Crosseyed türkçesi Crosseyed nedir

Crosseyed ingilizcede ne demek, Crosseyed nerede nasıl kullanılır?

Crosse : Hokey benzeri bir top oyununda kullanılan sopa.

Crossed : Çapraz işareti ile çizili. Çapraz. Çarpılı. Çaprazlanmış. Birbiri üstüne yerleştirilmiş. Çizgili. X ile işaret edilmiş. İki paralel çizgi ile işaretlenmiş.

Crossed akinesia : Çapraz akinezi.

Crossed check : Ödeyecek bankanın adını çeke yazma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Üzerine paralel iki çizgi çekilmiş olan, çizgiler arasında bir banka adı yazılmışsa yalnız bu bankaca, yazılmamışsa herhangi bir banka tarafından ödenen çek. Birbirine koşut iki çizgi çizilmiş ve çizgiler arasında ödeyecek yer belirtilmiş çek. (çek üzerindeki çizgiler arasına bir banker adı yazılmış ise özel, sadece banker deyimi konulmuş ise genel çizgili çek olur). Çizgili çek.

Crossed cheque : Üzerinde karalamalar olan banka çeki. Yalnızca bankalarda bozdurulabilen çek. Üzerinde çapraz işareti olan çek. Çizgili çek.

Crossest : Çapraz. Dargın. Düzenbaz. Kesişmek. Hilekar. Kızgın. Kesiştirmek. Haç. Geçişmek. Çarpı.

Be crossed : Hayal kırıklığına uğramak.

Criss crossed : Tekrara tekrar kesişmek. Birkaç defa kesişmek. Çapraz geçiş. İleri geri hareket etmek. Kesişen çizgiler ile işaretlemek.

 

Crosses at : Kesişme yeri.

Crosser : Geçen kimse. Karşıya geçen kimse.

İngilizce Crosseyed Türkçe anlamı, Crosseyed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crosseyed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Intersecting : İkiye ayıran. Belli bir noktada birleşen. Ötesine geçen. Yakınsayan. Aşan veya içinden geçen. Kesişme. Kesişen.

Decussate : Çaprazlama. Çaprazvari. Her nodyumda karşılıklı olarak bir çift yaprak bulunması halinde ve alt alta gelen çiftlerin çapraz yapacak şekilde olması ile oluşan durum. Çaprazlamak. X şeklinde geçmek. X şeklinde. Çaprazvari geçmek. Dekussat. Çapraz.

Outbred : Karşı döllenmiş. Yakın akraba olmayan farklı ebeveynden doğan soy veya dölüt. Dış veya farklı soydan üremiş.

Underbred : Kırma. Kaba. Cins olmayan. Görgüsüz. Seviyesiz. Terbiyesiz. Hödük.

Squinting : Şaşılık. Gözlerini kısarak bakma.

Hybrid : Karma. Azma. Melezleme ya da melez çaprazlaması sonucu meydana gelen canlı; heterozigot döl. hibrit. iki ya da daha fazla farklı kökenden oluşan herhangi bir makromolekül. Kırık. Melez. Melez hayvan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Karışık. Herhangi bir karakter yönünden farklı iki arı dölün çaprazlanması sonucu oluşan heterozigot döl, azma, hibrit, kırma, metis. İki tür arasında yapılan birleştirmeler sonucu elde edilen yavru. tavuk yetiştiriciliğinde soy ve hatlar arası birleştirmelerle elde edilen ticari melez yavru.

Ancestry : Bireyin kan ve dünürlük ilişkileri ile bağlı bulunduğu ve zaman olarak kendinden önce yaşamış olan aile ve yakınlık kümesi üyeleri. bir toplumsal küme ya da toplumun geçmiş kuşakları. Sülale. Atalık. Ecdat. Soy. Nesep. Ata. Atalar.

 

Squint eyed : Yan bakan. Şaşı gözlü. Tepegöz. Kötü kötü bakan.

Derivation : Asıl. Köken. Fizik, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Türetme. Bir işlevin türevimi alma. birtakım varsayımlardan yola çıkarak doğabilimsel bir yazım geliştirme. Kaynak. Saptırma. Türeme. Türevini alma. Ad veya fiil kök ve gövdelerine yapım ekleri getirmek suretiyle eklendiği kökle ilgili yeni anlamlar kazanmış kelime yapma işi: oyun+a-mak, verim+li+lik, yara-r+lı, kum+luk, bin-ici + lik, ben + im + se-mek, bir-le-ş-tir + mek, oku-t-tur-, yan-kı vb.

Skew eyed : Şehla gözlü. Şaşı gözlü.

Crosseyed synonyms : intersectant, bigeneric, intercrossed, cross town, half blooded, crosstown, boss eyed, cock eyed, walleyed, squint, cockeyed, filiation, squinted, cross eyed, half breed, squints, half bred, lineage.

Crosseyed zıt anlamlı kelimeler, Crosseyed kelime anlamı

Uncrossed : Çizgisiz (çek). Çizgisiz. Açık. Çapraz olmayan. Çarpısız.

Purebred : Saf ırk. Safkan. Soylu. Cins. Safkan hayvan. Arıkan. Aynı genetik ırk veya gruba ait erkek ve dişi hayvanların birleştirilmesiyle elde edilen hayvan.

Inbred : İnbred. Öğrenilmiş. Sürekli olarak yakın bireyler veya genetik olarak birbirine benzeyen bireylerin melezlenmesiyle elde edilen. Doğuştan. Doğal. Yaradılıştan. Akraba evliliği sonucu doğmuş. Yakın akraba evliliğinden doğmuş. Uzun zaman boyunca edinilegelmiş.

Crosseyed ingilizce tanımı, definition of Crosseyed

Crosseyed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Squinting. Squint-eyed. Affected with strabismus.