Crisscross türkçesi Crisscross nedir

  • Aksine.
  • Çaprazlama gidip gelmek.
  • Çapraz çizgili.
  • Hatlarını çizmek.
  • Çaprazlama kesişen doğrular.
  • Çapraz kesişen çizgiler oluşturmak.
  • Çapraz çizgiler çizmek.
  • Çaprazımsı.
  • Çapraz kesişen doğrular.
  • [#ters Tersine].
  • Çaprazlama kesişen doğrular çizmek.
  • Hatların çizilmesi.
  • Taramak.
  • Çaprazlama işaret.

Crisscross ingilizcede ne demek, Crisscross nerede nasıl kullanılır?

Crisscrossed : Çapraz giden. Hatları çizilmiş. Çaprazlama gidip gelmek. Çapraz çizgiler çizmek.

Crisscrosses : Çaprazlama kesişen doğrular çizmek. Çapraz çizgiler çizmek. Çapraz kesişen doğrular. Hatlarını çizmek. Taramak. Çapraz kesişen çizgiler oluşturmak. Çaprazlama gidip gelmek. Çaprazlama işaret. Çaprazlama kesişen doğrular. Hatların çizilmesi.

Crisscrossing : Çaprazlama kesişen doğrular. Çapraz kesişen çizgiler oluşturmak. Hatların çizilmesi. Hatlarını çizmek. Çaprazlama işaret. Çapraz çizgiler çizmek. Çaprazlama gidip gelmek. Çaprazlama kesişen doğrular çizmek. Çapraz kesişen doğrular. Taramak.

İngilizce Crisscross Türkçe anlamı, Crisscross eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crisscross ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Backwardly : Gerileyen bir şekilde. Geç kalmış bir halde. Geriye doğru. İsteksizce. Azalan bir şekilde. Çekingen bir şekilde. Yavaş kavrayan bir halde. Geç bırakılmış bir şekilde. Geriye doğru bir biçimde.

 

Combs : Kaşağılamak. Aramak. Arayıp taramak. Ayırmak.

Crisscrossed : Çapraz giden. Hatları çizilmiş.

Backwards : Arkaya. Geriye doğru. Geçmişe. Arka tarafa. Ters. Ters olarak. Geri geri. Geriye. Geri.

Contrarily : İnatla. Bilakis.

Exact opposite : Tam zıttı. Bilakis. Tamamen zıt. Tam tersi. Olumsuz.

Cover : Maskelemek. Yetmek. Üstünü kapatmak. Karşılık. Güvence. Almak. İnanca. kağıt para karşılığı değerli maden. herhangi bir nesnenin karşılığı olan para. Bastırmak. Tecimsel bir işlemde dokuncayı önlemek amacıyla ayrılacak karşılama payı. Örtü.

Groom : Bakmak. Damat. Atlara bakan kişi. Yetiştirmek. Eğilmek. At bakıcısı. Seyis. Bir işe hazırlamak. Tımarlamak.

Dredges : Üzerine serpmek. Tarakla temizlemek. Tarak makinesi kullanmak. Dibini taramak (deniz veya ırmak vb'nin). Yiyeceğin üzerine serpmek. (ırmak vb) tarakla temizlemek. Serpiştirmek. Dibini taramak. Taraklamak.

Crisscross synonyms : crisscrosses, contra, get over, against the grain, contrary, crosses, counter to, in contradiction, comb out, pass over, reticular, contrariwise, heckle, athwart, crosshatches, at variance, comb, drags, track, in contradistinction for, dredged, traverse, crosshatch, dragged, contras, cross, in comparison with, contrary to, crisscrossing, by contrast with, crossways, grooms, cut through.

Crisscross zıt anlamlı kelimeler, Crisscross kelime anlamı

Crisscross antonyms : nonreticulate.

Crisscross ingilizce tanımı, definition of Crisscross

Crisscross kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In a way to cross something else. Crossing one another at various angles and in various ways. To mark or cover with cross lines. In opposite directions. As, a paper was crisscrossed with red marks. A mark or cross, as the signature of a person who is unable to write.