Armload türkçesi Armload nedir

  • Bir kimsenin tek veya iki kolu ile tutabildiği miktar.
  • [#kucak Kucak dolusu].

Armload ile ilgili cümleler

English: Ali entered the office carrying an armload of mail.
Turkish: Ali kucak dolusu posta taşıyarak ofise girdi.

Armload ingilizcede ne demek, Armload nerede nasıl kullanılır?

Armloads : Bir kimsenin tek veya iki kolu ile tutabildiği miktar. Kucak dolusu.

Armless : Üst uzuvları olmayan. Silahları olmayan. Silahsız. Kolsuz.

Armlessly : Silahsız bir şekilde. Kolsuz olarak.

Armlessness : Silahsız olma durumu. Silahsızlık.

Armlet : Haliç. Pazıbent. Koy. Kolluk. Kısa kol. Kolçak.

Harmlessly : Güvenli bir şekilde. Masum bir şekilde. Zararsız bir şekilde. Zararsızca. Tehlikesiz bir biçimde. Zarara neden olmadan.

Harmlessness : Zararı dokunmama. Zararsızlık.

Lukewarmly : İlgisizce. Kayıtsızca. Ilık olarak.

Charmlessly : Cezbetmeyen bir tarzda. Hoşa gitme kalitesi olmayan bir tarzda.

Farmlands : Çiftlik. Çiftlik alanı. Tarla. Ekilebilir arazi. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Ziraat yapılabilir arazi. Ekilmiş toprak. Sürülmüş toprak. Tarıma elverişli arazi. Ziraai amaçlarla kullanılan arazi.

İngilizce Armload Türkçe anlamı, Armload eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Armload ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Recharge : Tekrar hücum etmek. Yeniden doldurmak. Yeniden şarj etmek. Yeniden doldurma. Yeniden yüklemek. Tekrar borçlandırmak. Tekrar yüklemek. Tekrar doldurma. Zenginleştirme.

Load : Fotoğraf makinesine film koymak. Yük yüklemek. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Çok yemek. İç bellekten ya da bir yazmaçtan bir yazmaca veri aktarmak. bir izlence, yazılım dizgesi ya da veri kütüğünü, saklı bulunduğu çevrimdışı dış bellek ortamından iç belleğe ya da çevrimiçi dış belleğe aktarmak. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Yükletmek. Yük olmak. Yükleme yapmak. Yüklenmek.

Charge : Bir yoğunlaç ya da akımsaklar üzerinde toplanmış erke. Yüklemek. Şarj etmek. Hücum etmek. Doldurmak. Üzerine atmak. Bilgi vermek. Harç. Çevresinde kıvıl alan yaratan, artı ya da eksi alabilen temel tanecik özelliği, niceliği. Tembihlemek.

Armful : Kucak.

Assemblage : Kalabalık. Meclis. Bir araya toplanma. Bir araya toplama. Topluluk. Toplama. Montaj. Küme. Toplantı. Toplanma.

Gathering : Büzgü. Toplayıcılık. Biriktirme. Cerahat. Şiş. İltihap. Topluluk. Kalabalık. Toplantı. Çıban.

Armload synonyms : lapfuls, lapful, armfuls, armloads.