Validator türkçesi Validator nedir

  • Doğrulayan.
  • Geçerli kılıcı.
  • Onaylayan.
  • Geçerli kılan kimse.
  • Yetki sağlayan kimse.
  • Bilet ve belge basan makine (ulaşım sektörü).
  • Dokümanlar üzerine acente adı ve diğer ayrıntıları basan makine.
  • Doğrulayıcı.
  • Geçerli kılan.
  • Onaylayıcı.

Validator ingilizcede ne demek, Validator nerede nasıl kullanılır?

Validatory : Doğrulayan. Onaylayıcı. Geçerli kılan. Onaylayan. Doğrulayıcı. Geçerli kılıcı. Bağlayıcı. Yasal olarak bağlayıcı.

Invalidator : Hükümsüz kılan. Geçersiz kılan kimse. İptal eden. Reddeden kimse. Diskalifiye eden kimse.

Validate : Tasdik etmek. Yasallaştırmak. Meşru kılmak. Doğrulamak. Geçerli kılmak. Yasal kılmak. Geçerli yapmak. Geçerliğini denetlemek. Onaylamak.

Validated : Yasallaştırmak. Onaylanmış. Geçerliliği kabul edilmiş. Onaylamak. Geçerli yapmak.

Validated inflation : Onaylanmış enflasyon. Para yetkesinin para sunumu artış hızını enflasyon oranında belirlemesi.

Validation rule : Geçerlilik kuralı.

Validation study : Geçerleme çalışması. Onaylama çalışması. Tasdik çalışması.

Validating : Geçerli yapmak. Onaylamak. Onay. Yasallaştırmak. Onaylanma.

Validation : Bir ölçme aracı ya da ölçümün konusuna uygunluğunu ve her türlü dizgeli, dizgesiz yanılgıdan arınmışlığını gösterme. Geçerleme. Tasdik. Deney sonuçlarının doğruluğunu kontrol etme. Test sonucu kontrolü. Tasdik etme. Geçerli kılma. Geçerliliğin onaylanması. Onaylama. Doğrulama.

 

Validation test : Sağlama. Geçerlik sınaması. Geçerlik testi.

İngilizce Validator Türkçe anlamı, Validator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Validator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affirm : İddia etmek. Tekrar söylemek. Bildirmek. Doğrulamak. Onaylamak. Beyan etmek. Tasdik etmek. Tekrarlamak. Olumlamak. İleri sürmek.

Favouring : Olumlu.

Certifier : Onay veren. Onaylayan otorite. Şahit. Ciro eden kimse. Belge veren. Sertifikalandıran.

Support : Yatay borunun üzerine oturduğu destek. Bakmak. Oyun düzenine göre asıl işi yüklenen oyuncuya ötekilerin yardıma hazır olması. Israr etmek. Para sağlamak. Kanıtlamak. Üstlenmek. Mesnetlemek. Takviye etmek. Boru dayanığı.

Authorise : Yetkilendirmek. Yetki vermek. Onaylamak. Yetkili kılmak. Memur etmek. Ruhsat vermek. Salahiyet vermek. İzin vermek.

Affirmant : Tasdikleyen.

Approbatory : Onay gören. Övgü dolu. Uygun. Övgü ifade eden. Metheden. Öven.

Attestors : Şahit. Teyit eden kimse. Tasdik eden. Şahit olarak tanrı huzurunda yemin eden kimse. Onaylayan kimse. Tanık. Tasdik eden kimse.

Confirm : Onaylamak. Desteklemek. Doğrulamak. Takviye etmek. Dinsel tören yapmak. Tasdik etmek. Sağlama bağlamak. Teyit etmek. Tasdiklemek. Kiliseye kabul etmek.

Confirmation : Kiliseye kabul töreni. Kiliseye kabul ayini. Onama. İspat. Kanıtlayıcı şey. Onaylama. Pekiştirici. Onay. Sağlama bağlama.

Validator synonyms : co sign, checked by, attestor, affirmatives, confirming, sanctioners, attestative, approbative, approving, in support of, assertory, authenticators, ratify, corroborate, attestant, certifying, formalize, attestator, sustain, confirmatory, corroboratory, corroborating, confirmative, approved by, avouchers, probate, endorser, sign, predicative, substantiate, cosign, formalise, substantiating.

 

Validator zıt anlamlı kelimeler, Validator kelime anlamı

Invalidate : Hükümsüz kılmak. Boşa çıkarmak. Geçersizleştirmek. Hükümsüz bırakmak. Geçersiz kılmak. İptal etmek. Çürütmek. Geçersiz kılma. Geçerlik süresini uzatmak.

Negate : Çürütmek. Etkisiz duruma getirmek. Reddetmek. Olumsuz yapmak. Değillemek. Aksini ispatlamak. Olumsuzlamak. İptal etmek. Yadsımak.