Allow to türkçesi Allow to nedir

  • İzin vermek.

Allow to ile ilgili cümleler

English: Jale refused to allow Tom to see his daughter.
Turkish: Jale Tom'un kızını görmesine izin vermeyi reddetti.

English: Let's not allow Tom to do that.
Turkish: Tom'un onu yapmasına izin vermeyelim.

English: Let's allow Tom to do that.
Turkish: Tom'un onu yapmasına izin verelim.

English: I'm going to allow Tom to do whatever he wants.
Turkish: Ne istiyorsa yapması için Tom'a izin vereceğim.

English: I'm not going to allow Tom to go to Mary's party.
Turkish: Tom'un Mary'nin partisine gitmesine izin vermeyeceğim.

Allow to ingilizcede ne demek, Allow to nerede nasıl kullanılır?

Allow : İzin vermek. Bırakmak. Göz önüne almak. Kabul etmek. İmkan vermek. Koyvermek. Sağlamak. Hesaba katmak. Vermek. Fikrinde olmak.

To : Kala. İle. Ye. -e kadar. İla. Oranla. Karşı. Kadar. E. Arasında.

Allow to breathe : Teneffüs etmeye imkan vermek. Nefes almaya izin vermek. Nefes almayı sağlamak.

Allow accented uppercase : Vurgulu büyük harfleri kullan.

Allow additions : Ekleme izni.

Allow bail : Kefaletle serbest bırakmak. Kefalete izin vermek.

İngilizce Allow to Türkçe anlamı, Allow to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Allow to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Allow for : Yer vermek. Biraz daha beklemek. Göz önüne almak. Fırsat vermek. Müsamaha göstermek. Öngörmek. Akılda tutmak. Göz önünde bulundurmak. Olanak sağlamak.

Authorise : Yetki vermek. Memur etmek. Ruhsat vermek. Salahiyet vermek. Onaylamak. Yetkilendirmek. Yetkili kılmak.

Allows : Fikrinde olmak. Kabul etmek. Vermek. İndirim yapmak. Koyvermek. Bırakmak. Göz önüne almak. Hesaba katmak. Düşünmek.

Allowing : İndirim yapmak. İmkan vermek. Kabul etmek. İzin verilen. Fikrinde olmak. İtiraf etmek. Vermek. Düşünmek. Bırakmak.

Authorize : Yetki vermek. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Memur etmek. Yetkili kılmak. Onaylamak. Yetkileme, bir işin yapımına izin verme. Salahiyet vermek. Yetkilendirmek. Yetki verme.

Authorizing : Yetki vermek. Ruhsat vermek. Kimlik denetimi yapılıyor. Onaylamak.

Be in the clear : Takas etmek (banka çekini). Açılmak (gökyüzü veya hava). Kaldırmak (bir şeyi bir yerden). Üstünden geçmek. Açılmak. Gidermek (bulutları veya sisi). Masumluğu ispatlanmış olmak. Yok etmek (bir şeyi bir yerden). Kapatmak (borcu).

Brook : Tahammül etmek. Dere. Kaldırmak. Dayanmak. Çay. Su. Çekmek. Boyu, beslenme teknesi ve aşırı taşkın dışında taşıdığı su niceliği ile en küçük akarsu.

Consent : Onay. İzin. Razı olmak. Rıza göstermek. Rızası olmak. Muvafakat etmek. Kabul etmek. Razı gelmek. Rıza.

Allow to synonyms : admit to, authorising, admit, authorizes, allow, authorises.