Caliphate türkçesi Caliphate nedir
Caliphate ingilizcede ne demek, Caliphate nerede nasıl kullanılır?
Abolition of the caliphate : Halifeliğin kaldırılması.
Caliphates : Halifelik. Hilafet.
Caliph : Halife.
Caliphs : Halifeler. Halife.
Calipash : Kaplumbağanın yenilebilir eti.
Calipered : Kaliper kullanarak kalınlık veya çap ölçmek.
Spring calipers : Yaylı pergel.
Micrometer caliper : Miniölçer. Küçük uzunlukları ölçmede kullanılan, adımının yüzde birimi okumaya elverişli sarmal yolu olan ölçme aygıtı.
Vernier caliper : Verniyeli kompas. Sürgülü kumpas. Verniyeli mikrometre. Kaymalı pergel.
Calipers : Kompas. Kumpas. Çapölçer. Kaliper kullanarak kalınlık veya çap ölçmek. Kalınlık pergeli. Çap pergeli.
İngilizce Caliphate Türkçe anlamı, Caliphate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Caliphate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Califate : Halifenin görevi. halife niteliği ve orunu. halifenin egemenliği altındaki ülkeler.
Position : Koymak. Taneciğin yeri, bunu veren konsayılar. İş. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Vaziyet. Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Oyuncuların alanda yer alış durumu. Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri. Durum. Hal.
Berth : Palamarla bağlamak. Yatak. Demir yeri. Yatacak yer bulmak. Gemici ranzası. Yatak yer vermek. Açıklık. Rıhtıma yanaşmak. Limana girmek. Görev.
Office : Makam. Görev. Yazıhane. Ambar. İş. Dini tören. İma. Ajans. Ofis. Bölüm (orun).
Spot : Ayırt etmek. Görmek. Yerleştirmek. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Beneklemek. Alacalamak. Tiyatroda kullanılan, mercekli ve aynalı, parlak ışıklı, yüksek dirençli ışıklama aygıtı. ışıldaklarla sert ya da yumuşak yöresel ışık sağlanabilir. Kısa tanıtı. Benek benek olmak. Benek.
Place : Basamak. Sıra. Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Vermek (para). Sorumluluk. Makam. Yazdırmak. Mekan. Mevki.
Billet : Konaklama yeri. Çelik çubuk. Konaklatmak. Not. Kışla. Konak yeri. Ödev. Konaklatmak (askeri terim). Vazife. Baraka.
Situation : Görev. Vazife. Halet. Mevki. Yer. Konum. Hal. Durum. Şartlar.
Khalifat : Halife görevi veya hakimiyeti.
Caliphate synonyms : caliphates, khalifate, post, jurisdiction.
Caliphate ingilizce tanımı, definition of Caliphate
Caliphate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The office, dignity, or government of a caliph or of the caliphs.

Bu kısımda Caliphate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Caliphate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Caliphate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Caliphate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.