Cilve nedir, Cilve ne demek

Cilve; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Cilve" ile ilgili cümle

  • "Romantik devirlerde bu nevi cilvelere aşk mâni olurdu, şimdi de kültür." - P. Safa

Cilve hakkında bilgiler

Cilve, şirin görünmek için takınılan hal tavır ve davranışlardır.

Cilve anlamı pek çok kişi için yanlış bilinen bir sözlüktür. Genellikle cilvenin cinsel çekicilik için yapılmış olan hali olan işve ile karıştırılır. Anlamını nazlanmak ya da naz ile karıştıranlar da vardır. Cilve sadece kadınlara ait bir hal değildir. Çocuklar doğal olarak cilveler yaparlar. Güzel cilve yapan için "cilve kutusu", "cilveli" denir. Cilve yazılı edebiyatta ve halk edebiyatında sık kullanılan bir sözcüktür. Birçok türkü cilve ve cilveli üzerinedir.

Cilve ile ilgili Cümleler

  • Üstüne üstlük, bu da feleğin cilvesi!
  • Aranızda yabancılarla cilveleşen biri var mı?

Cilve anlamı, kısaca tanımı:

Davranış : Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket.

Cilve yapmak : Nazlanmak, kırıtmak.

Cilvebaz : Cilveli.

Cilvekar : Cilveli.

Cilvelenmek : Cilve yapmak.

 

Cilveleşmek : Karşılıklı cilve yapmak. Birbirine çok yakın arkadaşmış gibi takılmak.

Cilveli : Cilvesi olan, cilve yapan, cilvekâr, cilvebaz.

Cilvesiz : Cilvesi olmayan.

Eşeğe cilve yap demişler çifte atmış : "kaba ve ahmak kişinin hoşa gitsin diye söylediği sözler ve yaptığı işler, kaba ve incitici olur" anlamında kullanılan bir söz.

Kırıtma : Kırıtmak işi, cilve, işve.

Görünme : Görünmek işi.

Ortay : Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi). Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).

Çıkma : Eski, kullanılmış. Çıkmak işi. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Çıkmış. Desteklemek amacıyla verilen para.

Tecelli : Tanrı'nın insanlarda ve doğada görünmesi. Belirme, görünme, ortaya çıkma, zuhur etme, meydana çıkma. Alın yazısı, kader.

Şirin : Sevimli, cana yakın, tatlı, hoş.

Görünmek : İzlenim uyandırmak. Görülür duruma gelmek, görülür olmak, gözükmek. Azarlamak. Benzemek, görünüşünde olmak. Gözdağı vermek.

Cilve urmak : Gösteriş yapmak, cilve ile kendini göstermek

Cilvegözü : Hatay kenti, Reyhanlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Cilvelenme : Cilvelenmek işi.

Cilveleşebilme : Cilveleşebilmek işi.

Cilveleşebilmek : Cilveleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Cilveleşme : Cilveleşmek işi.

Cilvenaz : 5. Bir kız ismi olarak anlamı; Cilveli, nazlı.

Cilvesaz : 5. Bir kız ismi olarak anlamı; Cilve yapan, cilveli.

Diğer dillerde Cilve anlamı nedir?

İngilizce'de Cilve ne demek? : n. coquetry, coquettish airs, archness, manifestation

Fransızca'da Cilve : manières, agacerie [la]

Almanca'da Cilve : n. Gefallsucht

Rusça'da Cilve : n. прелесть (F), кокетство (N), заигрывание (N), жеманство (N), лукавство (N)