Blinkered türkçesi Blinkered nedir

Blinkered ingilizcede ne demek, Blinkered nerede nasıl kullanılır?

Blinker lamp : İmdat sinyali lambası. Yardım taşıtlarının üst bölümlerinde bulunan, başka araçları uyarmak için kısa aralıklarla yanıp sönen ışıtaç. Çakar ışıtacı.

Blinker plate : Duman deflektörü.

Blinker switch : Çakar çevirgeci. Çakar elektrik çevrimini yöneten , çevirgeç.

Blinker : İşaret lambası (aut.). Çakar söner ışık. Başka araçları uyarmak için çakar ışıtaçlarını kısa aralıklarla yakıp söndüren elektrik dizgesi. Göz. Yanıp sönen sinyal lambası (devamlı). İşaret lambası. Flaş lambası (aut.). Flaşör. At gözlüğü. Sinyal ışığı.

Blinkering : Flaşör. Flaş lambası. Sinyal ışığı. Atın göz siperi. At gözlüğü. Göz. Yanıp sönen sinyal lambası (devamlı). İşaret lambası. Çakar söner ışık. Pırıldak.

Cursor blink rate : İmleç yanıp sönme hızı.

Blink microscope : Pırıldaklı mikroskop.

Blink of an eye : Göz kırpma.

Blink at : Şoke olmak. Göz yummak. Görmemezlikten gelmek. Şaşırmak. Hayret etmek. Göz atmak. Şaşkınlıklara düşmek.

Blinking bar : Yanıp sönen çubuk.

İngilizce Blinkered Türkçe anlamı, Blinkered eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Blinkered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Behind the times : Zamanı geçmiş. Köhne. Demode. Modası geçmiş. Zamanın gerisinde. Eski kafalı. Çağın gerisinde.

Unadvertised : Gizlenmiş. Tanıtılmayan. Reklamı yapılmayan. Az bilinen.

Fanatic : Aşırı meraklı. Hasta. Tutucu kimse. Softa. Fanatik kimse. Mutaassıp. Fanatik. Müfrit. Aşırı.

Behindhand : Geç kalmış. Arkada. Geri kafalı (argo terim). Geri kalan. Geç kalan. Zamana ayak uyduramayan. Arkada kalan. Geç. Borç altında.

Purblind : Yarı kör. Odun kafa. Anlayışsız. Mankafa.

Pettier : Ehemmiyetsiz. Cüzi. Aşağılık. Ufak tefek. Küçük düşünen. Küçük. Dar kafalı. Ufak. Ivır zıvır.

Illiberal : Dar kafalı. Liberal olmayan. Kültürsüz. Hasis. Hoşgörüsüz. Cimri. Bilgisiz. Kaba.

Claustral : Manastır ile ilgili.

Parochial : Mahalli. Bir kilise ve papazının sorumlu olduğu mahalleye veya semte ait. Darkafalı. Dar (görüşlü). Dar. Sınırlı. Bölge kilisesine bağlı. Dar (görüş).

Obfuscated : Gizlemek. Örtmek. Karartılmış. Sersemletmek. Gizlenmiş. Karartmak. Kafası karışmış. Perde çekmek. Şaşırtmak.

Blinkered synonyms : primmed, bluenose, fanatical, littler, crabbed, square toed, hidebound, back number, insular, primmer, illegible, hieroglyphic, cramped, stodgiest, provincial, bluenoses, light, light source, eyeless, cover, one track minded, bigot, fanatics, prim, petty, insulars, hard shell, bigoted, unreadable, pettiest, littlest, primmest, bigots.

Blinkered zıt anlamlı kelimeler, Blinkered kelime anlamı

Uncover : Örtüsünü ya da kapağını açmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Üstünü açmak. Deşifre etmek. Örtüsünü açmak. Kapağını açmak. Açmak (örtü, kapak vb). Ortaya çıkarmak. Meydana çıkarmak. Açmak.

Bare : Soymak. Gözle görülür hale getirmek. Tamtakır. Çıplak. Süssüz. Yalın. Çıkarmak. Açığa çıkartmak. Açık. Açığa vurmak.