Constringency türkçesi Constringency nedir
Constringency ingilizcede ne demek, Constringency nerede nasıl kullanılır?
Constringent : Büzücü. Sıkıcı.
Constringe : Sıkmak. Büzmek. Sıkılaşmak. Germek. Kasılmaya neden olmak.
İngilizce Constringency Türkçe anlamı, Constringency eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Constringency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cricks : Adale kasılması. Kriko. Vidalı kriko. Boyun tutulması. Tutulma.
Cricking : Kriko. Boyun tutulması. Tutulma. Adale kasılması. Vidalı kriko.
Compressions : Kompresyon. Basınç. Özetleme. Kısaltma. Tazyik.
Anamorphosis : Şekilsiz resim (çarpık görünüm). Şekilsiz remim yaratma yöntemi. Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi. Gelişim döneminde bir şekilde başka bir şekle girmek (bitki bilimi). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şekilsiz resim. Anamorfoz.
Contingence : Şans. Temas. Değme. Bitişme. Olasılık.
Image compression : Görüntü sıkıştırma. Fotoğraf sıkıştırma. Fotoğrafın kalitesine zarar vermeden bir fotoğrafın boyutunu küçültme. İmaj sıkıştırma. Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi. İmge sıkıştırma. Görüntü sıkıştırması. Görüntü basması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Crimping : Kıvırcıklama. Kenar kıvırma. Tufal kırma. Kıvırmak. Engellemek. Yarmak (et). Durdurmak. Kıvırcıklaştırma. Katlamak. Askere almak.
Compression : Basma. Kompresyon. Sıkıştırma; bir oluşum üzerine onu sıkıştıracak biçimde dışarıdan baskı yapma. sıkışma; dışarıdan baskı sonucu sıkışma; tazyik altında kalma. Kısaltma. Bilgisayar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özetleme. Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi. Basınç. Basınçlandırma.
Horizontal compression : Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yatay sıkıştırma. Yatay kompresyon.
Compaction : Sıkıştırmak. Sıkıştırma işlemi. Sıkışma. Derleyip toplama. Sıkıştırılmış olma durumu. Kompaksiyon. Yoğunlaşma. Tıkızlaştırma.
Constringency synonyms : occurrent, appeasement, quietuses, swagger, crick, convulsions, convulsion, natural event, repression, coarctation, dependance, grilling, spasms, extinguishment, dependence, impaction, jerk, quietus, depression, happening, damping, firming, rigors, ana morphic compression, spasm, compactions, repressions, contraction, froissement, appeasements, hubris, compacting, anamorphic process.

Bu kısımda Constringency kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Constringency ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Constringency anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Constringency ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.