Biography türkçesi Biography nedir

Biography ile ilgili cümleler

English: A good biography is interesting and instructive.
Turkish: İyi bir özgeçmiş, ilgi çekici ve öğreticidir.

English: He wrote a biography of a famous poet.
Turkish: O, ünlü bir şairin biyografisini yazdı.

English: Ali is writing an autobiography.
Turkish: Ali bir otobiyografi yazıyor.

English: Have you finished reading the biography of Jobs?
Turkish: Jobs'un biyografisini okumayı bitirdin mi?

Biography ingilizcede ne demek, Biography nerede nasıl kullanılır?

Auto biography : Örnekolay incelemesinde örnek birimlerin yaşam öykülerini saptamak üzere başvurulan ve kendi yaşam geçmişlerine ilişkin olan açıklamaları. Özgeçmiş.

Autobiography : Kılavuzluk çalışmalarında, bireyin kendini ve sorunlarını nasıl gördüğüne ilişkin değerli bilgiler elde etmeye yarayan kişisel yaşamöyküsü. Bir kişinin yaşamöyküsünü kendi kaleminden veren yapıt. Özgeçmiş. Öz-yaşam öyküsü. Öz geçmiş. Özyaşam öyküsü. Özyaşamöyküsü. Otobiyografi. Kendi hayat hikayesi.

Biograph : Eski model film göstericisi. Biyografi.

Biographer : Biyografi yazarı. Yaşam öyküsü yazan.

 

Biographers : Yaşam öyküsü yazan. Biyografi yazarı.

Biographical data : Örnekolay incelemesi ya da bireysel görüşmelerde gözlem konusu olan kişilerin yaşamlarına, geçmişlerine ilişkin sözlü ve yazılı veriler. Yaşam verileri.

Biographical : Biyografik.

Biographical note : Biyografik not.

Biographies : Yaşam öyküsü. Biyografi.

Autobiographer : Otobiyografisini yazan kimse. Otobiyograf yazan. Otobiyografi yazarı.

İngilizce Biography Türkçe anlamı, Biography eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Biography ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Life story : Yaşam geçmişi. Örnekolay incelemesinde başlıca bilgi kaynağı olarak başvurulan ve bir sorunun taşıyıcısı olan bireylerin yaşam süreçlerini tüm ayrıntılarıyla çözümlemeye dayanan yaşam belgesi. Hayatın bir kısmı. Birinin tüm hayatının öyküsü. Hayatın bir bölümü. Yaşam hikayesi. Hayat hikayesi.

History : Kayıtlar. İnsanların, üyesi bulundukları toplumu etkileyen eylemlerinden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar arasındaki nedense! ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri araştırıp gösteren bilim. bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz: 29 ekim 1923, türkiye cumhuriyetinin kurulduğu tarihtir. 3-tarih kitabı: cevdet paşa'nın osmanlı tarihi; naima tarihi. Öykü. Gelişim aşmaları. Ulusların geçmişte oluşturdukları kültür ürünlerini, yaptıkları savaşları, kurdukları siyasal ve ekonomik ilişkileri yöntemli bir biçimde inceleyen, geçmişe değgin olayları yer ve zaman göstererek gerçeğe uygun biçimde açıklayan bilim dalı. öğrencilere tarih bilincini kazandırmak, gerek kendi uluslarının gerek öteki ulusların tarih boyunca gösterdikleri ilerlemeler üzerinde bilgi edinmelerini sağlamak amacıyla ilk ve orta dereceli okullarda okutulan ders. Tarihçe. Hikaye. Eğitim, tarih alanlarında kullanılır. Tarih. Geçmiş.

 

Story : Söylenti. Henüz oyunluk biçiminde işlenmemiş bir film konusuna verilen yazınsal biçim. bir film tamamlandıktan sonra, bu filmin konusundan çıkarılan ve çeşitli amaçlarla kullanılan yazınsal biçimi. Konu. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm. bu yolda saptanmış olan nesne. öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu. Makale. Masal. Efsane. Tarih. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kıtır.

Life history : Hal tercümesi. Yaşam tarihi. Bir kişinin hayat öyküsü. Tercümeihal. Hayat hikayesi.

Backgrounds : Fon. Sosyal çevre. Zemin. Geri plan. Geçmiş. Geçmiş deneyimler. Arka plan.

Background : Zemin. Ardyöre. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir sayaç algıcına, incelenen bir ışımetkin kaynak dışından gelen asalak ışınların yol açtığı saymalar. Arka plan. Sosyal çevre. Artyetişim. Fon. Geçmiş. Geri.

Autobiography : Öz-yaşam öyküsü. Özyaşamöyküsü. Kılavuzluk çalışmalarında, bireyin kendini ve sorunlarını nasıl gördüğüne ilişkin değerli bilgiler elde etmeye yarayan kişisel yaşamöyküsü. Özyaşam öyküsü. Bir kişinin yaşamöyküsünü kendi kaleminden veren yapıt. Otobiyografi. Kendi hayat hikayesi. Öz geçmiş.

Lives : Canlı organizma. Hayat. Hapis eczasına çarptırılan hayat (argo terim). Bir şeyin var olduğu veya işlevini yerine getirdiği dönem. Ömür. Ömürler. Hayatlar. Hayatta olma durumu (büyüme, üreme, vs. ile açıkça görülen). Yaşamlar.

Bio : Diri. Hayat. Yaşamla ve canlı şeylerle ilgili. Biyo. Öz. Canlı. Yaşam. Öz (yunanca).

Biography synonyms : curriculum vitae, chronicle, biograph, profile, account, autobiographies, life, resumé, hagiography, profiles, auto biography, biographies, memoir, memoirs.

Biography ingilizce tanımı, definition of Biography

Biography kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The written history of a person`s life.