Affirmatives türkçesi Affirmatives nedir

Affirmatives ingilizcede ne demek, Affirmatives nerede nasıl kullanılır?

Affirmative action : İstihdam etmede kadınlar ve azınlıkların arttırılmış temsilini teşvik etme (ya da üniversiteler, vs.). Onaylayıcı eylem. Pozitif ayrımcılık. Olumlu ayrımcılık. Olumlayıcı eylem. Olumlu eylem.

Affirmative sentence : Olumlu cümle. Olumlu tümce.

A decided affirmative : Kuvvetli ve olumlu karar.

Answer in the affirmative : Olumlu cevap vermek.

Answer the affirmative : Olumlu cevap vermek.

Self affirmation : Öz-olumlama.

In the affirmative : Olumlu olarak. Onaylayarak.

Affirmatively : Doğrulayarak. Onaylayarak. Olumlu olarak.

Reaffirmation : Tekrar iddia etme. Yeniden doğrulama.

Affirmativ sentece : Yüklemi olumlu yargı bildiren cümle: ikisi de manalı manalı gülümsedi. kumral şişmancası, azarlanmış bir çocuk küskünlüğü ile köpüklü denize baktı (ö. seyfettin, harem: bir temiz havlu uğruna, s. 221). zaman geçer ve insan harcadığı zamanda yalnız kalır (t. buğra, ibişin rüyası, s. 3). tereddüdünün sıkıntısı ve merakı birdenbire o kadar arttı ki, içinden geçen bir cesaret hamlesiyle gayri ihtiyari bir basamak daha çıktı ve elini uzattı (p. safa, matmazel noraliya'nın koltuğu, s. 26). bu tahsin efendi, ne garip bir adamdı. gülüyor, kızıp köpürüyor, alay ediyor, rakıdan şişmiş kocaman yüzü şekilden şekile giriyordu (r. n. güntekin, acımak, s. 58). bir akşamüstü asmalardan birinin gölgesinde oturuyordum (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 12). büyükanne bir sevinç sarhoşluğu içinde eğildi, paşasının elini öptü (h. n. zorlutuna, büyükanne, s. 119) vb. Olumlu cümle.

 

İngilizce Affirmatives Türkçe anlamı, Affirmatives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Affirmatives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A hundred percent : Bütün. Hepsi. Şüphesiz (yüzde yüz). Tam. Yüzde yüz.

Confirmation : Onay. Tasdik. Doğrulama. Pekiştirici. Sağlama bağlama. Kiliseye kabul ayini. Gerçekleme. Kiliseye kabul töreni. Kesinleştirme.

Yeas : Gerçekten. Evet oyu. Bir de. Evet.

As large as life : Gerçek. Hakiki. Sapasağlam. Bizzat. Gerçek boyutta. Doğal büyüklükte. Ta kendisi (bir de ne göreyim veya tam karşımda veya gelmiş). Orijinal ölçüde.

Approbatory : Onaylayıcı. Onay gören. Övgü dolu. Metheden. Övgü ifade eden. Uygun. Öven.

Corroborative : Onaylayan. Tasdik eden. Teyit edici.

Corroboratory : Tasdiksel. Onaylayan.

Clean cut : Pürüzsüz. Hoş. Biçimli. Belirgin. İç açıcı. Pürüzsüz kesik. Düzgün kesilmiş. Düzgün. Açık.

Affirmatives synonyms : plausive, favouring, avouchers, favoring, positive, clear cut, assertive, confirmative, corroborating, surer, favorable answer, constructive, certain, sure, positives, accurate, absolute, sanctioner, favorable, avoucher, sanctioners, confirmatory, declensions, validator, approbative, axiomatical, content, affirmative, assertory, favorable reply, validatory, in support of, yes.

 

Affirmatives zıt anlamlı kelimeler, Affirmatives kelime anlamı

Unfavorable : Tercih edilmeyen. Karşı. Bir ölçek sınarının dile getirdiği yargıya katılmayan ya da olumsuz yanıt veren kişi, ona ters düşen tutum ya da görüş. Ters. Aksi. Açık veren (hesap). Aleyhte. Olumsuz. Kötü. Elverişsiz.

Neutral : Arı durumda ya da çözeltisinde asit ya da baz özelliği göstermeyen ve ph değeri 7 olan (özdek). üzerindeki artı ya da eksi elektrik yükleri denkleşmiş olan (özdek). Nötr. Boşta. Yansız. Belirli bir niteliği olmayan. Elektrik yükü olmayan. kimyada ne asit ne de alkali tepkisi göstermeyen. Yayma özellikleri gelen ışığın dalga boyuna bağlı olmayan yayıcı. Seçmez yayıcı. Tarafsız. Üçlü, dörtlü elektrik kablolarındaki toprak teli.

Negative : Çürütmek. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Olumsuz cevap vermek. Ters. Eksi. Geri çevirmek. Menetmek. Zıt. Reddetmek. Kabul etmemek.