Concerned türkçesi Concerned nedir

Concerned ile ilgili cümleler

English: Ali is concerned about his health.
Turkish: Ali sağlığı hakkında endişe duymaktadır.

English: Ali gave Mary a concerned look.
Turkish: Ali Mary'ye endişeli şekilde baktı.

English: Ali is concerned about funding.
Turkish: Ali fonlama hakkında endişeli.

English: Ali is concerned about his safety.
Turkish: Ali güvenliği hakkında endişeli.

English: A carbon footprint is the amount of carbon dioxide pollution that we produce as a result of our activities. Some people try to reduce their carbon footprint because they are concerned about climate change.
Turkish: Bir karbon ayakizi bizim faaliyetlerimizin bir sonucu olarak ürettiğimiz karbondioksit kirlenmesinin miktarıdır. Bazı insanlar iklim değişikliğinden endişeli olduğu için karbon ayakizlerini azaltmaya çalışıyorlar.

Concerned ingilizcede ne demek, Concerned nerede nasıl kullanılır?

Concerned oneself with : -ile meşgul olmak. -ile ilgilenmek. Karışmak. -ile yakından ilgilenmek.

Concerned parties : İlgili taraflar.

Be concerned about : -den endişe duymak. Kaygılanmak. İle ilgili kaygılanmak. (birini vb) merak etmek. -den kaygılanmak. Merak etmek. -den dolayı kaygılanmak. İle ilgili rahatsız ve kaygılı olmak. Endişe duymak. -den kaygı duymak.

 

Be concerned with : Alakadar olmak. İlgili olmak.

The concerned parties : İlgili taraflar. Konu ile ilişkili taraflar.

The parties concerned : İlgili taraflar.

As far as i am concerned : Bence. Bana gelirse. Gördüğüm kadarıyla. Bildiğim kadarıyla. Bana kalırsa. Anladığım kadarıyla. Yanlış hatırlamıyorsam. Bana gelince.

Be concerned : Umrunda olmak.

As far as he is concerned : Ona sorarsan. Ona göre. Ona kalırsa. Onunla ilgili olarak.

Concernedly : Endişeyle. Kaygılanarak. İlgili bir şekilde. Merakla. Meşgul olarak. İlgisi olan bir şekilde.

İngilizce Concerned Türkçe anlamı, Concerned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concerned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Off hook : Bağlı. Açık telefon. Telefonu kapatmamış. Kullanımda.

Busiest : Faal. Yoğun. En meşgul. İşlek.

Attached : Yapışık. Bağlı. Sevgiyle bağlı. Bitişmiş. İlişik. İlişikteki. Bitişik. Eklenmiş. Takılı.

Flustered : Heyecanlı. Canı sıkılmış. Tedirgin. Kızışmış. Kızıştırılmış. Allak bullak olmuş. Kafası karışmış.

Dubio : Kuşkulu. Belirsiz.

Haunted : Hayaletli. Kem. Tekin olmayan. Lanetli. Perili. Cinli. Kötü. Nazarı değen.

Attendant : Bakan. Görevli memur. Eşlik eden. Akıbet. Bağlı. Yardımcı. Hizmetli. Beraberinde olan.

Caring : Kayıt. Alaka gösteren. Umur. Yardımsever. İlgi gösteren. Şefkatli. Önemseme. Sempatik.

Disconcerting : Sıkıcı. Telaşlanma. Endişelenme. Endişelendirici. Telaşlı. Rahatsız edici. Şaşırtıcı. Beklenmedik.

Fearfuller : Dehşet verici. Korku verici. Hürmetli. Korku veren. Ürkek. Ödlek. Korkunç. Saygılı. Korkulu.

 

Concerned synonyms : taken up, turned on, attending, consumed, on pins and needles, exasperated, fearful, fretted, relevant, fraughts, afraid, apprehensive, cliffhanging, appertaining, assignors, dependant, intent, companionable, fullest, in gear, taking care, troubled, connected, occupied, pertinent, set on edge, conference, obsessed, took care, solicitous, preoccupied, engrossed, ministrant.

Concerned zıt anlamlı kelimeler, Concerned kelime anlamı

Untroubled : Durgun. Endişesiz. Kaygısız. Dertsiz. Rahat. Sıkıntısız. Sakin.

Inattentive : Özensiz. Dikkatsiz. Bakar kör. Dikkat etmeyen. Önemsemez. İhmalci. İtinasız. Gafil. Özen göstermeyen. Dalgın.

Unconcerned : Kaygısız. İlgisiz. Kayıtsız. Aldırmaz.

Concerned antonyms : uninvolved.

Concerned ingilizce tanımı, definition of Concerned

Concerned kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Disturbed. Troubled. Solicitous. As, to be much concerned for the safety of a friend.