Favourable türkçesi Favourable nedir

Favourable ile ilgili cümleler

English: Everyone who works has the right to just and favourable remuneration ensuring for himself and his family an existence worthy of human dignity, and supplemented, if necessary, by other means of social protection.
Turkish: Çalışan her kimsenin kendisine ve ailesine insanlık haysiyetine uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma vasıtalarıyla da tamamlanan adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır.

English: The condition looks favourable.
Turkish: Durum olumlu görünüyor.

English: Everyone has the right to work, to free choice of employment, to just and favourable conditions of work and to protection against unemployment.
Turkish: Her şahsın çalışmaya, işini serbestçe seçmeye, adil ve elverişli çalışma şartlarına ve işsizlikten korunmaya hakkı vardır.

English: The film received favourable criticism.
Turkish: Film olumlu eleştiriler aldı.

Favourable ingilizcede ne demek, Favourable nerede nasıl kullanılır?

Favourable reply : Olumlu cevap. Müspet cevap.

Unfavourable : Uygunsuz. Makus. Olumsuz. Aksi. Açık veren (hesap). Uygun olmayan. Ters. Sakıncalı. Kötü. Zararlı.

 

Favourably : Hoşnutlulukla. Tercihen. Uygun olarak. Daha iyisi.

Unfavourably : Zararlı bir şekilde. Hoş olmayacak şekilde. Kompliman türünden olmayan. Ters bir şekilde cevap vererek. Elverişsiz bir şekilde. Kalitesizce. Olumsuz şekilde.

Favour tariff : İkramlı tarife.

Do the favour : Lütfetmek.

Favour : Beğenilme. Destek. Taraftarlık. Yüreklendirmek. Onaylamak. Benzemek. Koruma. Vermek. Sevilme. İyilik.

Return a favour : Yapılan iyiliğin karşılığını vermek.

Favoured : Tercih edilen. Ayrıcalıklı. Avantajlı. Yeğlenen. Lezzetli. Tat verilmiş. Baharlı. Kayırılan. Özellikli. İltimaslı.

Curry favour with : Yaranmak. Yaltaklanmak.

İngilizce Favourable Türkçe anlamı, Favourable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Favourable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Comfortable : Sakin. Teselli edici. Rahatlatıcı. Huzurlu. Rahat. Konforlu.

Auspicious : Uğurlu. Kutlu. Talihli. Tekin. Şanslı.

Profitable : Kazançlı. Rantabl. Randımanlı. Yararlı. Karlı.

Complaisant : Yardımsever. Nazik. Yardım etmeye hazır. Müsamahakar. Yardıma hazır. Müşfik. Hoşgörülü.

Good : Dolu dolu. Sağlığa yararlı. Çok. Yarar. İyilik. Hayır. Sağlamlaştırmak. Sağlam. Uslu.

Gainly : Memnun edici. Çekici. Kazançlı bir şekilde. Artarak. Hoş. Yakışıklı. Zarif.

Favorable : Hoşa giden. Müsait. Yandaş.

Expediential : Yarar veya amaca erişmek için çareye başvurarak. Kazançlı. Uğraşmaya değer. Yararlı. Yapmaya değer. Zahmete değer. Karlı.

The beautiful : Gül gibi. Tatlı. Ahu gibi. Zarif. Biçimli. Güzeller. Gökçe. Güzel. Dilber.

Advocated : Müdafaa etmek. Yandaş. Korumak. Savunmak. Desteklemek. Avukat. Savunucu. Müdafi.

 

Favourable synonyms : friendlies, bon, buckra, constructive, feasible, available, discipless, opportune, beneficient, braw, favoring, kindliest, bonnier, bully for you, has the upper hand, approbative, assertive, fructuous, helpful, exponent, adequate, rewarding, friendliest, admissible, affirmatives, advisable, alright, cohort, content, favoured, amenable, backers, spleenless.

Favourable zıt anlamlı kelimeler, Favourable kelime anlamı

Unpropitious : Uygunsuz. Elverişsiz.

Inconvenient : Münasebetsiz. Uygun olmayan. Külfetli. Sıkıntı veren. Elverişsiz. Sakıncalı. Rahatsız. Sıkıcı. Rahatsız edici. Zahmetli.