Redwing türkçesi Redwing nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Ala kanatlı karatavuk.
  • Kızıl ardıç.
  • Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ardıç kuşugiller (turdidae) familyasından, kuzey avrupa ve kuzey asya ormanlarında yaşayan, türkiye'nin her tarafında kışlayan, 22 cm kadar uzunlukta, sırtı yeşil kahverengi, karnı beyaz olan, böcek, küçük salyangoz ve solucanlarla beslenen, göçmen bir tür. pas rengi ardıç kuşu.
  • Kızıl ardıçkuşu.
  • Kızılardıç.

Redwing ingilizcede ne demek, Redwing nerede nasıl kullanılır?

Redwings : Kızıl ardıçkuşu. Kızıl ardıç. Ala kanatlı karatavuk.

Redware : Kırmızı kilden yapılmış toprak kap kacak.

Redwood : Amerikan servisi. Kızılcam. Kızıl keresteli ağaç. Sekoya. Kaliforniya çamı. Kızılağaç.

Redwoods : Kızılağaç. Sekoya. Amerikan servisi. Kızıl keresteli ağaç. Kaliforniya çamı. Kızılcam.

Rhodesian redwater fever : Doğu sahil humması. Rodezya kırmızı su ateşi.

Metric hundredweight : Elli kilo. Elli kiloluk tartı. Çeki.

Red army orchestra : Kızıl ordu'nun (eski sovyetler birliği'nin ordusu) resmi orkestrası. Kızıl ordu orkestrası.

Hundredweights : Yüz libre. Elli kiloluk tartı.

Red army choir : Eski sovyetler birliği ordusu'nun ünlü şarkı grubu. Kızıl ordu korosu.

Hundredweight : Elli kiloluk tartı. Yüz libre.

 

İngilizce Redwing Türkçe anlamı, Redwing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Redwing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

 

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Acacia : Akasya sakızı. Arap zamkı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Mimoza.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Thrush : Pamukçuk. Tıraş. Taban iltihabı (at). Candida cinsi mantarların mukozada veya epitelde oluşturduğu kronik, yüzeysel, nekrotik ve psödomembranlı lezyon. beyazımsı plaklar halinde genellikle yeni doğmuş tay, domuz ve köpeklerde veya bağışıklık sistemi baskılanmış erişkinlerde ağız mukozası ve dilin gerisinde görülür. Ardıç kuşları. Ardıç kuşu. Pamukçuk küfünden ileri gelen ve sindirim aygıtında, çoğunlukla ağızda, çok seyrek olarak soluk borularında ortaya çıkan, pamuğumsu görünüşlü yangı kabarcığı. (genellikle çocuklarda görülür. hayvanlarda da rastlanır.). Karatavukgiller (turdidae) familyasından turdus ve monticola cinslerinin çeşitli türlerine verilen ad. Ardıçkuşu. Çatal çürüğü.

Redwing synonyms : agelaius phoeniceus, genus agelaius, new world blackbird, red winged blackbird, turdus, agelaius, genus turdus, turdus iliacus, redwings, a chromosome, blackbird, aardvarks, abambulacral area, abductor muscle, aardvark, abramis zone, aardwolf, abiotic environment.

Redwing ingilizce tanımı, definition of Redwing

Redwing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A European thrush (Turdus iliacus). Its under wing coverts are orange red. Called also redwinged thrush. (b) A North American passerine bird (Agelarius phœniceus) of the family Icteridæ. The male is black, with a conspicuous patch of bright red, bordered with orange, on each wing. Called also redwinged blackbird, red-winged troupial, marsh blackbird, and swamp blackbird.