Bloodwite türkçesi Bloodwite nedir

  • Kan dökme nedeniyle verilen para cezası.

Bloodwite ingilizcede ne demek, Bloodwite nerede nasıl kullanılır?

Bloodwood : Bu ağaçtan elde edilen ahşap. Bakam ağacı. Kırmızı bir ahşabı olan ve koyu kırmızı kan renginde bitki özü benzeri bir madde üreten bir ağaç (afrika'nın bazı bölgeleriyle avustralya'da rastlanır). Bakkam. Bakkam (ağacı). Bakam. Bakkam ağacı odunu. Bakkam ağacı.

Bloodworm : Kırmızı parçalı su kurtçuğu (yem olarak kullanılır).

Blood agar : Hemoliz reaksiyonun belirlenmesi için kullanılan, içerisine % 5-7 kan eklenerek hazırlanan besi yeri. Kanlı agar.

Blood air barrier : Kan-hava engeli. İçten dışa doğru; alveol epiteli sitoplazması, epitelin bazal zarı, kılcal damarın bazal zarı, kılcal damar endoteli ve alyuvar zarından oluşan akciğer alveolleriyle alveol kan damarları arasındaki geçiş engeli.

Blood albumin : Kan albumini. Kandaki proteinlerden birisi.

Blood bank : Kan bankası.

Blood brother : Kan kardeş. Kan kardeşi. Öz kardeş. Ana baba bir erkek kardeş.

Blood brain barrier : Kan-beyin engeli. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kan beyin bariyeri. Kan beyin engeli. Kandaki birçok maddenin beyin dokusuna ve serebrospinal sıvıya girmesini engelleyen yapısal ve fizyolojik engel. Kandaki birçok maddenin beyin dokusuna girmesini engelleyen, merkezi sinir sistemindeki sinir hücrelerinin iç ortamını değişmez tutan, merkezi sinir sisteminde protoplazmik astrositlerin beyin dokusunun dış kısmında yapmış olduğu membrana limitans gliositi eksterna ve damarlar boyunca beyin dokusunun derinlerinde yapmış olduğu membrana limitans gliositi internanın oluşturduğu intraserebral kan damarları arasındaki geçiş engeli.

 

Blood borne : Enfeksiyonun kan veya kanla temasla bulaşabilmesi. Kan kaynaklı.

Blood bath : Kan gövdeyi götürmek. Katliam. Kanlı savaş. Kan gölü. Kan banyosu. Kanlı çarpışma.

İngilizce Bloodwite Türkçe anlamı, Bloodwite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bloodwite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blood line : Nesil. Kan hattı. Jenerasyon. Doğrudan atalar sırası.

Derivation : Bir önsayıt, öncül ya da genellikten çıkarım yoluyla üretilmiş olma. Derivasyon. Elde etme. Ad veya fiil kök ve gövdelerine yapım ekleri getirmek suretiyle eklendiği kökle ilgili yeni anlamlar kazanmış kelime yapma işi: oyun+a-mak, verim+li+lik, yara-r+lı, kum+luk, bin-ici + lik, ben + im + se-mek, bir-le-ş-tir + mek, oku-t-tur-, yan-kı vb. Fizik, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Türeme. Türetim. Asıl. Saptırma. Türetme.

Genealogy : Aile kütüğü. Aile şeceresi. Soy. Aile tarihçesi. Soybilim. Soyağacı. Tarihte ailelerin, soyların kökenlerini, atalardan torunlara dek sıralanışlarını ve akrabalık ilişkilerini inceleyen bilim dalı. Soy kütüğü. Şecere.

Lineage : Nesil. Tohum. Ana ya da babadan her birinin yalnız erkek ya da yalnız kadın ataları dolayısıyla oluşan yakınlık kümesi. Kan. Menşe. Köken. Soy. Sülale. Nesep. Bağlı oldukları atasoyla birlikte aynı düşsel atadan türediklerine inanmanın bir sonucu olarak birbirlerini kansal akraba sayan, bu nedenle aralarında evlenmeyip dışevlilik yapan, tüm toplumsal ve ekonomik ilişkilerini tekyanlı akrabalık adı verilen babayanlı ya da anayanlı yöntemlerden birine uygulamak zorunluğunda bulunan bireylerin oluşturduğu geleneksel toplum, bk. atasoy, içevlilik, dışevlilik, tekyanlı akrabalık, babayanlı akrabalık, krş. ikiyanlı akrabalık.

 

Family tree : Şecere. Soy ağacı. Kodak kütüğü. Soyağacı. Hayatağacı. Aile kütüğü. Aile tarihçesi. Aile şeceresi. Aile ağacı. Dil akrabalığı ağacı.

Phratry : Fratri. Kabile. Kapalı bir yerleşim alanındaki klanların birleşerek oluşturdukları toplumsal birlik; jens ile tribü arasındaki aracı halka. Oymak. Boy. Uruk. Boy ya da uruk denen topluluğun bölümlerine verilen ad.

Kinfolk : Kan bağı. Hısım. Akraba. Akrabalık.

Origin : Kök. Köken. Bir şeyin dayandığı temel. Başlangıç noktası. Herhangi bir malın üretildiği ya da dışsatımının yapıldığı yer. Asıl. Kaynak. Mahreç. Başnokta. Bilgisayar, hukuk, fizik, kimya, uzay, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Stemma : Omurgasızlarda bileşik göz. Şecere. Soyağacı. Soy. Gövdelik.

Line : Düzdizim çizgisi. Tenis, futbol, bilgisayar, bilişim, masa tenisi, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Sıralamak. Kaplamak. Astar kaplamak. Satır. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Sıra.

Bloodwite synonyms : line of descent, blood, kinsfolk, filiation, side, family, pedigree, family line, folk, sept, descent, stock, ancestry, parentage.

Bloodwite ingilizce tanımı, definition of Bloodwite

Bloodwite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fine or amercement paid as a composition for the shedding of blood. Also, a riot wherein blood was spilled.