Üste nedir, Üste ne demek
- "Fazladan vermek, ödemek" anlamındaki üste vermek, "fiyatı artırmak eklemek, katmak" anlamlarındaki üste vurmak deyimlerinde geçen bir söz.
- "Başarmak, becermek" anlamındaki üstesinden gelmek deyiminde geçen bir söz

"Üste" ile ilgili cümle
- "Üste çok şeyler vererek çalışmaya hazırdır." - T. Buğra
- "Evelallah, sen bu işin üstesinden gelirsin." - N. Cumalı
Yerel Türkçe anlamı:
Mal değişiminde malı daha değerli olanın ek olarak aldığı para.
Mal değişiminde, malı daha değerli olanın aldığı para.
Üste kısaca anlamı, tanımı:
Üste çıkmak : Suçlu olduğu hâlde karşısındakini suçlamak. zeytinyağı gibi üste çıkmak.
Üsteğmen : Orduda rütbesi teğmenle yüzbaşı arasında olan subay.
Üsteğmenlik : Üsteğmenin görevi. Üsteğmen olma durumu. Üsteğmenin rütbesi.
Üstel : Üstü olan.
Üsteleme : Üstelemek işi, tekit.
Üstelemek : Bir şeyin üstüne eklenmek, katılmak, inzimam etmek. Bir düşünce veya istek üzerinde durmak, direnmek, ısrar etmek, tekit etmek. Bir isteği, bir buyruğu tekrarlamak, tekit etmek. Hastalık yeniden ortaya çıkmak, depreşmek, nüks etmek.
Üstelenme : Üstelenmek işi.
Üstelenmek : Üsteleme işine konu olmak.
Üstelik : Ayrıca, bir de, bundan başka. Güçlü, kuvvetli, sağlam. Üste verilen şey, fark.
Üstenci : Yüklenici.
Üstencilik : Yüklenicilik, müteahhitlik.
Üstenme : Üstenmek işi, taahhüt.
Üstenmek : Bir iş yapmayı üstüne almak, taahhüt etmek.
Alt alta üst üste : Birbirleriyle itişir kakışır durumda.
Ekmeği ekmekçiye ver bir ekmek de üste ver : "verilecek ücret ne kadar çok olursa olsun, her iş uzmanına yaptırılmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.
İşin üstesinden gelmek : Güç bir işi başarmak, sonuçlandırmak.
Üst üste : Çok kalabalık, sıkışık. Birbirinin üstüne konulmuş bir biçimde. Birbiri arkasından.
Üst üste gelmek : Çakışmak.
Zeytinyağı gibi üste çıkmak : Bir sorunda haksız olduğunu kabul etmemek, ustalıkla kendini haklı çıkarmaya çalışmak.
Vermek : Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Ondan bilmek, atfetmek. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Sahip olmasını sağlamak. Ayırmak, harcamak. Satmak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Yaymak. Bırakmak veya bağışlamak. Ödemek. Tespit etmek. Doğurmak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Kazandırmak, katmak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Dayamak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak.
Ödemek : Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek, tediye etmek. Bir şey karşısında fedakârlık etmek, bir şey elde etmek için özveride bulunmak. Bir işin, bir görevin karşılığını vermek. Bir iş, bir kuruluş harcanan, yatırılan parayı çıkartmak, itfa etmek. Bir alışverişte alınan şeyin karşılığını alacaklıya vermek. Bedelini vererek bir zararı karşılamak, tazmin etmek.
Artırmak : Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek.
Eklemek : Bir şeyi ekle tamamlamak, ulamak, ilave etmek. Bir şeyi ek olarak kullanmak.
Katmak : Birlikte göndermek. Bir şeyin içine, üstüne veya yanına, niteliğini değiştirmek veya niceliğini artırmak için başka bir şey eklemek, karıştırmak. Bir araya getirmek. Döllenmeyi sağlamak için erkek hayvanı dişinin yanına salmak.
Vurmak : Duyulmak, hissedilmek. Çarpma işlemini yapmak. Olumsuz yönde etkilemek. Manevi olarak yaralamak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Takmak, koymak, bağlamak. Tavla oyununda pulu kırmak. Hızla çarpmak. Sürmek. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Desteklemek, dayamak. Silahla yaralamak, öldürmek. Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Kadeh tokuşturmak. Bağlama, ilişkilendirmek. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Amaçladığı şeye rast getirmek. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Sırtına, omzuna yerleştirmek. İçki içmek. Çıkmak. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Uygulamak, basmak, koymak. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla değmek, çarpmak. Dokunmak, hasta etmek. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak.
Deyim : Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir.
Üste atmak : Yüklemek (suç için).
Üste çekmek : Değiştirilecek iki maldan biri, ötekinden daha değerli olmak. Kötülükte, karşılaştırılan iki canlıdan biri, ötekinden baskın çıkmak.
Üste çıkma : Alta düşmüşken karşıt oyunla karşı güreşçinin üstüne çıkma.
Üste çıkmak : suçlu olduğu hâlde karşısındakini suçlamak; zeytinyağı gibi üste çıkmak.
Üste doğru hali : Bazı dillerde "üste doğru" anlamını veren isim hali.
Üste gelmek : Yenmek, altalamak. Değerce üstün olmak: Bu malın üstüne yok!
Üstecelik : Giysi
Üsteçelik : Üstelik
Üstek : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Yüksek, yüce.
Üsteker : Yapıcı, usta: İnşallah evine üstekerler girsin.
Üste ile ilgili Cümleler
- O, kurtun üstesinden geldi.
- Tom'un tek başına bunun üstesinden gelebileceğinden emin misin?
- Üstelik bütün gün hiçbir şey de yemedin.
- Üstesinden gelebilirsin.
- Tom'un herhangi bir yardım olmadan bunun üstesinden gelebilmesi gerekir.
- Üstelik uçabiliyorum.
- Onun evi çok küçük ve üstelik çok eski.
- Sorunların üstesinden geleceğine inanıyorum.
- Sen bunun üstesinden geleceğini söyledin.
- O her engelin üstesinden gelebilir.
- Üstelik, diğer dillere de ilgim var.
Diğer dillerde Üste anlamı nedir?
İngilizce'de Üste ne demek? : [University of Santo Tomas] n. base, basis, installation, installment, instalment, station, exponent, power
n. senior, superior, top
Fransızca'da Üste : de plus, en outre
Rusça'da Üste : adv. сверху

Bu kısımda Üste nedir? Üste ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Üste tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Üste hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.