A little of türkçesi A little of nedir

  • -in birazını.

A little of ile ilgili cümleler

English: May I eat a little of it?
Turkish: Bunun birazını yiyebilir miyim?

English: There's still a little of it left.
Turkish: Hâlâ birazı kaldı.

English: Have a little of this cake.
Turkish: Pastadan bir parça al.

English: Could you knock a little off the price?
Turkish: Biraz indirim yapabilir misiniz?

A little of ingilizcede ne demek, A little of nerede nasıl kullanılır?

A : İngiliz alfabesinin birinci harfi. Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. Pek iyi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Argonun simgesi. Atom ağırlığı. (herhangi) bir. La (müzik terimi). Herhangi bir.

Little : Be.az miktarda. Ufak şey. Değersiz. Küçük. Az miktarda. Cici. Az miktar. Az. Ufak. Azıcık.

Of : -nin. In. -li. Den. -nın. Nin. -den. Karşı. -in. -den övünerek bahsetmek.

A little : Bir parça. Çat pat. Bir miktar. Az. Biraz. Bir dirhem. Az buçuk. Azıcık.

A little bird told me : Bana kuşlar söyledi. Birileri bana söyledi ama ben onların isimlerini ifşa etmek istemiyorum (küçük bir kuş bana fısıldadı). Küçük bir kuş bana söyledi. Kuşlar söyledi. Küçük bir kuş söyledi.

A little too much : Biraz çok. Hafifçe abartılı.

After a little while : Kısa bir süre sonra.

A little later : Biraz sonra. Birazdan. Az sonra.

A little more : Biraz daha.

A little over my head : Benim için biraz fazla büyük. Benim için biraz fazla (bir meseleye, fikre, vb. ait).