Favour with türkçesi Favour with nedir

Favour with ingilizcede ne demek, Favour with nerede nasıl kullanılır?

Favour : Rahatlatmak. İyilik etmek. Lütuf. İyilik. Onaylama. Gözetmek. Yüreklendirmek. Yardım. Vermek.

With : İle ilgili. Sayesinde. Nedeniyle. Li. -la. Beraber. -e karşın. Beraberinde. Yanına. İle.

Curry favour with : Yaltaklanmak. Yaranmak.

Favour tariff : İkramlı tarife.

Favourable : Uygun. Hayırlı. İyi. Olumlu. Taraftar. Ahım şahım. İyi niyetli. Lütufkar. Avantajlı. Elverişli.

Favourable reply : Olumlu cevap. Müspet cevap.

İngilizce Favour with Türkçe anlamı, Favour with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Favour with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ascribe : İsnat etmek. Yormak. -e yormak. Atfetmek. Ayırmak. Yakıştırmak. Hamletmek. Yüklemek. Üstüne atmak.

Assigns : Belirlemek. Göreve seçmek. Devretmek. Atamak. Tahsis etmek. Feragat edilen. Saptamak. Bağlamak. Devredilen.

Administers : Sağlamak. İdare etmek. Müdürlük etmek. Uygulamak. Ettirmek. Vermek (ilaç veya ceza vb). Tatbik etmek. Tedvir etmek. Yönetmek. Hizmet etmek.

Ascribes : Yormak. İsnat etmek. -e yormak. Yakıştırmak. Üstüne atmak. Hamletmek. Yüklemek. Ayırmak. Atfetmek.

Allow : Sağlamak. Göz önüne almak. İtiraf etmek. Bırakmak. İmkan vermek. Müsaade etmek. Koyvermek. Kabul etmek. Hoş görmek. Düşünmek.

 

Administer : İcra etmek. Tedvir etmek. Tatbik etmek. Verdirmek. Hizmet etmek. Sağlamak. İdare etmek. Müdürlük etmek. Yönetmek. Vermek (ilaç, ceza vb).

Affords : Zamanı olmak. Karşılamak (parasal olarak). Satın almaya gücü yetmek. Maddi gücü yetmek. Çıkışmak. Göze almak. Parası yetmek. Gücü yetmek. Zaman ayırabilmek.

Assign : Görev vermek. Devretmek. Tahsis etmek. Hamletmek. Pay olarak vermek. Göreve seçmek. Bir işe koymak. Bağlamak. Ayırmak. Belirlemek.

Afforded : Göze almak. Zamanı olmak. Zaman ayırabilmek. Çıkışmak. Bulabilmek. Gücü yetmek. Satın almaya gücü yetmek. Karşılamak (parasal olarak). Parası yetmek.

Allowing : Koyvermek. Fikrinde olmak. İmkan vermek. İtiraf etmek. Kabul etmek. İndirim yapmak. Düşünmek. Göz önüne almak. İzin verilen.

Favour with synonyms : attribute, affording, allows, accorded, accord, accords.