Isır nedir, Isır ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sahip: Buranın ısırı kim?.

Isır ile ilgili Cümleler

  • Köpeğim seni ısırmadığı için şanslısın.
  • Isırmayacağıma söz veriyorum.
  • Hangi sinek sizi ısırdı?
  • Tom, elma ısırırken bir dişini kırdı.
  • Isırıldın mı?
  • Isırmayacağım.
  • Ben bu köpeği okşayamam. Beni ısırmasından korkuyorum.
  • “Isıracak köpek dişlerini göstermezmiş zaten, ne zaman iyisini gördük?”
  • Bira içersen muhtmelen içmediğin zamankinden daha fazla sivrisinekler tarafından ısırılacağını duydum.
  • “Hele geçen gün o Meşincioğlu Kerim Bey'e yaptığın işe parmak ısırdım.”
  • Bir köpeği kızdırma. Seni ısırabilir.
  • Bu köpek ısırmaz.
  • Isırmasın diye köpeği zincirlesen iyi olur.
  • Isırmam.
  • Ali zehirli bir yılan tarafından ısırıldı.
  • “Koca Ali bu kararı duyunca ömründe ilk defa olarak sarardı. Dudaklarını ısırdı.”

Isır ile ilgili Atasözü veya Deyim

çok havlayan köpek ısırmaz : “karşısındakini bağırıp çağırmakla korkutmaya çalışan kimse, eylemli bir saldırıda bulunmaz” anlamında kullanılan bir söz.

dudağını (veya dudaklarını) ısırmak : yakışıksız bir durum karşısında şaşmak.

dudak ısırmak : hayran kalmak hayrete, şaşkınlığa düşmek.

gözü ısırmak : bir kimseyi tanıyacak gibi olmak.

gülerken ısırmak : iyilik yapar görünüp kötülük yapmak.

 

ısıracak it (veya köpek) dişini (veya dişlerini) göstermez : “kötülük edecek kimse önceden haber vermez, belli etmez” anlamında kullanılan bir söz.

ısırgan ile taharet olmaz : “kötü kişiden iyilik beklenmez” anlamında kullanılan bir söz.

it iti ısırmaz : “aynı düşüncede ve aynı yapıda olan insanlar birbirlerine zarar vermezler, birbirlerini korurlar” anlamında kullanılan bir söz.

köpek sahibini ısırmaz : “kişi ne kadar aşağılık olursa olsun, kendini benimseyip koruyana kötülük etmez” anlamında kullanılan bir söz.

öperken ısırmak : güler yüz gösterirken kötülük yapmak.

parmak ısırmak : büyük şaşkınlık duymak.

şeytana parmak ısırtmak : çok kötü ve çirkin bir şey yapmak.

ürüyen köpek ısırmaz : “bağırıp çağırarak başkalarını korkutmak isteyen kimseden zarar gelmez” anlamında kullanılan bir söz.

yaka ısırmak : şaşırarak “Allah esirgesin” demek.

Isır kısaca anlamı, tanımı

Isırabilme : Isırabilmek işi

Isırabilmek : Isırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Isıran : Teknelerdeki hamuru kazımaya yarayan araç. Fırında ekmek, börek, çörek çevirmeye yarayan bir çeşit kürek. Ateş küreği. Hamur kesmeye yarayan demir araç. Tekne kazımak ve hamur kesmek için kullanılan demir araç. Diğer kullanımları: eğesiran, eğsiran, eğsiranı, eksiran, elsıran, elsilen, esiran, esiren, esireni, eysitan, ısırgan, ıskaran, ıskıran, iysiran, teysıran.

Isıran bitler : Mallophaga takımında bulunan herhangi bir tür.

Isıranı : Ateş küreği. Hamur kesmeye yarayan demir araç. [Bakınız: ısıran].

Isırga : Küpe.

Isırgan hayvancıkları : Knidliler.

 

Isırgan otu : Yapısında müsilaj, tanen ve bazı alkaloidlerle madensel tuzlar içeren ve halk arasında karaciğer, safra kesesi, dalak, solunumla sindirim sistemi hastalıklarını tedavi etmek amacıyla kullanılan bir bitki, dızlağan.

Isırgan otugiller : Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişte, gövde ve yapraklarında yakıcı tüyler taşıyan, çiçekleri tek ya da iki eşeyli olan, ovaryum üst durumlu, aken ya da eriksi tipi meyveleri olan, ülkemizde iki cins ve dokuz türle temsil edilen, bir ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı nadiren ağaç formundaki bitkiler.

Isırgangiller : İki çeneklilerden, örneği ısırgan otu olan, yapışkan otu, rami ve benzerleri birtakım türleri içine alan bitki familyası.

Isırganlı : Adana kenti, Sağkaya. Bartın ilinde, Ulus ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Isırganlık : Tabakhanelerde derilerin kireçlendiği yer.

Isırgı : Ağızda kaşıntı ve kabarcıklar yapan, perhizle giderilen bir çeşit hastalık. Hastalık nedeniyle yapılan perhiz. Hastalığın yaptığı titreme, ürperme, ateş. Isırgan otu. Yılancık hastalığı.

