Chronical türkçesi Chronical nedir

Chronical ingilizcede ne demek, Chronical nerede nasıl kullanılır?

Chronical inflation : Süreğen enflasyon. Birbirini takip eden üç yıl boyunca yüzde yirmibeş ile yüzde elli oranları arasında gerçekleşen enflasyon.

Chronically : Kalıcı bir şekilde. Uzun bir zaman dilimi için. Müzmin olarak. Kronik bir tarzda.

Synchronical : Eşsüremli. Eşzamanlı.

Osteoarthritis chronica deformans : Osteoartritis kronika deformans. Kemik karakuşu.

Periostitis chronica ossificans : Ekzostoz, periostoz, hiperostoz ve osteofit adı altında tanımlanan periostun kronik ossifiye yangısı. Periostitis kronika ossifikans.

Tympania ruminis chronica recidivaria : Timpania ruminis kronika rezidivaria. Kronik nüksedici işkembe şişkinliği. Geviş getirenlerde kısa zaman içinde tekrarlanarak ortaya çıkan üst gaz keseli veya fermantasyonlu seyreden işkembe genişlemesiyle belirgin timpani, kronik nüksedici rumen timpanisi, kronik timpani, timpania ruminis kronika rezidivaria.

Mastitis apostematosa chronica : Kanal çevrelerinin tamamen bağ doku üremesiyle kaplandığı, deri altında ve parenkimde çok sayıda apselerin bulunduğu, süt kanalları ve boşluklarının tamamen daralıp tıkandığı, sütün yerini irinli sekresyonun aldığı meme yangısı biçimi. Mastitis apoztematoza kronika.

 

Endocarditis valvularis chronica : Kalp kapak hataları. Endokarditis valvularis kronika.

Chronic absence : Müzmin devamsızlık. Daimi süreli. Süreli devamsızlık. Süreli işe gelmeme. Bir iş yerinde çalışan işçilerin iş yerine sürekli olarak devam etmemeleri.

Chronic absenteeism : Sürekli işe gelmeme. İşçilerin bir işe gelmemelerinin sürekli durum göstermesi.

İngilizce Chronical Türkçe anlamı, Chronical eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chronical ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Annals : Tarihsel olaylar. Vakayiname. Tarih. Tarihi olaylar.

Chronicled : Kaydetmek (sırasıyla). Vakayiname. Kaydetmek. Kroniğini çıkarmak. Günün olayları. Tarih yazmak. Günlük tarih. Kronolojik yazılmış tarih. Kayıt.

Ironic : İstihzalı. İronik. Ters anlamlı. Alaylı. İnceden inceye alay eden. Alaycı.

Chronics : Eski. Sürekli. Berbat. Çok kötü. Süreğen. Kalıcı. Devamlı. Müzmin.

Obstinate : İnatçı. Anut. Dik kafalı. İnat. Domuz gibi. Direngen. Yüreği katı. Müzmin. Dik başlı.

Chronicling : Kayıt. Vakayiname. Tarih yazmak. Günün olayları. Kroniğini çıkarmak. Kaydetmek. Tarih. Günlük tarih. Kronolojik yazılmış tarih. Kaydetmek (sırasıyla).

Incongruous : Yersiz. Uygunsuz. Tutarsız. Saçma. Bağdaşmaz. İnsicamsız. Birbirine uymayan. Uyumsuz. Farklı. Acayip.

Inveterate : Kökleşmiş. Müptela. Müzmin. Düşkün. Yerleşmiş. Bağımlı. Köklü. Tiryaki. Alışmış.

Chronicle : Olguluk. Günlük. Vakayiname. Günün olayları. Tarih yazmak. Kaydetmek. Olayların zaman sırasına göre yazılmış bulunduğu bir tür tarih yapıtı. Kroniğini çıkarmak. Kronolojik yazılmış tarih.

 

Degenerative : Bozulma eğilimi olan. Yozlaştırıcı. Dejenerasyonla ilgili, dejenerasyon oluşturan, dejenerasyona ait veya ona neden olan. Ruhsal veya fiziksel işlevlerigiderek bozmaya neden olma eğiliminde olan (örneğin, dejeneratif hastalık). Dejeneratif.

Chronical synonyms : chronic.

Chronical zıt anlamlı kelimeler, Chronical kelime anlamı

Congruous : Yerinde. Uyumlu. Ahenkli. Yakışır. Münasip. Uygun.

Acute : Sivri. Keskin. Şiddetli. Açıkgöz. Ağır. Zeki. İlerlemiş. Güçlü. Aşırı. Dar (açı).

Chronical ingilizce tanımı, definition of Chronical

Chronical kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Chronic.