Dağın nedir, Dağın ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çitlembik ağacı ve meyvesi.

Dağın ile ilgili Cümleler

  • Dağın zirvesi karla kaplı.
  • Yaklaşık olarak yarın bu zaman, Fuji dağına tırmanıyor olacağız.
  • O yaklaşık yarın bu zamanda Zao dağında kayıyor olacak.
  • Çocukların odası dağınık.
  • Dağın zirvesine ulaşmayı başardılar, ama geri inerken bir kaza geçirdiler.
  • Fuji dağının tepesi karla kaplıydı.
  • Fuji dağının zirvesi karla kaplıydı.
  • Dağınık giyindi.
  • Dağın zirvesi taze karla kaplı.
  • Dağın tepesi, yaklaşık olarak deniz seviyesinin 2000 metre üzerindedir.
  • Dağın zirvesi karla örtüldü.
  • Hava açıkken Fuji dağını uzaktan görebiliriz.
  • Ali her zaman dağınıktı.

Dağın ile ilgili Atasözü veya Deyim

allah dağına göre kar verir : “Tanrı herkese dayanabileceği ölçüde sıkıntı verir” anlamında kullanılan bir söz.

dağda bağın var, yüreğinde dağın var : “malı, mülkü veya evladı olanlar kaygı ve tasadan uzak olamazlar” anlamında kullanılan bir söz.

görünen köyün (veya dağın) uzağı olmaz : “bir durumun nasıl sonuçlanacağı belli olduktan sonra bu sonuç çok geçmeden gerçekleşir” anlamında kullanılan bir söz.

her dağın derdi kendine göre : “herkesin kendi durumuna bağlı olarak sorunları vardır” anlamında kullanılan bir söz.

 

tavşan dağa küsmüş de dağın haberi olmamış : “önemsiz kişi, önemli kişiye küsse önemli kişinin umurunda bile olmaz” anlamında kullanılan bir söz.

Dağın tanımı, anlamı

Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı]

Dağınıh : Dağınık.

Dağınık aydınlatma : Görünçlüğün dağınık ışıkla aydınlatılması.

Dağınık faz : İçdüzey içinde, dağınmış olarak çökelmiş faz.

Dağınık ısım : Tek-renk ışıma çevreden karışan değişik dalga boylu ışımlar.

Dağınık satın alma : Bir malı küçük parçalar halinde ya da az olarak alma.

Dağınık satış ederi : Ufak bölüntülerle satılan mallara ilişkin eder.

Dağınık satma : Tecimsel bir malı teker teker ya da küçük bölüntülü niceliklerle satma.

Dağınık tepki : Canlının, dışarıdan gelen bir uyarıma karşı, bütün örgenlerinde gösterdiği yaygın tepki.

Dağınık yansıma : Işığın pürüzlü yüzeylerden tüm doğrultulara yansıması.

Dağınık yerleşme : Kırsal yerleşmede köyü oluşturan yapıların yereye, kimi birkaç yüz metreye ulaşabilen boşluklarla dağılması. Toplu yerleşmedekinin tersine, yapıların tek tek ya da ikişer üçer kümecikler biçiminde, aralarına geniş boş alanlar girmiş olarak birbirlerinden uzak yerlerde kurulması sonucunda ortaya çıkan yerleşme düzeni. Böyle bir yerleşme düzeninin oluşmasını gerçekleştirmeyi amaçlayan kentbilim kuralı.

Dağınıkcı : Dağınık olarak mal satan.

Dağınıkcılık : Malın doğrudan doğruya tüketiciye bölüntülü olarak satılması.

 

Dağınım : Bir katı fazın, bir sıvı ya da başka bir katı faz içinde, az çok eşit aralıklarla, dağınık olarak bulunması durumu.

Dağınım sertleşmesi : Alaşımlarda, çökeltilerin dağınım düzgünlüğünden doğan sertleşme olayı.

Devimsel dağınıklık : Gelişimin doğumu izleyen basamağında beden devimlerinin belirli ve amaçlı olmaktan çok genel ve dağınık olması durumu.

Dönel dağıntı : Dağıntının özdeciksel dönmeye ilişkin kesimi.

Edimsiz dağıntı : Bir dizgenin, genellikle sıcaklıktan bağımsız bir çarpan olan ve ısı sığasına katkısı bulunmayan dağıntısı.

Saltık sıfır dağıntısı : Isıldirik bilgisinin üçüncü yasasına göre saltık sıfır noktasında dengede bulunan bir dizgenin dağıntısı.

Dağınık : Geniş bir alana yayılmış olan. Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız. Düşüncelerini toparlayamayan. Düzeni bozuk, düzensiz, karışık. Hoş görünmeyen, uyumsuz.

Dağınık gözenek : Ağaç başkesitindeki gözeneklerin dengeli düzende dağılım gösterme durumu.

Dağınık ışık : Bir sahnenin genel olarak aydınlanmasını sağlayan veya sahnenin aydınlanma derecesini artırmakta kullanılan ışık.

Dağınıkça : Biraz dağılmış, dağınık gibi.

Dağınıklık : Dağınık olma durumu.

Dağıntı : Karışık, gelişigüzel atılmış öteberi.

Diğer dillerde Dağıltı evresi anlamı nedir?

İngilizce'de Dağıltı evresi ne demek ? : dispersed phase