Cantinier türkçesi Cantinier nedir
Cantinier ingilizcede ne demek, Cantinier nerede nasıl kullanılır?
Cantiniere : (fransızca'dan) askerler için matara veya yemek kabı taşıyan kadın (ordu).
Cantina : (güneybatı abd ve meksika'da kullanılan terim) bar. Taverna. Birahane. Meyhane. Bar veya şarap dükkanı anlamına gelen ve özellikle meksika'da yaygın ispanyolca bir ifade.
Cantinas : Birahane. Taverna. (güneybatı abd ve meksika'da kullanılan terim) bar. Bar veya şarap dükkanı anlamına gelen ve özellikle meksika'da yaygın ispanyolca bir ifade. Meyhane.
Canting : Yan yatırmak. Argolu konuşmak. İki yüzlü. Yapmacık konuşmak. Dindarlık taslayan sahte sofu. İkiyüzlülük etmek. Dilenmek. Eğmek. Meyletmek. Dönmek.
Cantingly : Sahte dindarlık tarzında. Din istismarcılığı yaparaktan. Yapmacık dindarlık kisvesi altında.
Cantilena : (müzik) yumuşak akışlı vokal veya enstrümantel pasaj.
Recanting : Vazgeçmek. Bırakmak. Caymak. Fikrini değiştirmek. Dönmek. Sözünü geri almak.
Incanting : Makamlı okumak. Anlatmak. Ezberden okumak. Sayıp söylemek. Şarkı söylemek. Ton vermek.
Cantilever : Çıkma. Konsol. Sundurma. Destek. Dirsekli. Konsol yapmak. Dirsekli bir kol. Dirsek. Manivela.
Decanting : Durultma işlemi. Şarabın sürahiye süzülerek tortularından arındırma işlemi. Tortularını almadan şarap dökme eylemi. Bir şişeden veya kaptan başka şişeye veya kaba dökme.
İngilizce Cantinier Türkçe anlamı, Cantinier eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cantinier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Barkeepers : Barmen. Barda içki ve kokteyl hazırlayan kimse.
Hotelman : Otel işletmecisi. Otel sahibi.
Hoteliers : Otel işletmecisi.
Landlord : Emlak sahibi. Toprak sahibi. Mal sahibi. Evini kiraya veren mal sahibi. Pansiyoncu. Yapı iyesi. Mülk sahibi. Arazi sahibi.
Saloonkeeper : Bar patronu. Barcı. Bar garsonu. Barmen.
Host : Bir parazitin veya enfeksiyöz etkenin hayatının tümünü veya bir kısmını içerisinde veya üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını veya korunmasını sağladığı hücre veya organizma. enfekte olmuş canlı. Bir asalağın hayatının tümünü ya da bir kısmını içinde ya da üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını ve korunmasını sağladığı organizma. Barındırmak. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ev sahibi. Çok sayı. Kutsanmış ekmek. Konakçı. (konsere maça vb) ev sahipliği yapmak. Konuk eden kimse.
Hotelier : Konakçı. Otel sahibi. Otel yöneticisi. Otel işletmecisi.
Publican : Vergi tahsildarı. Pub işleten kimse. Birahaneci. Barcı. Otel işleten kimse.
Barkeeper : Barda içki ve kokteyl hazırlayan kimse. Barmen.
Cantinier synonyms : innkeepers, barkeep, saloon keeper, innkeeper, hotelkeeper, bonifaces, barkeeps, publicans, innholder, boniface.

Bu kısımda Cantinier kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cantinier ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cantinier anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cantinier ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.