Şaşı nedir, Şaşı ne demek

Şaşı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfatzarf olarak kullanılır.

  • Birbirine paralel görme ekseni olmayan (göz veya kimse)
  • Gözlerini çarpıtarak.

Şaşı ile ilgili Cümleler

  • “Yollar ıssızdı, el ayak çekilmişti, sokaklarda yolu şaşırdım.”
  • Şaşırtıcı bir şekilde, Tom'la aynı düşüncedeyim.
  • “Biri bu konuda damarına basınca endazeyi şaşırıyor, kendine hükmedemiyordu.”
  • Ali biraz yönünü şaşırmış.
  • Şaşırmayın.
  • Vahiy herkesi çok şaşırttı.
  • Şaşı bakıyorsunuz.
  • Ali bazen beni şaşırtır.
  • Hala hayatta olmam şaşırtıcı.
  • Değişiklikler şaşırtıcıydı.
  • “Üstelik de şaşı olan bu çocuğu ne diye tutup göndermişlerdi?”
  • Şaşırtıcı bir şey buldum.
  • Şaşı bakmak.
  • Şaşırtıcı bulabileceğin sana söyleyecek ilginç bir şeyim var.
  • “Aramızda bir profesör, bir de doçent vardı, hepimiz çoktan pusulayı şaşırmıştık.”
  • “Beni ilk defa dersler dışında konuşup gülerken görüyor, şaşırıp kalıyorlardı.”
  • Doktor bu sabah beni görmeye geldi. Onun adı Werner ama o bir Rus. Bunda şaşırtıcı hiçbir şey yok. Bir zamanlar Alman olan bir İvanov'u tanımıştım.
  • Şaşırmamamın nedeni bu.
  • Tom'u bunu yaparken görmek bizi çok şaşırttı.
  • “Martı gibi, şiirli duygu dolu bir oyunla karşılaşınca neye uğradığını şaşırır.”
  • “Bu kadar genç bir kızla evlenmek için Şakir amca aklını şaşırdı herhâlde.”
 

Şaşı ile ilgili Atasözü veya Deyim

aklını şaşırmak : yerinde olmayan bir iş yapmak, yersiz düşünmek.

endazeyi şaşırmak : ne yapacağına karar verememek, eli ayağı dolaşmak.

hangi peygambere kulluk edeceğini şaşırmak : kimin sözünü yerine getireceğini bilemeyerek şaşkınlık içinde kalmak.

karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış : “görgüsüz kişi, görgülü kişinin yaptığını yapmaya kalkışırsa beceremez, kendisinin doğal davranışını da yitirir, gülünç duruma düşer” anlamında kullanılan bir söz.

körle yatan şaşı kalkar : “değersiz, kötü kimselerle ilişki kuranlar kötü huylar edinirler” anlamında kullanılan bir söz.

körler memleketinde şaşılar padişah olur : “hepsi bilgisiz olan bir çevrede azıcık bilgisi bulunan başa geçer” anlamında kullanılan bir söz.

neye uğradığını bilememek (veya anlamamak veya şaşırmak) : ansızın üzücü, sıkıcı, neşeli, güzel veya hoş bir durumla karşılaşmak.

pusulayı şaşırmak : güç bir duruma düşerek ne yapacağını bilememek doğru tutum ve davranıştan ayrılmak.

şaşı çakır demektense kör de de kurtul : “dolaylı, dolambaçlı yollara başvuracağına gerçeği olduğu gibi söyle” anlamında kullanılan bir söz.

şaşırıp kalmak : çok şaşırmak, büyük bir şaşkınlığa düşmek.

yolu (veya yolunu) şaşırmak : yanlış yola sapmak.

zengin arabasını dağdan aşırır, fakir düz ovada yolunu şaşırır : “zengin, para gücüyle güçlükleri yenerken yoksul, parasızlık yüzünden en kolay işi bile başaramaz” anlamında kullanılan bir söz.

 

Şaşı tanımı, anlamı

Eli ayağı şaşırmak : Telâşa düşmek, ne yapacağını bilmemek

Feleğini şaşırmak : Ummadığı bir durumda kalmak, şaşkınlık içine düşmek.

Şaşı bakmak : Eğri, ters, yan bakmak.

Şaşıbeş : Şaşı.

Şaşık : Aptal, sersem.

Şaşılak : Az şaşı, şehla.

Şaşırabilme : Şaşırabilmek işi.

Şaşırabilmek : Şaşırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Şaşırak : Az şaşı, şehla.

Şaşırdık : Aptal, sersem.

Şaşırıverme : Şaşırıvermek işi.

Şaşırıvermek : Beklenmeyen bir durum karşısında şaşırmak.

Şaşırtabilme : Şaşırtabilmek işi.

Şaşırtabilmek : Şaşırtma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Şaşırtı : Beklenmeyen ve insanı şaşırtarak sevindiren veya üzen olay, beklenmedik durum, sürpriz.

Şaşıt : Söz taşıyan, çaşıt.

Şaşılaşma : Şaşılaşmak işi.

Şaşılaşmak : Şaşı duruma gelmek, şaşı olmak.

Şaşılık : Şaşı olma durumu. Göz kaslarının kasılması sırasında eş güdüm bozukluğu dolayısıyla gözlerin aynı noktaya odaklanmaması, görüntünün ağ tabaka üzerine uygun noktaya düşmemesi durumu.

Şaşılma : Şaşılmak işi.

Şaşılmak : Şaşkınlığa uğranılmak.

Şaşırış : Şaşırma işi.

Şaşırma : Şaşırmak işi.

Şaşırmak : Ne yapmak gerektiğini bilememek, nasıl davranacağını kestirememek, içinden çıkamamak. Herhangi bir durum karşısında şaşkınlık duymak, hayret etmek. Doğru, gerçek ve gerekli olanı ayırt edemeyecek duruma gelmek.

Şaşırtma : Şaşırtmak işi.

Şaşırtmaca : Şaşırtmak için yapılmış olan oyun.

Şaşırtmak : Şaşırmasına sebep olmak. Yanıltmak. Şaşkınlaşmak, şaşmak. Daha iyi yetişmelerini sağlamak için ağaç fidanlarının veya çiçek fidelerinin yerlerini değiştirmek.

Diğer dillerde Şartlı vurgu anlamı nedir?

Fransızca'da Şartlı vurgu nedir ? : accent conditionné