Be unable to türkçesi Be unable to nedir

  • -ememek.
  • Aciz olmak.

Be unable to ile ilgili cümleler

English: Ali seemed to be unable to concentrate.
Turkish: Ali konsantre olamıyor gibi görünüyordu.

English: Ali seems to be unable to interact normally with other people.
Turkish: Ali normal olarak diğer insanlarla geçinemiyor gibi görünüyor.

Be unable to ingilizcede ne demek, Be unable to nerede nasıl kullanılır?

Be : Olmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Anlamına gelmek. Mal olmak. -dır. Berylliumb (berilyum). Kalmak. Durmak. -dı. -dir.

Unable : Elinden gelmez. Yapamaz. Liyakatsiz. Olanaksız. Aciz. İktidarsız. Gücü yetmez. Yapamıyacak durumda. Yapamayacak durumda.

To : E doğru. İle. Ya. Oranla. -mek -mak (mastar). İla. Arasında. -e göre. Kala. Ye.

Be unable to breath : Soluğu kesilmek.

Be unable to contain oneself for : İçi içine sığmamak. Yerinde duramamak.

Be unable to slow down : Hızını alamamak.

Be unable to tolerate : Çekememek.

Be unable to sleep : Gözüne uyku girmemek. Uyuyamamak. Uykusuz kalmak.

Be unable to cope : Baş edememek.

Be unable to pull : Çekememek.