Believer türkçesi Believer nedir

Believer ile ilgili cümleler

English: He was preaching God's Word to a small group of believers.
Turkish: Tanrı'nın Sözü'nü küçük bir grup imanlıya vaaz ediyor.

English: Are you a believer?
Turkish: Allah'a inanır mısınız?

English: You're a believer, aren't you?
Turkish: Sen bir inanansın, değil mi?

English: Ali is a believer.
Turkish: Ali bir mümin.

English: I'm not a disbeliever.
Turkish: Ben inançsız değilim.

Believer ingilizcede ne demek, Believer nerede nasıl kullanılır?

Be a firm believer in : Çok inanmak. Büyük inancı olmak.

A true believer : Gerçek iman sahibi kimse.

Firm believer : İkna olmuş kimse. Güçlü inancı olan kimse. Sıkı veya sağlam inanan.

Non believer : Bir dine inanmayan. İnançsız. Dinsiz.

Believers : Müminler.

Disbelievers : Dinsiz. İnançsız. Ateist. İmansız kimse. İnançsız kimse.

Believe an apology is in order : Özür dilemenin usulüne uygun olduğuna inanmak. Bir pişmanlık ifadesinin yaraşır olduğunu düşünmek.

Misbeliever : Kafir. İmansız. Zındık.

Unbeliever : Gavur. Allah'a inanmayan kimse. İmansız. İnançsız. Dinsiz. İmansız kimse. Kafir. İnanmayan kimse.

Nonbeliever : İnançsız kimse. İnançsız. Bir dine inanmayan. Dini inancı olmayan kimse. Dinsiz.

 

İngilizce Believer Türkçe anlamı, Believer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Believer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Evolutionist : Evolüsyonist. Evrim teorisi taraftarı. Evrimcilik ile ilgili. Evrimci.

Trusting : Güvenilir. Güvenme. Güvenen. Güven dolu. Çabuk inanan.

Booster : Gerilim yükseltici. Fizik, gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Artış. Destekleyen. Ses sinyalini güçlendiren devre. İtici. Dönüştürgecin, akımı daha yüksek gerilime çeviren çeşidi. Yükseltici. Hız kazandırıcı (roket).

Adherents : Yapışan. Taraftar. Destekleyen. Bağlı. Yapışkan. Bağlı olan. Yapışık.

Apostle : Lider. Bir hareketin lideri. Misyoner. Öncü. Hz isa´nın on iki havarisinden biri. İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri. Dönme. Döneklik. Önder.

Advocated : Desteklemek. Savunucu. Savunmak. Müdafaa etmek. Taraftar. Korumak. Müdafi. Avukat.

Mystic : Mistik. Gizemcilikle ilgili. Gizemli. Esrarlı. Gizli. Tasavvufi. Gizemci. Mutasavvıf. Sufi. Mistisizmle ilgili.

Reliant : Güvenen. Kendinden emin. Asılı. Kendine güvenen. Bel bağlayan. İtimat eden. Bağlı. Bağımlı. Dayalı.

Assured : Sigorta poliçesinin lehtarı. Sigortalı. Emin. Güven verilmiş. Sağlama bağlanmış. Sigortalı kimse. Önceden belli olan. Özüne arkayın. Kendine güvenen.

Adherent : Yapışık. Bağlı. Yapışan. Taraftar. Destekleyen. Bağlı olan. Yapışkan.

Believer synonyms : religious person, devil worshiper, confucianist, religious mystic, driving force, buttress, confucian, worshippers, outwork, partisan, assureds, partisans, admirer, exponent, protagonist, adherer, claqueur, backers, muslim, faithful, endorser, god fearing, believing, abiogenist, religious, faithfuls, sun worshiper, cohort, worshiper, truster, friend, buttresses, denomination.

 

Believer zıt anlamlı kelimeler, Believer kelime anlamı

Believer antonyms : nonreligious person.

Believer ingilizce tanımı, definition of Believer

Believer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who believes. One who is persuaded of the truth or reality of some doctrine, person, or thing.