Dürmek nedir, Dürmek ne demek
- Bir şeyi kıvırıp silindir biçiminde kendi üzerine sarmak.
- Bir şeyi üst üste katlamak

"Dürmek" ile ilgili cümleler
- "Kâğıdı dürmek. Halıyı dürmek."
Yerel Türkçe anlamı:
Derleyip toplamak.
Katlamak, katlayarak kaldırmak, sarmak, kıvırmak.
Katlamak
Ortadan kaldırmak, saklamak: Kızının suçunu durup koydu bi yana.
Düğümlemek.
Sarmak, katlamak
Dürmek, katlamak
Diğer sözlük anlamları:
Bükmek, katlamak, tomar haline getirmek.
Buruşturmak
Toplamak, devşirmek.
Dürmek kısaca anlamı, tanımı:
Dürme : Dürmek işi. Gözleme. Lahana.
Defterini dürmek : Öldürmek. işine son vermek, işten çıkarmak. başarısını kıskanarak yükselmesine engel olmak.
Silindir : Yol yapımında toprağı sıkıştırarak düzleştirmek için kullanılan genellikle motorlu araç. Metalleri inceltme, kumaşları parlatma, kâğıt üzerine baskı yapma vb. işler için sanayide kullanılan merdane, silindir makinesi. Silindir şapka. Motorlu taşıtların motorunda pistona güçlü bir itiş sağlamak için gaz karışımının yandığı veya patladığı yer. Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane.
Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Biçme işi.
Sarmak : Sarılıp tırmanmak. Saldırmak, hücum etmek. Dolayında yer almak. Yayılıp etkisi altına almak, kaplamak. Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak. Taşıt tırmanmak, yükseğe doğru çıkmak. Çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak, çevrelemek. Örtmek. Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek. Yumak yapmak. Şerit, ip vb. şeyler dolaşmak. Kuşatmak, çevirmek, ihata etmek. Sözle saldırmak, tedirgin etmek. Bir görev veya işin yerine getirilmesini başkasına yüklemek. Hoşuna gitmek, zevkini okşamak. Kucaklamak.
Katlamak : Arttırarak çoğaltmak. Kâğıt, kumaş vb. nesneleri üst üste kat oluşturacak biçimde bükmek.
Bir : Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Tek. Sayıların ilki. Bir kez. Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Beraber. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Sadece. Aynı, benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bu sayı kadar olan.
Üst : Giyecek, giysi. Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, üzeri, fevk, alt karşıtı. Bir şeyin görülen yanı, yüzü. Bir şeyin dış yüzü, yüzey. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Öte, arka. Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan. Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk. Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan.
Üste : "Fazladan vermek, ödemek" anlamındaki üste vermek, "fiyatı artırmak eklemek, katmak" anlamlarındaki üste vurmak deyimlerinde geçen bir söz. "Başarmak, becermek" anlamındaki üstesinden gelmek deyiminde geçen bir söz.
Diğer dillerde Dürmek anlamı nedir?
İngilizce'de Dürmek ne demek? : v. roll up, roll, fold up, let
Fransızca'da Dürmek : plier, mettre en rouleau
Almanca'da Dürmek : v. einrollen, wickeln, zusammenrollen
Rusça'da Dürmek : v. скатывать, свертывать, сворачивать, скручивать, свивать, скатать, скатить, свернуть, свернуть, скрутить, свить

Bu kısımda Dürmek nedir? Dürmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dürmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dürmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.