düzenleyen dizge ya da bu işlemin adı.

Belge karşılığı öndelik : Bankaların belirli müşterilerine belge güvencesi karşılığı açtıkları ve vade sonunda bir defada geri ödenmesi zorunlu olan kısa vadeli kredi. krş banka öndeliği.

Değerli madenler karşılığı öndelik : Değerli madenler (çıkarılmış ya da çıkarılmamış) karşılığında ödenen borç para ya da sağlanan saycalar.

Değerli özdekler öndeliği : Değerli özdeklerin tutusu karşılığı alınan borç para, ya da sağlanan öndelik.

Döner iş öndelikleri : Sürekli olarak dönüşüm yapan işlere ilişkin öndelikler.

El öndeliği : Ateşleme öndeliğinin elle yönetilmesi.

 

Güvence ödeği karşılığı öndelik : Yaşam güvencesi karşılığı sağlanan para dayanak tutularak alınan borç para ya da sayca.

İş öndeliği : İşin bitiminden sonra hesaplaşmak üzere işi yapacak olan kişilere önceden ödenen para.

İş öndelikleri : İşin bitiminden sonra sayışılmak üzere genellikle işletmeler adına yapılacak her tür hizmetler karşılığı kişilere önceden ödenen para.

Kısa vadeli hazine öndeliği : Cari yıl bütçesinde geçici gelir gider dengesizliği oluşması durumunda cari yıl bütçesinin belli bir oranı kadar merkez bankasından sağlanan kısa vadeli kredi.

Kişi öndelikleri : Belirmiş ancak gerçekleştirme dönemi gelmemiş alacaklara karşı önceden bir bölümü ödenen paralarla süresiz ya da geçici bir görevle bir yere gönderilen kişilerin görev yerine, emekliye ayrılan ve ölen işyarların yetimlerinin oturma yerlerine gidebilmeleri için yol giderlerine karşılık önceden ödenen paralar.

Kurucu öndeliği : Kuruculara pay olarak verilen öndelik.

Mal karşılığı öndelik : Malın getirilmesi ya da tutusu koşulu ile verilen ya da alınan borç para.

Merkez bankası öndelikleri : Merkez bankasının, cari yıl bütçe gelirleri ile giderleri arasında yer ve zaman bakımından çıkan uyuşmazlıkları denkleştirmek için hazineye açtığı kısa vadeli krediler.

Öndeleme : İki işlerin çarpımındaki çarpan sırasını değiştirme. Motorda ateşleme, püskürtme ve kapaç açılmalarının erken olması.

Öndeleme ağırlığı : Dağıtım dingiline bağlı olup, özekkaç gücüyle açılarak ateşlemeyi öndeleyen kitle.

Öndeleme değişimi : Kimi motorlarda ateşleme süresinin motor hızı ve yüküne göre belirlenen değişimi.

 

Öndelemeli : İki işler çarpıldığında, hangisinin önde olduğuna göre çarpım sonucunun değişik olması özelliği.

Öndelemesiz : İki işler çarpıldığında, hangisi önde olursa olsun çarpım sonucunun değişmemesi.

Öndelik açısı : Dalgalı akımda akım evresinin geriliminkine göre öne kaydığı açı.

Öndelik kolu : Dağıtım tablasının konumunu değiştirerek erken ya da geç ateşlemeyi sağlayan çelik kol.

Özekkaç öndeleme : Motor hızına göre ateşleme süresini özekkaç ağırlıklar yardımıyla denetleme yöntemi.

Pay ve borç belgitleri karşılığı öndelik : Taşınır değerleri tutulama karşılığı verilen ödünç para.

Taşınır mallara karşılık öndelik : Taşınır değerlerin tutulanması karşılığı öncelikle yapılan ödemeler. Pay ve borç belgitleri karşılığı verilen öndelikler.

Taşınmaz mallar karşılığı öndelik : Yapı, yer, makine ve benzeri durağan değerler üzerindeki iyelikler tutulanarak verilen borç paralar. Bu kuralla yapılan öndelik ödemeleri.

Tecimsel belgitli öndelik : Başkalarına aktarımı, çevirimi yapılabilen tecimsel borç, alacak belgitlerinin, bankalara verilmesiyle sağlanan öndelik ödemeler. Dayanakları tecimsel belgitler olan ve bankalarca öndelikle yapılan ödemeler.

Öndelik : Yapılacak bir hizmet veya satın alınacak bir mal için anlaşmaya göre önceden ödenen miktar, avans.

Diğer dillerde Önde oyuklular anlamı nedir?

İngilizce'de Önde oyuklular ne demek ? : proteroglyphs