Blackbird türkçesi Blackbird nedir

Blackbird ile ilgili cümleler

English: One does not need to be an ornithologist to be able to distinguish blackbirds from crows or even jackdaws.
Turkish: Birinin karatavuğu kargalardan yada hatta küçük kargalardan ayırt etmesi için bir kuş bilimci olması gerekmiyor.

English: The blackbird found a little red worm in the green grass.
Turkish: Karatavuk çimin içinde küçük kırmızı bir solucan buldu.

Blackbird ingilizcede ne demek, Blackbird nerede nasıl kullanılır?

Crow blackbird : Karga.

Blackbirding : Kara bakal. Karatavuk. Kara tavuk.

Blackbirds : Kara bakal. Kara tavuk. Karatavuk.

Blackball : Oybirliği ile atmak. Muhalif oy. Aleyhinde oy kullanmak. Muhalif oy vermek. Karşı oy kullanmak.

Blackballed : Muhalif oy. Karşı oy kullanmak. Muhalif oy vermek. Oybirliği ile atmak. Aleyhinde oy kullanmak.

Blackballs : Muhalif oy. Muhalif oy vermek. Aleyhinde oy kullanmak. Karşı oy kullanmak. Oybirliği ile atmak.

Blackband : Demir taşı.

Blackberry : Dikendutu. Gülgiller (rosaceae) familyasından, meyveleri yalancı agregat tipte olan ve yenen, gövdeleri dikenli çalı şeklinde bir cins. Böğürtlen.

Blackbeetle : Karafatma.

Blackberries : Dikendutu. Böğürtlen.

İngilizce Blackbird Türkçe anlamı, Blackbird eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blackbird ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ousel : Ardıçkuşu.

Redwing : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ardıç kuşugiller (turdidae) familyasından, kuzey avrupa ve kuzey asya ormanlarında yaşayan, türkiye'nin her tarafında kışlayan, 22 cm kadar uzunlukta, sırtı yeşil kahverengi, karnı beyaz olan, böcek, küçük salyangoz ve solucanlarla beslenen, göçmen bir tür. pas rengi ardıç kuşu. Ala kanatlı karatavuk. Kızılardıç. Kızıl ardıç. Kızıl ardıçkuşu.

Ouzels : Ardıçkuşu.

Oriole : Sarnıcık. Sarıasma. Sarıcık. Sarıasma kuşu. Sarı asma kuşu.

Thrush : Çatal çürüğü. Taban iltihabı (at). Ardıçkuşu. Ardıç kuşları. Pamukçuk. Ardıç kuşu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Candida cinsi mantarların mukozada veya epitelde oluşturduğu kronik, yüzeysel, nekrotik ve psödomembranlı lezyon. beyazımsı plaklar halinde genellikle yeni doğmuş tay, domuz ve köpeklerde veya bağışıklık sistemi baskılanmış erişkinlerde ağız mukozası ve dilin gerisinde görülür. Tıraş. Pamukçuk küfünden ileri gelen ve sindirim aygıtında, çoğunlukla ağızda, çok seyrek olarak soluk borularında ortaya çıkan, pamuğumsu görünüşlü yangı kabarcığı. (genellikle çocuklarda görülür. hayvanlarda da rastlanır.).

Ouzel : Ardıçkuşu.

Black bird : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ardıç kuşugiller (turdidae) familyasından, uzunluğu yaklaşık 25 cm kadar, erkeği kara, dişisi kahverengi olan, palearktik bölgede orman, fundalık ve bahçelerde yaşayan, meyvelerle beslenen türkiye'de yerli bir kuş türü.

 

Blackbird synonyms : red winged blackbird, new world oriole, european blackbird, rusty grackle, rusty blackbird, agelaius phoeniceus, euphagus carilonus, new world blackbird, genus turdus, turdus merula, turdus, blackbirding, merling, merle, blackbirds, ousels, crow blackbird, grackle, american oriole, merl, cowbird.

Blackbird ingilizce tanımı, definition of Blackbird

Blackbird kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The merle. In America the name is given to several birds, as the Quiscalus versicolor, or crow blackbird. The cowbird. The Agelæus phœniceus, or red-winged blackbird. In England, a species of thrush (Turdus merula), a singing bird with a fin note. The rusty grackle, etc. [Bakınız: Redwing]. Among slavers and pirates, a negro or Polynesian.