Ascus türkçesi Ascus nedir
- Spor kesesi.
- Bazı mantar türlerinde bulunan spor kesesi (botanik terimi).
- Askomisetlerde bulunan ve askosporlar içeren kese benzeri yapı.
- Askus.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Ask.
Ascus ile ilgili cümleler
English: Damascus is in Syria.
Turkish: Şam, Suriye'dedir.
English: Damascus is a beautiful town.
Turkish: Şam güzel bir şehirdir.
English: Where is Damascus?
Turkish: Şam nerede?
Ascus ingilizcede ne demek, Ascus nerede nasıl kullanılır?
Damascus : Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Şam. Şam (suriye başkenti). Virginia eyaletinde yerleşim yeri. Suriye'nin başkenti.
Damascus steel : Dalgalı bir hatla dekore edilmiş güçlü ve bükülgen çelik (başlangıçta şam'da kılıç ağzı üretimi için kullanılmıştır). Şam çeliği.
Domascus : Halep keçisi. Türkiyede özellikle gaziantep-kilis ve hatay çevresinde yetiştirilen, vücut rengi genellikle siyah, seyrek olarak kırmızımtırak siyah, beyaz ve gri lekeli, vücudu sert uzun kıllarla örtülü, yerden yapılı ve küçük cüsseli, tek kulağının sarkık oluşu en belirgin özelliği olan, süt verimi yüksek, sürü halinde yönetime uygun bir keçi ırkı, kilis keçisi, şam keçisi.
Domascus goat : Şam keçisi. Halep keçisi.
Avascular : Kan damarsızlığı. Avasküler.
Cardiovascular shunt : Kardiyovasküler şant. Kalbin sağ ve sol bölümlerinde arasında veya sistemik ve pulmoner dolaşım arasında anormal olarak kan akımının yön değiştirmesi.
Bascule : Bir tarafı yükselirken diğer tarafı alçalan aparat (genellikle hareketli köprülerde kullanılır). Baskül. Kantar. Kapak. Terazi.
Cardiovascular collapse : Şok. Kardiyovasküler kolaps. Kardiyovasküler kollaps.
Bascule bridge : Basamalı köprü. Karşı ağırlıklı köprü. Alçalma ve yükselmesini sağlamak üzere denkleştirilmiş köprü. Baskül köprü. Dengelenmiş açılır kapanır köprü. Basamaklı köprü.
Cerebral vascular accident : Serebrovasküler olay.
İngilizce Ascus Türkçe anlamı, Ascus eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ascus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ascomycete : Asklı mantar. Bir mantar türü.
Sporangium : Sporanjiyum. Sporlu bitkiler ve bazı mantarlardaki içinde sporların oluştuğu kesecik, sporanjiyum, spor torbası. Spor torbası. İçinde sporlar geliştirilen kese (botanik terimi). Sporanjium. Sporanj. Sporangium. Sporkesesi.
Theca : Kese. Mahfaza. Herhangi bir oluşumu dıştan zar biçiminde saran örtücü tabaka, kılıf, tabaka, kapsül, zarf veya muhafaza. Çeşitli yapı, organ ve organizmaları saran koruyucu kapsül ya da örtü. spor kılıfı, polen kılıfı, folikül örtüsü gibi. çiçekli bitkilerde erkek organın (stamen) anterinin parçaları. Kapsül (botanik terimi). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Teka.
Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu.
Aardvark : Borudişli. Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.
A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Ascus synonyms : reproductive structure, ascomycetous fungus, abacus bodies, acacia, abramis zone, a chromosome, abambulacral area, abo blood groups system, a cell, sporangia, aardwolf, a site.
Ascus ingilizce tanımı, definition of Ascus
Ascus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small membranous bladder or tube in which are inclosed the seedlike reproductive particles or sporules of lichens and certain fungi.

Bu kısımda Ascus kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ascus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ascus anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ascus ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.