Chancer türkçesi Chancer nedir
- Her fırsatta avantaj kazanan kimse.
- Fırsatçı.
- (ingiliz ingilizcesi) şansını deneyen veya bir çok risk alan kimse.
Chancer ingilizcede ne demek, Chancer nerede nasıl kullanılır?
Chanceries : Temyiz mahkemesi. Rektörlük. İngiltere'de baş mahkeme. Yüksek mahkeme. Kançılarya. Arşiv dairesi. Yargıtay.
Chancering : Fırsatçı.
Chancery : Temyiz mahkemesi. Rektörlük. Kançılarya. Yüksek mahkeme. Arşiv dairesi. Yargıtay. İngiltere'de baş mahkeme. Arşivler.
In chancery : Yargıtayda görülmekte olan dava. Kapana kısılmış. Çıkmazda. Müşkül durumda. Başı belada. Açmazda. Yüksek mahkemede görülen.
Ward in chancery : Mahkeme vesayetindeki çocuk. Vesayet altındaki kişi.
Chance of rain : Yağmur yağma olasılığı.
Chance customers : Geçici müşteriler.
Chance meeting : Tesadüf.
Chance of selection : Örneğe girme olasılığı. Bir örneklemede, örnek büyüklüğü ve tasarlanan seçme işlemine göre evren birimlerinin örneğe seçilme olasılığı, bk. örnek seçme.
Chance upon : Şans eseri bulmak. Karşılaşmak. Rastlamak. Tesadüf etmek. Rastlaşmak. Tesadüfen bulmak. Tesadüfen karşılaşmak. Rastlantı sonucu bulmak. Rastgelmek.
İngilizce Chancer Türkçe anlamı, Chancer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Chancer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Opening : Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının açıklık bakımından gösterdiği özellik: a ve e ünlülerinin genişlik dereceleri o ve ö, ı ve i ünlülerinden daha fazladır. bir dil sesinin özellikle bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: alfabe/alfābe, ayar/āyar, bayan/bāyan, yarın/yārın, dünya/dünyā, gafil/gāfil, marul/mārul, sevda/sevdā vb. burada ünlülerin kısa veya uzun söylenişlerinde, uzunluktan çok ağız açıklığı söz konusudur. Açıklık derecesi. Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık, ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği. ünlüleri açıklık bakımından a, e, o, ö, u, ü, ı, i biçiminde sıralamak mümkündür; a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz. bk. ve krş. genişleme, ünlü genişlemesi. Genişlik derecesi. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının genişlik durumu bakımından taşıdığı özellik a, e, o, ö, ünlüleri ile ı, i, u, ü ünlüleri açıklık dereceleri birbirinden farklı olan ünlülerdir. bk. genişlik derecesi || bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: ayar/ayar, bayan /bayan, yarın / yarın, dünya / dünya, gafil / gafil, marul / marul, sevda / sevda vb. Açıklık.
Temporizing : Zamana uyan. Zamana ayak uyduran. Uyku sersemliği. Uygun zamanı kollayan.
Section : Manga. Bölüm. Kol. Bölge. Kesim. Kesimlemek. Kısımlara ayırmak. Alt şube. Kesmek. Kesit.
Opportunist : Tırnaksız. Fırsatı değerlendiren kimse. Fırsat kollayan. Oportünist. Opurtunist. Fırsat düşkünü.
Temporizer : Uygun zamanı kollayan kimse. Zamana uyan kimse.
Pusher : Sürücü. Uyuşturucu satıcısı. Kaydırmacı. Sürgü. İtici. Torbacı. Bebek arabası. Kaydırma arabasını yönetmekte uzmanlaşmış kişi. İtici lokomotif.
Carpetbagger : İç savaş'tan sonra bir çıkar elde etmek için güney'e seyahat eden kuzeyli. Maceracı. Oportünist. Maceracı politikacı.
Say : Son söz. Varsaymak. Tekrarlamak. Söz. Okumak. Etmek (dua). Laf. Okumak (dua). Söylemek. Demek.
Chancer synonyms : fresh start, possibleness, brass ring, hunting ground, chancering, text, textual matter, possibility, carpetbaggers, temporizers, temporiser, opportunists, pushers, profiteers, shot, profiteer, subdivision, street, profiteered, opportunity, audience, room, clean slate, crack, occasion, day, throw, tabula rasa, hearing.
Chancer zıt anlamlı kelimeler, Chancer kelime anlamı
Impossibility : İmkansız şey. İmkansızlık. Tümdengelimci bilimlerde çıkarım yoluyla türetilmiş sornuçların öncülleriyle bağdaşmayışı ya da bir durumun gerçekleşmesinin mantıkça olamazlığı. Çıkmaz yol. Olanaksızlık. İmposibilite.
Decelerate : Yavaşlamak. Hız azaltmak. Yavaşlatmak. Hız kesmek. Hızı azalmak.
Dissimilate : Farklılaşmak. Bir kelimede birbiriyle ilgili iki sesi atlamak (sesbilim). Farklı yapmak. Farklılaştırmak. Farklı sesler çıkarmak. Farklı olmak.
Chancer antonyms : orientalise, denationalise, odourise, deconcentrate, de iodinate, demulsify, de ionate, detransitivize, focus, personalise, occidentalise, complicate, tire, brighten, destabilize, better, wet, odorize, nationalize, transitivize, demythologize, stabilise, awaken, cool, stiffen, stabilize, depersonalise, assimilate, decrease, centralize, activate, deoxidise, desensitize, accelerate, decontaminate, occidentalize, worsen, orientalize, increase, beautify, decentralise, dirty, dehydrogenate, hydrogenate, personalize, clarify, emulsify, concentrate, magnetise, dry, deoxidize, qualify, invalidate, dehumanize, inactivate, sensitize, sharpen, sensitise, strengthen, scramble, inflate, empty, decentralize, enable, demilitarise, heat, dull, darken, demilitarize, discolor, thin, centralise, clutter, magnetize, naturalize, loosen, rejuvenate, destabilise, depersonalize, nationalise, cause to sleep, denationalize, unstring, weaken, demagnetise, fill, quieten, begin, clean, deflate, simplify, wrong, disable, discharge, validate, tune, denazify, demagnetize, denaturalize, unscramble, mythologize, order.

Bu kısımda Chancer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Chancer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Chancer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Chancer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.