Bu sayfada Allow ne demek nedir allow hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi allow resimleri yazıları türkçesi ne demek allow ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller allow hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Allow nedir English: Ali didn't allow me to pay for dinner. Turkish: Ali akşam yemeği için ödememe izin vermedi. English: Ali always stays at school as late as the teachers allow him to. Turkish: Ali her zaman öğretmenler ke...
Allow bail nedir : Ayırmak. İzin vermek. İndirim yapmak. Vermek. Hesaba katmak. Müsaade etmek. Göz önüne almak. Kabul etmek. Fikrinde olmak. Hoş görmek. Bail : Kefaletle serbest bırakmak. Kefalet vergini. Çember. Tekneye giren suyu kova il...
Allow deletes nedir : Hesaba katmak. Ayırmak. İndirim yapmak. Fikrinde olmak. İmkan vermek. Koyvermek. Saymak. Vermek. Hoş görmek. Göz önüne almak. Deletes : Çıkarmak. Kazımak. Silmek. [#Allow accented uppercase : Vurgulu büyük harfleri kulla...
Allow edits nedir : Sağlamak. Hesaba katmak. Göz önüne almak. İtiraf etmek. İndirim yapmak. Fikrinde olmak. Ayırmak. Saymak. Kabul etmek. Müsaade etmek. Edits : Yerli yerine koymak. Kısaltmak. Baskıya sokmak. Yönetmek. Yazımlamak (data). Ya...
Allow filters nedir : Fikrinde olmak. Hoş görmek. Düşünmek. Koyvermek. İndirim yapmak. İtiraf etmek. İzin vermek. Kabul etmek. Vermek. Hesaba katmak. Filters : Süzmek. Süzülmek. Süzgeçler. Süzerek ayırmak. Filtre etmek. [#Allow accented upper...
Allow for tare nedir : Hesaba katmak. Düşünmek. İzin vermek. Kabul etmek. Sağlamak. Bırakmak. Fikrinde olmak. Ayırmak. İmkan vermek. Göz önüne almak. For : Karşılığında. -dir. Namına. -e elverişli. Yüzünden. Süresince. -dır. Yerine. Bir takımy...
Allow multi user editing nedir : Bırakmak. Müsaade etmek. Hesaba katmak. Sağlamak. Vermek. Göz önüne almak. İtiraf etmek. İmkan vermek. İzin vermek. Fikrinde olmak. Multi : Çok. Çoklu. Birden çok. [#User : Tüketici. Kullanıcı. Kullanma hakkı. Bilgisayar...
Allow row to break across pages nedir : İtiraf etmek. Ayırmak. Sağlamak. Düşünmek. Fikrinde olmak. Müsaade etmek. Vermek. Kabul etmek. Bırakmak. İmkan vermek. Row : Kürekle donatmak. Sözlü olarak kavga etmek. Sandal gezisi. Patırtı. Kavgaya karışmak. Şamata. B...
Allow to nedir English: Jale refused to allow Tom to see his daughter. Turkish: Jale Tom'un kızını görmesine izin vermeyi reddetti. English: Let's not allow Tom to do that. Turkish: Tom'un onu yapmasına izin vermeyelim. English...
Allow accented uppercase nedir : Kabul etmek. Düşünmek. Hesaba katmak. İmkan vermek. Sağlamak. Hoş görmek. Ayırmak. Bırakmak. İndirim yapmak. Vermek. Accented : Üzerinde durulan. Vurgulu. Vurgulu okunan. Aksan verilen. Aksan verilmiş. [#Uppercase : Büyü...
Allow additions nedir : Koyvermek. Müsaade etmek. Saymak. Hoş görmek. Kabul etmek. İndirim yapmak. Vermek. Hesaba katmak. İmkan vermek. Düşünmek. Additions : Ekleme. Katıntılar. Artış. Katılan şey. İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde ...
Allow cell drag and drop nedir : Sağlamak. İndirim yapmak. Göz önüne almak. Saymak. Vermek. İtiraf etmek. Kabul etmek. Müsaade etmek. Bırakmak. İmkan vermek. Cell : Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kulla...
Allow editing nedir : Koyvermek. Fikrinde olmak. Göz önüne almak. Vermek. Bırakmak. Müsaade etmek. Sağlamak. İtiraf etmek. Hesaba katmak. Saymak. Editing : Düzeltme. Bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yayıma hazırlama. Bir fi...
Allow fast saves nedir : Saymak. Vermek. Hoş görmek. İmkan vermek. İndirim yapmak. Ayırmak. Müsaade etmek. İtiraf etmek. Fikrinde olmak. İzin vermek. Fast : Oruç tutmak. Sıkı. Hızlı. Perhiz yapmak. Dayanmak. Hızlı geriye sarma. Sabit (renk). Ren...
Allow for nedir English: We must allow for some delays. Turkish: Bazı gecikmeler için izin vermeliyiz. English: The pond is too shallow for swimming. Turkish: Havuz yüzülemiyecek kadar çok sığ. English: You have to allow for the...
Allow me nedir English: Ali didn't allow me to pay for dinner. Turkish: Ali akşam yemeği için ödememe izin vermedi. English: Circumstances do not allow me to say any more. Turkish: Daha fazla söylememe koşullar izin vermiyor. E...
Allow of nedir : Kabul etmek. İndirim yapmak. İmkan vermek. Koyvermek. Saymak. Bırakmak. Vermek. Müsaade etmek. Hoş görmek. Fikrinde olmak. Of : -in. -den. In. -dan. -den övünerek bahsetmek. Karşı. Yüzünden. -nin. Hakkında. Den. [#Allow ...
Allow time nedir : Müsaade etmek. Hoş görmek. İmkan vermek. Düşünmek. İndirim yapmak. Koyvermek. Bırakmak. Hesaba katmak. Sağlamak. Ayırmak. Time : Kurmak. Müddet. Önel. Vakit. Süre tutmak. Zaman. Temposunu belirlemek. Yerbilim zamanı. Kez...
Allow to breathe nedir : Göz önüne almak. Saymak. Sağlamak. Fikrinde olmak. İtiraf etmek. İndirim yapmak. Müsaade etmek. Hesaba katmak. Koyvermek. Ayırmak. To : Kala. Ye. -e göre. Ya. Göre. İla. -e kadar. İle. Arasında. Oranla. [#Breathe : İfade...