Brimmers türkçesi Brimmers nedir

  • Ağzına kadar dolu bardak.
  • Ağzına kadar dolu bardak veya kap.

Brimmers ingilizcede ne demek, Brimmers nerede nasıl kullanılır?

Brimmer : Dolu bardak. Ağzına kadar dolu bardak. Ağzına kadar dolu bardak veya kap.

Brimmed : Siperlikli. Siperli. Kenarlı.

Wide brimmed hat : Geniş kenarlı şapka.

Brimming : Taşma. Taşan. Taşmak üzere olan. Ağzına kadar dolu. Tam kapasite.

Brimming with : İle dolu. -le dolu.

Brimfull of : İle dolu.

Brimfull : Ağzına kadar dolu.

Full to the brim : Tıka basa dolu. Ağzına kadar dolu. Dopdolu. Silme. Tamamen dolmuş.

Brim full : Hıncahınç.

Brimful : Ağzına kadar dolu. Tıklım tıklım. Taşmak üzere. Ağzına kadar. Silme. Tepeleme.

İngilizce Brimmers Türkçe anlamı, Brimmers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brimmers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Capacitor : Bir yalıtkanla ayrılmış, iki iletken üzerinde elektrik yükü biriktiren aygıt. Kondensatör. Miksefe. Kapasitör. Yoğunlaç. Kondansatör. Sığaç. Kapasitor. Hava ile ya da bir içyükül özdek ile ayrılmış iki metal yaprağın oluşturduğu duruk elektrik erkesi biriktirmeye yarayan bir düzenek.

Condenser : Mercek. Meksefe. Kondenser. Buharları sıvıya dönüştürmek için soğutan aygıt. Kondansatör. Toplayıcı. Aydınlatma merceği. Biriktirici. Yoğuşturucu. Bir yalıtkanla ayrılmış, iki iletken üzerinde elektrik yükü biriktiren aygıt.

 

Joist : Kılıcına konmuş kalas. Döşeme kirişi. Kiriş takmak. Balar. Kirişlerle donatmak. Putrel. Kiriş.

Capacitance : Kapasite. Kapasitans. Bir iletkenin yük sığdırım olanağı; iletkenler ve yalıtkanlar dizgesinin erkil birimi başına sığdırabildiği yük tutarı; birimi farad'dır. Elektriksel kapasite. Sığınç. Direnç. Sığa. Güçlülük. Sığallık.

Trimmer joist : Kiriş.

Brimmers synonyms : trimming capacitor, electrical condenser.

Brimmers zıt anlamlı kelimeler, Brimmers kelime anlamı

Nonworker : İşsiz olan kimse. İşsiz güçsüz. Çalışmayan. Çalışmayan kimse.

Narrow : Dar. Az. Sınırlı. Sıkı. Daraltmak. Anca yeten. Ensizleşmek. Kıt kanaat. Çekmek. Cüzi.