Chronicled türkçesi Chronicled nedir
- Kaydetmek (sırasıyla).
- Tarih.
- Kayıt.
- Kronik.
- Günün olayları.
- Tarih yazmak.
- Kronolojik yazılmış tarih.
- Kaydetmek.
- Kroniğini çıkarmak.
- Günlük tarih.
- Vakayiname.
Chronicled ingilizcede ne demek, Chronicled nerede nasıl kullanılır?
Chronicle play : Üstünkörü bir şekilde tarihi olaylara dayanan drama. Kronolojik oyun.
San francisco chronicle : San fransisko günlüğü. Kaliforniya'da (abd) yayınlanan büyük günlük gazete.
Chronicle : Kayıt. Kronolojik yazılmış tarih. Kronik. Günlük tarih. Olayların zaman sırasına göre yazılmış bulunduğu bir tür tarih yapıtı. Tarih. Olguluk. Kaydetmek (sırasıyla). Günlük. Günün olayları.
Chronicler : Kronikleri derleyen kimse. Vakanüvis. Tarihçi.
Chroniclers : Vakanüvis. Tarihçi. Kronikleri derleyen kimse.
Chronic absenteeism : Sürekli işe gelmeme. İşçilerin bir işe gelmemelerinin sürekli durum göstermesi.
Chronic absence : Süreli işe gelmeme. Süreli devamsızlık. Müzmin devamsızlık. Bir iş yerinde çalışan işçilerin iş yerine sürekli olarak devam etmemeleri. Daimi süreli.
Chronic athrophic endometritis : Uzun süre devam eden kronik endometritisler sonucunda döl yatağının işlevini kaybederek atrofiye olduğu endometriyumun yangısı. Kronik atrofik endometritis.
Chronic appendicitis : Kronik apandisit.
Chronic brochiolitis emphysema complex : Kronik obstrüktif akciğer hastalığı. Kronik bronşiolit-amfizem kompleksi.
İngilizce Chronicled Türkçe anlamı, Chronicled eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Chronicled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Obstinate : Müzmin. İnatçılık etmek. İnat. Dik kafalı. İnatçı. Yüreği katı. Anut. Dik başlı. Domuz gibi.
Biography : Yaşamöyküsü. Bir kişinin yaşamöyküsü. tanınmış bir kişinin yaşamöyküsünü anlatan yazı ya da kitap. Biyografi. Biyografya. Yaşam öyküsü. Özgeçmiş.
Inscription : Bir anıyı kuşaktan kuşağa geçirmek için üzerine yazı kazılan ağaç, maden ya da taş. Yazı. Tarih, ekonomi alanlarında kullanılır. Yazıt. Kitabe. Tescil. Girişimin tüm ya da bazı çalışmalarını kapsayan ya da tanıtlayan, bir işelmi, bir sayışımı, kapsayan yazılık ya da belge. İbare. Yazılım.
Enrolments : Sicil. Kaydetme. Kütük. Kaydolma. Kayıt toplamı. Yazılma. Başvurma. Askere alma. Yazma.
Calendar : Zamanı yıllara, mevsimlere, aylara ve günlere ayırmak için uygulanan dizge. zaman ve zaman sırası ile ilgili bilgileri kapsamak üzere düzenlenen türlü biçimdeki yazılar. Bilgisayar, coğrafya, uzay, tarih alanlarında kullanılır. Takvim. Günbilgisi. Liste. Almanak. Mahkeme günü. Ruzname (farsça). Yıllık.
Caring : Sempatik. İlgi gösteren. Şefkatli. İlgili. Yardımsever. Önemseme. Umur. Alaka gösteren.
Enlists : (destek) sağlamak. Askere kaydolmak. Askere almak. Katılım sağlamak. Sağlamak (destek). Gönüllü yazılmak. Kaydolmak. (destek veya yardım vb) sağlamak. Askere yazmak.
Era : Uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Dönem. Tarih başlangıcı. Asır. Gökbilim olaylarına ve kanunlarına dayanarak yapılan zaman hesabı. Çağ. Çığır. Zaman. Tarih hesabı.
History : Eğitim, tarih alanlarında kullanılır. Tarihçe. Kayıtlar. Geçmiş. İnsanların, üyesi bulundukları toplumu etkileyen eylemlerinden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar arasındaki nedense! ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri araştırıp gösteren bilim. bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz: 29 ekim 1923, türkiye cumhuriyetinin kurulduğu tarihtir. 3-tarih kitabı: cevdet paşa'nın osmanlı tarihi; naima tarihi. Öykü. Gelişim aşmaları. Hikaye. Ulusların geçmişte oluşturdukları kültür ürünlerini, yaptıkları savaşları, kurdukları siyasal ve ekonomik ilişkileri yöntemli bir biçimde inceleyen, geçmişe değgin olayları yer ve zaman göstererek gerçeğe uygun biçimde açıklayan bilim dalı. öğrencilere tarih bilincini kazandırmak, gerek kendi uluslarının gerek öteki ulusların tarih boyunca gösterdikleri ilerlemeler üzerinde bilgi edinmelerini sağlamak amacıyla ilk ve orta dereceli okullarda okutulan ders.
Put down : Yüklemek. Kısmak. Denetim altına almak. Eleştirmek. Bastırmak. Yazmak. Değer biçmek. Yere koymak. Not etmek. Sanmak.
Chronicled synonyms : ancient history, historical paper, historical record, historical document, enlisting, etymology, date, enlistments, attention, allude, life, entries, conscribe, story, histories, chronological record, catalogize, inveterate, account, chronical, life story, enrollment, enlistment, chart, check in, checkin, record, epoch, chronics, storying, chronicle, annals, condition.

Bu kısımda Chronicled kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Chronicled ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Chronicled anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Chronicled ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.