Aeromancy türkçesi Aeromancy nedir

  • Geleceği öğrenmek için hava koşullarıyla su üzerinde oluşan dalgacıklara bakma işi. bk. bakı.
  • Hava bakısı.

Aeromancy ingilizcede ne demek, Aeromancy nerede nasıl kullanılır?

Aeromarine : Deniz üzerindeki bir uçağın navigasyonuna ait.

Aeromechanic : Uçak teknisyeni. Uçak makinisti. Havacılık uzmanı olan makinist. Hava hareketleri bilimi.

Aeromechanics : Aeromekanik. Hareket halinde veya dengede olan hava veya diğer gazları inceleyen bilim. Gazlar mekaniği. Hava ve gaz hareketlerini inceleme bilimi.

Aeromedical : Hava hekimliği ile ilgili (uçuşun neden olduğu hastalıklar ve rahatsızlıklarla ilgili olan tıp dalı). Hava tababetine ait.

Aeromedicine : Uçuşun neden olduğu hastalıklar ve rahatsızlıklarla ilgili olan tıp dalı. Hava hekimliği.

Aerometric map : Hava fotoğrafı haritası. Bir kentin ya da kasabanın hava fotoğraflarından oluşan haritası.

Aeromonas : Gram negatif, isteğe bağlı anaerobik ve fermentatif, oksidaz ve katalaz pozitif, çubuk veya kokobasil biçiminde bakteri cinsi. Aeromonas.

Aeromodelling : Uçak maketleri yapma hobisi. Uçak tasarımı. Uçak modelleri tasarlama ve yapma.

Motile aeromonad diseases : Aeromonas hydrophila, aeromonas sobria ve aeromonas caviae’nın neden olduğu balıklarda hemorajik septisemi, vücutta yaralar, ülserler ve kanamalarla karakterize bulaşıcı bakteriyel bir enfeksiyon. Hareketli aeromonas enfeksiyonları.

 

Aerometer : Gaz yoğunlukölçeri. Bir çeşit dansimetre (sıvı yoğunluğu ölçer). Hava ölçüm cihazı. Gazölçer. Aerometre. Tenekölçer. Desimetre. Havaölçer. Yoğunluk ölçer. Yoğunlukölçer.

İngilizce Aeromancy Türkçe anlamı, Aeromancy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aeromancy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Divination : Fal. Keşif. Kehanet. Sezme. Uzak bir yerde ya da gelecekte oluşacak olayları önceden saptayarak gerekli önlemleri almak amacıyla, yetenekli ya da yeteneksiz kişi ve toplulukların büyüsel, dinsel, simgesel eylemlerden yararlanarak yaptıkları, kökenleri tarihin temeline dayanan sözde haber verme işi. bk. hava bakısı, horoz bakısı, un bakısı, tuz bakısı, dölüt örtüsü bakısı. Tahmin. Geleceği görme veya tahmin etme. Bakı.

Soothsaying : Dürüst. Gaipten haber verme. Kehanet. Kehanette bulunma. Kahinlik.

Foretelling : Gaipten haber vermek. Kehanette bulunmak. Önceden haber vermek. Önceden bildirmek. Geleceğini haber vermek. Gaipten haber verme. Kestirimde bulunmak. Önceden bilmek.

Fortune telling : Falcılık. Bakıcılık.