Isırgı tutmak : Perhiz yapmak.

Isırgu : Sivilce, ergenlik. [Bakınız: ısırgı].

Isırıcı bitler : Başları göğüslerinden geniş, kısa duyargalı, kısa ayaklı, kanatları körelmiş olup, memelilerle kanatlıların derisinde, kıl, tiftik, yapağı, tüy, ölmüş deri kırıntıları yiyerek yaşayan böcekler takımı; yapağıyiyenler. Tüy bitleri.

Isırıcı koyun biti : 1,5 mm. boyunda olup, koyun yapağısında yaşayan ve ülkemizde çok rastlanan ısırıcı bit.

Isırın : Saçta pişirilen doğranmış yufka üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan yemek.

Isırıverme : Isırıvermek işi.

Isırıvermek : Ansızın ısırmak.

Isırmuk : Isırılmış, dişlenmiş şey: Bu ekmek kimin ısırmuğu.

Kedi ısırığı apsesi : Kedilerin birbirini ısırmasını takiben oluşan açık yaralarda Pasteurella spp. Bacteroides spp. ve hemolitk streptekok türü bakterilerin üremesiyle oluşan irinli şişlik.

Pire ısırığı aşırı duyarlılığı : Isırık bölgesinde salınan histamin benzeri ajanlar, proteolitik enzimler ve antikoagülanlar nedeniyle oluşan alerjik nitelikli deri yangısıyla belirgin, kedi ve köpeklerde sık rastlanan aşırı duyarlılık reaksiyonu, pire ısırığı dermatitisi.

Pire ısırığı dermatitisi : Pire ısırığı aşırı duyarlılığı.

Sıçan ısırığı ateşi : İnsanlarda, kedilerde ve köpeklerde sıçanların ısırığıyla bulaşan klinik olarak birbirine benzeyen, etiyolojik olarak birbirinden ayrı iki farklı hastalık tablosu. Streptobacillus moniliformis tarafından, ısırılmayı takiben, yaranın iyileşmesinden, yaklaşık bir hafta sonra biçimlenir. Yara bölgesinde şiddetli hiperemi, kusma, ateş, ayak ve parmak eklemlerinde yangı belli başlı bulgulardır. Spirillium minus tarafından oluşturulur. On günlük bir kuluçka süresinden sonra, yara yerindeki yangı ve tekrarlayan bir ateş vardır.

Sivrisinek ısırığı dermatitisi : Atlarda Culicoides cinsine dâhil ısırıcı sineklere karşı gelişen kaşıntılı kıl dökülmesiyle ve eozinofillerden zengin perivasküler infiltrayonla belirgin kronik deri yangısı, yaz egzaması, yaz pamukçuğu, alerjik kurdeşen.

Skrotumda soğuk ısırığı : Aşırı soğukla karşı karşıya kalan özellikle yaşlı boğalarda skrotumun alt kesimlerinin ve derinin nekrozuyla belirgin patolojik değişim. Skrotumun şişkinliğine, tunikaların birbirine yapışmasına ve semen kalitesinde azalmaya neden olur.

Şeker ısırtma : Düğün haftası içinde çarşamba günü duvak altında getirilen şekerin dağıtılması.

Taş ısıran : (Cobitis taenia) Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının dikenliyüzgeçligiller (Acanthopsidae) familyasından bir balık türü Uzunluğu 8-1O cm. Geceleri balçığa gömülür.

Yemlik ısırma : Tavlada sabit olarak tutulan atlarda basmakalıp davranışlarla ve hava yutmayla belirgin kazanılmış huy veya sinir bozukluğu, yel yutanlık. Kesici dişleriyle yemlik ve benzeri katı nesnelerin kavranmasını takiben yukarıya ve aşağıya doğru çekme hareketi sırasında hırıltı sesiyle birlikte hava yutulur. Dişlerde aşınma ve yıpranma bozukluklarıyla birlikte, mide şişkinliği ve kilo kaybı görülür, yel yutanlık.

Isırgan : Isırgangillerden, her tarafı sert tüylerle kaplı, tüyleri kırıldığında karınca asidi denilen çok kaşındırıcı bir madde çıkartan bir ot (Urtica).

Isırgın : İsilik.

Isırıcı : Isırma özelliği olan.

Isırık : Isırılan yerde kalan iz.

Isırılma : Isırılmak işi.

Isırılmak : Dişleri arasında sıkılmak veya koparılmak.

Isırımlık : Bir kezde ısırılacak miktarda olan.

Isırma : Isırmak işi.

Isırmak : Dişleri arasına alıp sıkmak. Kumaş dalamak, kaşındırmak. Rüzgâr sert esmek, keskin bir biçimde etkilemek. Dişleriyle koparmak.

Isırtma : Isırtmak işi.

Isırtmak : Isırmasına sebep olmak.

Soğuk ısırması : Soğuğun etkisiyle parmaklarda, kulak kenarlarında oluşan kırmızı, kaşındırıcı şiş.

Diğer dillerde Isıölçümsel izge çözümleme anlamı nedir?

İngilizce'de Isıölçümsel izge çözümleme ne demek ? : spectrophotometric analysis