Favouring türkçesi Favouring nedir

  • Olumlu.
  • Doğrulayan.
  • Doğrulayıcı.

Favouring ingilizcede ne demek, Favouring nerede nasıl kullanılır?

Favourite : Kazanacağına inanılan yarışçı. Favori. En çok beğenilen. En çok sevilen. Gözde. Ençok sevilen. Kazanacağı umulan kişi ya da at. Kayırılan kimse. İkbal. Sevgili.

Favourites : Sık kullanılanlar.

Favouritism : İltimasçılık. Kayırıcılık. Adam kayırma. Adam kayırmacılık. Kayırmacılık. İltimas. Taraf tutma.

Favour tariff : İkramlı tarife.

Favour with : Vermek.

Return a favour : Yapılan iyiliğin karşılığını vermek.

Find favour : Rağbet görmek.

Curry favour with : Yaltaklanmak. Yaranmak.

Do the favour : Lütfetmek.

Favourable : Avantajlı. İyi. Olumlu. Elverişli. Lütufkar. İyi niyetli. Taraftar. Hayırlı. Uygun. Ahım şahım.

İngilizce Favouring Türkçe anlamı, Favouring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Favouring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Approbative : Uygun gören. Uygun. Onay gören. Onaylayıcı. Oyan gören.

Esurient : Açgözlü. Tamahkar. Obur. Aç.

Constructive : Hukuken varsayılan. İnşaat. Dolaylı. Müspet. Yardımcı. Konstrüktif. Yapısal. Geliştirici. İnşaatla ilgili.

Sanctioner : Onaylayan. Onay vermeye yetkili olan kimse. Onaylayan kimse. Yaptırımcı. Bir yasayı uygulamak adına ceza ve ödülleri uygulayan kimse. Yetkili. Onaylayıcı. Ciro eden kimse. Cirocu.

 

Sure : Sabit. Emin. Kesin. Sağlam. Soruşturmak. Muhakkak. Güvenilir. Mutlak. Kesinlikle. Mutlaka.

Surer : Soruşturmak. Müspet. Sıkı. Emin. Şüphesiz. Sağlam. Mutlaka. Elbette. Kati. Muhakkak.

Validator : Yetki sağlayan kimse. Geçerli kılıcı. Dokümanlar üzerine acente adı ve diğer ayrıntıları basan makine. Geçerli kılan. Geçerli kılan kimse. Onaylayıcı. Onaylayan. Bilet ve belge basan makine (ulaşım sektörü).

Content : İçerik. Memnun kılmak. Kapsam. Esas. Öz. Mutlu. Toplumsal olguların kurucu öğelerinin toplamı; bu olgulardaki gelişmelerle biçim değişikliklerinin belirleyici etkeni. Hoşnut etmek. Türetme veya birleştirme yolu ile kurulan bir kelimede, o kelimeyi oluşturan kök, ek gibi ögelerden her birinin yeni kelimeye getirdikleri anlam katkısı: ince/ince+lik, somur-/somur-t-/somur-t-kan; anla-/anla-t-/anla-t-ıl-a+bilmek; ayak+kabı, deve+dikeni hanım+eli vb. yukarıdaki kelimeleri oluşturan ögelerden her biri birer anlam yükü taşımaktadır.

Favoring : Dikkat göstermek. Benzemek. Kabul etmek. Yardımda bulunmak. Şereflendirmek. Kayırmak. Desteklemek.

Favouring synonyms : avoucher, attestator, attestors, predicative, peremptory, greedy, positives, avid, desirous, sanctioners, popular, affirmatory, avouchers, validatory, assertory, favorite, corroborative, affirmative, attestative, confirmation, in support of, authenticators, corroborating, affirmatives, confirmatory, favorable, favourable, substantiating, attestant, attestor, assertive, positive, confirmative.

Favouring zıt anlamlı kelimeler, Favouring kelime anlamı

Unpopular : Tutulmayan. Sevilmeyen. Popüler olmayan. Rağbet görmeyen.

Undesirous : İsteksiz. İstemeyen.