Allow of türkçesi Allow of nedir

  • İmkanı olmak.
  • Olanak sağlamak.
  • Meydan vermek.
  • Olanak tanımak.

Allow of ingilizcede ne demek, Allow of nerede nasıl kullanılır?

Allow : Kabul etmek. İndirim yapmak. İmkan vermek. Koyvermek. Saymak. Bırakmak. Vermek. Müsaade etmek. Hoş görmek. Fikrinde olmak.

Of : -in. -den. In. -dan. -den övünerek bahsetmek. Karşı. Yüzünden. -nin. Hakkında. Den.

Allow accented uppercase : Vurgulu büyük harfleri kullan.

Allow additions : Ekleme izni.

Allow bail : Kefaletle serbest bırakmak. Kefalete izin vermek.

Allow cell drag and drop : Hücre sürükle ve bırak.

İngilizce Allow of Türkçe anlamı, Allow of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Allow of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Facilitating : Kolaylaştıran. Hafifletmek. Kolaylaştırmak. Kolaylaştırıcı. Kolaylaştırma. Rahatlatmak.

Admit of : İmkan vermek. Olanak vermek.

Facilitates : Rahatlatmak. Kolaylaştırmak. Hafifletmek.

Lets : Dirmek. Kiraya verilmek. Kiraya vermek. Vermek. İzin vermek. Dürmek. Bırakmak. Ses çıkarmamak. İhale etmek.

Enable : Olanaklı kılmak. Sağlamak. Etkinlemek. Kuvvet vermek. İzin vermek. Olanak vermek. Kolaylaştırmak. Geçit vermek. Fırsat sunmak.

Call forth : Gün ışığına çıkarmak. Yol açmak. Kullanmak. Çıkarmak. Sarfetmek. Ortaya çıkarmak. Neden olmak.

 

Let : Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Bırakmak. Kiraya verilmek. Dirmek. Müsaade etmek. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Gevşetmek. Kiraya vermek. Ses çıkarmamak.

Admits : İçeri almak. İtiraf etmek. Almak. Kabul etmek.

Admitting of : Olanak tanıyan. Olanak vermek.

The cause : Sebep vermek. Sebebiyet vermek. Sebep. Doğurmak. Tanrı. Yol açmak. Yaratıcı. Neden. Sebep olmak.

Allow of synonyms : facilitate, give place to, admit, enables, allow for, caused, make possible, cause, facilitated, give an opportunity, causes.