Callosity türkçesi Callosity nedir
Callosity ingilizcede ne demek, Callosity nerede nasıl kullanılır?
Callosities : Nasır tutma. Nasır.
Genu corporis callosi : Genu korporis kallozi. Truncus corporis callosi'nin ön ucunun alta doğru dönmesiyle oluşan diz.
Callosal : (anatomi) corpus callosum'a ait (beynin bir parçası). Kalozal.
Callose : Pütür pütür. Budaklı. Düğümlü. Sivilceli. Siğilli.
Callosus : Nasırlı, nasır gibi, sert derili. Kallozus.
Callousness : Aldırışsızlık. Duyarsızlık. Kalpsizlik. Katılık. Hissizlik. Nasırlılık. Aldırış etmeyiş. Nasır tutmuşluk. Vurdumduymazlık. Sertlik.
Callous body : Nasırlı cisim.
Corpus callosum : (anatomi terimi) iki beyin yarım yuvarı (beyinde) arasını bağlama ve iletişim kurma görevi olan sinir lifleri kütlesi. Korpus kallozum. Nasırsı cisim. Fissura longitudinalis cerebrinin tabanında, iki beyin hemisferini birbirine bağlayan, substantia albadan yapılmış oluşum, korpus kallozum. Korpus kallosum.
Callous hands : Kaba ve sertleşmiş eller.
Callous : Duyarsız. Nasırlı. Sertleşmiş. Duygusuz. Şefkatsiz. Katı yürekli. Duygusuzlaşmak. Hissizleşmek. Kaşarlanmış. Nasırlanmak.
İngilizce Callosity Türkçe anlamı, Callosity eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Callosity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Insensitivity : İzansızlık. Duyarsızlık. Duygusuzluk.
Calluses : Kırığın kaynamasına yardımcı olan madde.
Insensibility : Aldırışsızlık. Duygusuzluk. Duyarsızlık. Baygınlık.
Hardness : Cüret. Katı yüreklilik. Sertlik derecesi. Sağlamlık. Aksilik. Kimya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. İnatçılık. Yiğitlik. Su içinde çözünmüş toprak alkali metalleri derişimlerinin çeşitli ölçeklerde gösterilmesi. minerallerin ve başka katıların sertliklerinin çeşitli, uygun ölçeklerde gösterilmesi. Güçlük.
Accidie : Bıkkınlık. Uyuşukluk. İlgisizlik. Halsizlik. Cansızlık. Hareketsizlik. Kaygısızlık. Tembellik.
Unfeelingness : Sempatiden yoksunluk. Duygusuzluk. Katı yüreklilik. Sertlik. Duygudan ve histen yoksun olma durumu.
Impassiveness : İlgisizlik. Heyecansızlık. Duygusuzluk. Ağrıya duyarsızlık. Ruhsuzluk. Sakinlik. Kayıtsızlık. Vurdumduymazlık.
Anesthesia : Uyuşma. İlaçla, hastalıkla ya da hipnotizma ile canlılarda duygunun yok edilmesi; kısmen veya tamamen duygusuzluk, bilinçsizlik ya da baygınlık meydana getirilmesi. anestezi, narkotizasyon. Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması. Duyu yitimi. Uyuşturma. Duyu sinirlerinin ya da beyindeki duyu merkezlerinin herhangi bir nedenle duyum alamaması. Uyuşturum. Anestetik bir madde vererek vücutta kısmen veya tamamen duygunun yok edilmesi, anestezi, anestetizasyon, narkoz, narkotizasyon. Duyum yitimi.
Impassibility : Yaralanmaya duyarsızlık. Duygusuzluk. Ağrı veya acı çekmeye duyarsızlık.
Corn : Ekin. Tane. Tahıl tanesi. Yerel basınç uygulanan bölgelerde hiperkeratozis ve epidermis kalınlaşmasıyla belirgin iyi sınırlı, kabarık ve gri renkte deri kalınlaşması ve sertleşmesi, kallus, tilom. kemik çıkıntılarının bulunduğu diz, dirsek ve göğüs kemiği gibi bölgelerde daha çok görülür. Darı. Mısır viskisi. Tahıl. Et tuzlamak.
Callosity synonyms : callousness, anaesthesia, impassivity, callusing, callosities, corns, clavus, benumbedness, deadness, apathy, acedia, indifference, callus, dullness, insensitiveness, accidies, emotionlessness, keratosis, hardening, apathies, verruca.
Callosity zıt anlamlı kelimeler, Callosity kelime anlamı
Sensitivity : Göz, fotoğraf plağı, ışıkgöze (fotosellül) gibi alıcıların ışık ışınlarından ya da elektro - mağnetik dalgalardan etkilenme özelliği. Duygululuk. Bir duyarkatın ışıktan etkilenme, ışık etkisiyle gizli görüntü oluşturma yeteneğini anlatan genel terim. Bir uyarıma. karşılık, alınabilen tepkinin uyarıma oranı ile ölçülen nitelik. bir telsiz alıcısının, alınan dalgalara karşılık verebilme ölçüsü. Kararsızlık. Duyarlılık, hassaslık. bir serolojik testin aranan antikorların varlığını saptamada gerçek pozitifliği tespit etme oranı. Bir ölçme aracının ölçüm konusuna ilişkin ayrımcıkları saptama yeteneği, bk. duygunluk. Hassasiyet. Bir etkiye, uyarıya zaman ya da büyüklük bakımından verilen yanıt oranı. 2-çözümsel kimyada, kullanılan ayıraçla nitel ya da nicel olarak saptanabilecek en düşük nicelikteki özdek. aygıtların belli büyüklükteki değişiklikleri saptayabilme sınırı. Duyarlık.
Sensitiveness : Hassasiyet. Duygululuk. Duyarlık. Duyarlılık. Hassaslık. Alınganlık.
Callosity ingilizce tanımı, definition of Callosity
Callosity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A hard or thickened spot or protuberance. A hardening and thickening of the skin or bark of a part, eps. as a result of continued pressure or friction.

Bu kısımda Callosity kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Callosity ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Callosity anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Callosity ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.