Bluffing türkçesi Bluffing nedir

Bluffing ile ilgili cümleler

English: Ali is only bluffing.
Turkish: Ali sadece blöf yapıyor.

English: Ali isn't bluffing.
Turkish: Ali blöf yapmıyor.

English: Ali may be bluffing.
Turkish: Ali blöf yapıyor olabilir.

English: A good poker player can tell when someone's bluffing.
Turkish: İyi bir poker oyuncusu birinin ne zaman blöf yaptığını söyleyebilir.

English: Ali was bluffing.
Turkish: Ali blöf yapıyordu.

Bluffing ingilizcede ne demek, Bluffing nerede nasıl kullanılır?

Outbluffing : Daha kurnazca hareket etmek. Blöf yapmada baskın çıkmak. Blöf yapmada üstün olmak.

Bluff it out : Blöf yaparak kurtulmak.

Bluff : Kurusıkı. Kandırmaca yapmak. Kurusıkı atmak. Uçurum. Blöf yapmak. Blöfle elde etmek. Kayalık. Kandırmaca. Blöf.

Bluffed : Kurusıkı atmak. Blöf. Kandırmaca yapmak. Kayalık. Kurusıkı. Blöfle elde etmek. Uçurum. Kandırmaca. Blöf yapmak.

Bluffer : Blöfçü.

Bluffy : Yalın ve iyi huylu. Yalçın bir şekilde inen. Basit ve iyi niyetli. Dik bir şekilde inen.

Outbluffs : Blöf yapmada üstün olmak. Daha kurnazca hareket etmek. Blöf yapmada baskın çıkmak.

Bluffly : Dobra dobra. Keskin bir dille. Açık açık. Keskin bir biçimde. Açık sözlü bir şekilde.

Outbluff : Blöf yapmada baskın çıkmak. Blöf yapmada üstün olmak. Daha kurnazca hareket etmek.

 

Bluffness : İyi niyetli samimiyet. İçtenlik. Hoşnutluk veren içtenlik. Kaba sabalık.

İngilizce Bluffing Türkçe anlamı, Bluffing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bluffing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bluing : Çivitleme. Çarçur etmek. Meneviş. Menevişleme. Mavi yapmak. Çivit. Mavileme. Silaha renk verme. Har vurup harman savurmak. Mavileştirme.

Bluff : Blöf. Kayalık. Uçurum. Kandırmaca. Kurusıkı. Kandırmaca yapmak.

Discomposed : Şaşırtmak. Karıştırmak. Düzenini bozmak. Bozmak. Bozunuma uğramış. Bozulmuş.

Dye : Boyanabilmek. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Renk. Boyarözdek. Kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Boya ile boyamak. Kumaş boyası. Boya. Çeşitli gereçleri, bir çözelti içinde boyamak için kullanılan, doğal ya da yapay renk veren özdek. Boyanmak.

Red faced : Kıpkırmızı kesilmiş. Yüzü kızarmış.

Bluffs : İllinois eyaletinde yerleşim yeri.

Dyestuff : Boyarmadde. Boya. Boyar madde. Çeşitli gereçleri, bir çözelti içinde boyamak için kullanılan, doğal ya da yapay renk veren özdek. Boyarözdek. Renk maddesi. Boya ilacı. Boya maddesi.

 

Fake it : (argo) numarası yapmak. Yalandan yapmak. Yapar gibi görünmek.

Bluffed : Kurusıkı. Kandırmaca. Uçurum. Blöf. Kayalık. Kandırmaca yapmak.

Blue : Açık saçık. Maviye boyamak. Har vurup harman savurmak. Morarmış. Canı sıkkın. Mavi. Üzgün. Deniz. Çarçur etmek. Çivitlemek.

Bluffing synonyms : blushful.

Bluffing zıt anlamlı kelimeler, Bluffing kelime anlamı

Composed : Aynı olay üzerinde çeşitli güçlerin bileşik etkisi. Bileşke. Kendi halinde. Oluşmuş. Kompoze. Sakin. Bileşmiş. Oluşan.