Cavies türkçesi Cavies nedir

  • Güney amerika'ya özgü kobay.
  • Kobaygiller.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kısa kuyruklu sert tüylü bir tür güney amerika kemirgeni.
  • Kobay.
  • Memeliler (mammalia) sınıfının, kemiriciler (rodentia) takımının, yalın dişliler (simplicidentata) alt takımının, oklu kirpimsiler (hystricomorpha) bölümünden, tabanları çıplak, kuyrukları çok kısa türleri olan bir familya.

Cavies ingilizcede ne demek, Cavies nerede nasıl kullanılır?

Cavia cobaya : Kısa kuyruklu ve küçük kulaklı küçük kemirgen. Gine domuzu.

Caviar : Aperatif ve meze olarak tüketilen tuzlanmış ve kürlenmiş balık yumurtası. Çoğunlukla mersin, kefal, alabalık, turna, inci kefali ve sazan balıklarının salamura edilmiş yumurtası. Balık yumurtası. Havyar.

Caviar to the general : Ortalamanın üzerinde. Vasatın üzerinde.

Caviare : Havyar.

Caviare to the general : Bilgisizlikten değeri bilinmeyen iyi şey.

Caviler : İtirazcı.

Caviled : Bahane aramak. Kusur bulmak. Kusur. İtiraz. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde). Bahane. Şikayetçi olmak.

Caviling : Kusur bulmak. Bahane aramak. Herşeyde kusur arayan. Bahane arama. Bahane arayan. Şikayetçi olmak. Eften püften.

Cavilled : Bahane aramak. Şikayetçi olmak. Kusur bulmak.

Caviller : İtirazcı. İtirazcı kimse.

İngilizce Cavies Türkçe anlamı, Cavies eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Cavies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pit : Ciltte iz bırakmak. Çukura koymak. Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm. Orkestra çukuru. Çekirdeğini çıkarmak. Çukurlar açmak (bir yerde). Ocak. Kuyu. Bir kattan daha çok sayıda katları bulunan büyük tiyatrolarda, taban katın arka kesiminde, ondan biraz dahà yüksekteki seyir yerlerinin tümü. Aşındırmak.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Karınca yiyen. Yer domuzu. Yerdomuzu.

Divot : Çim. Golf sahasında başarısız vuruşlarla kopan çimen parçası. Çimen. Çim parçası. Golfte acemice vuruşla kopan çimen parçası. Golfte yanlış yapılan atış sonrası kopan çimen parçası. Bir yerde (genellikle istemeyerek) çukurluk oluşturmak.

Hole : Coğrafya, fizik alanlarında kullanılır. Deşik. Deliğe sokmak. Bir yarıiletkenin buzsul örgüsünde bir eksicik yerinin boş kalması; örgüden başka eksiliklerin; buyeri doldurması bir akım oluşmasına eşdeğerdir. İn. Kovuk. Delik. Köşesine çekilmek. Derin yer. Delmek.

 

Guinea pig : Hint domuzu. Deneme tahtası. Kemiriciler (rodentia) takımının, kobaygiller (caviidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, kara, ak karışımı tüyleri uzun ya da kısa, kuyrukları yok gibi, kulakları çok kısa, güney amerika'dan dünyaya yayılmış ve bilimsel araştırmalarda deney hayvanı olarak kullanılan bir tür. Denek. Kobay faresi. Hintdomuzu. Gine domuzu.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Grot : Büyük mağara. Pislik. Mağara. Porno dergisi. İn. Porno dergi. Grotto. Adi şerefsiz. Ciğeri beş para etmez. Aşağılık herif.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Cavies synonyms : fire pit, tar pit, trou de loup, borrow pit, sawpit, barbecue pit, a site, hollow, a cells, aardwolf, formation, floor, a protein, abramis zone, cove, roof, acacia, grotto, abductor muscle, abacus bodies, cavy, cavern, geological formation, wall, a chromosome, aardvarks, stalactite, abo blood groups system, sandpit, quicksand, stalagmite.