Brained türkçesi Brained nedir

  • (uyuşturucu yüzünden) kendinden geçmiş.
  • Beyinli.

Brained ile ilgili cümleler

English: I knew I should never have gotten involved with your harebrained scheme.
Turkish: Senin deli saçması planına hiç bulaşmamam gerektiğini biliyordum.

Brained ingilizcede ne demek, Brained nerede nasıl kullanılır?

Addle brained : Şaşkın. Kafasız. Sersem.

Bird brained : Aptal. Kuş beyinli.

Crack brained : Çatlak. Kaçık.

Dull brained : Beyinsiz. Aptal. Geri zekalı. Salak.

Feather brained : Akılsız. Kuş beyinli.

Left brained : Beynin sol yarıküresiyle ilgili becerileri kullanma eğilimi olan (sözlü, matematiksel ve mantıksal becerilerle ilgili). Sol beyinli.

Hare brained : Ahmak. Aptal. Tavşan beyinli. Salak. Kuş beyinli.

Crackbrained : Saçma. Deli. Kaçık. Acayip.

Featherbrained : Ahmak. Sulu (kimse). Hoppa. Uçarı. Sersem. Aptal. Kuş beyinli. Salak. Budala. Boş kafa.

Scatter brained : Dağılmış beyinli. Sersemlemiş veya anlamsız kimse. Açık ve düzenli bir şekilde düşünmeyen kimse.

İngilizce Brained Türkçe anlamı, Brained eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brained ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brain stem : Beynin ön beyin ve serebrum ile omuriliği birbirine bağlayan bölümü. Beyin sapı. Ön beynin arka beyin orta beyin ve merkez bölümleri çatıları.

 

Head : Basınç yüksekliği. Yollanmak. Kafa. Bir üçayağın alıcı ile birleştiği yerde bulunan ve alıcının olduğu yerde çeşitli yönlere dönebilmesini sağlayan çeşitli yapıdaki araçlar. Kullanmak. Olgunlaşmak. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Elektrik ya da akustik dalgaları saptayan ya da okuyan, özellikle ses aygıtlarında, mıknatıslı görüntü aygıtlarında ses ve görüntüyü saptama ve okuma işini gerçekleştiren değiştirgeç. Başlık.

Forebrain : Önbazit. Beynin frontal parçası (anatomi terimi). Önbeyin. Ön beyin.

Neural structure : Sinir yapısı.

Housebroken : Ehlileşmiş. Munis. Evcil. Terbiye edilmiş. Bkz.house-trained. (özellikle tuvalet alışkanlıkları ile ilgili) eğitilmiş (hayvan).

Ventricle : Karıncık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yüreğin art odaları. beynin içindeki dört adet açıklık. ventrikulus. Organ bolşluğu. Organ boşluğu. Beden ve akciğerlere kan pompalayan, kalbin sağ ve sol yarı bölümlerinin alt parçalarını oluşturan her iki boşluk. sağ karıncık oksijence fakir kanı akciğerlere, sol karıncık ise oksijence zengin kanı bütün vücuda pompalar. beyin-omurilik sıvısı içeren beyindeki dört adet boşluk, ventrikulus, ventrikül. Ventrikül. Odacık. Ventrikülün.

Caput : Kısım. Kafa. Kaput. Filiz. Dal. Kafatası (latince). Segment. Bölüm. Baş.

Neencephalon : Beynin arka tarafı. (anatomi) artbeyin (beyni arka tarafı).

Encephalon : Dimağ. Kafa içi. Ansefal. Sinir sisteminin kafatası içerisinde kalan ve büyük beyin, beyincik ve beyin sapı olmak üzere üç kısma ayrılan merkezi bölgesi, ensefalon, hlk. dimağ. en dışında substansiya grizea adı verilen esmer renkli hücreleri içeren kısım dışta, substansiya alba adı verilen beyaz renkli kısım ise içte yer alır. Beyin. Dimağ (anatomi terimi). Ansefalon. Ensefal. Ensefalon.

 

Mesencephalon : Mezenkefalon. Pons’un önünde, ön beynin arkasında yer alan pedunculus cerebri ve tectum mesencephali’den ibaret küçük beyin parçası, mezensefalon. Orta beyin. Mezensefalon.

Brained synonyms : communicating artery, toilet trained, potty trained, circle of willis, systema nervosum centrale, arteria communicans, neoencephalon, cns, pot trained, midbrain, rhombencephalon, brain cell, drilled, hindbrain, house trained, brainstem, prosencephalon, disciplined, central nervous system.

Brained zıt anlamlı kelimeler, Brained kelime anlamı

Untrained : Tecrübesiz. Antremansız. Deneyimsiz. Eğitilmemiş. Ustalaşmamış. Terbiye edilmemiş (hayvan). Antrenmansız. Acemi. Eğitimsiz.

Unstained : Temiz. Lekesiz. Renksiz.

Brained ingilizce tanımı, definition of Brained

Brained kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Supplied with brains.