Diabase türkçesi Diabase nedir

Diabase ingilizcede ne demek, Diabase nerede nasıl kullanılır?

Adiabat : Adiyabat. Adyabat.

Adiabatic : Isı kaybı olmadan meydana gelen (fizik, kimya). Adiyabatik. Yalıtılmış. Dışarısıyla herhangi bir özdek ya da erke iletimi olmadan yapılan (işlem). Fizik, kimya alanlarında kullanılır. İzantropik. Isısız. Isı iletmeyen. Issız. Çevreleriyle ısı türünde erke alışverişinde bulunamayacak biçimde yalıtılmış dizgelerin ortak niteliği.

Adiabatic calorimeter : Adiyabatik ışınölçer. Adyabatik kalorimetre. Adiyabatik kalorimetre.

Adiabatic change : Adiyabatik değişim. Adyabatik değişim.

Adiabatic change of condition : Adiyabatik durum değişimi.

Adiabatic gradient : Adiyabatik eğim. Adyabatik gradyan. Adiyabatik gradyan.

Adiabatic compression : Adyabatik sıkıştırma. Adiyabatik sıkıştırma.

Adiabatic cooling : Adiyabatik soğulma. Isısız soğutma. Adiyabatik soğutma. Adyabatik serinlik.

Adiabatic heat drop : Adiyabatik ısı düşüşü.

Adiabatic demagnetization : Adiyabatik mıknatıslık giderme.

İngilizce Diabase Türkçe anlamı, Diabase eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diabase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kawasaki disease : Kawasaki hastalığı. İlk defa 1960'ların sonunda japon pediatrist tomisaku kawasaki tarafından tanımlanan ve çoğunlukla 5 yaş altı çocuklarda görülen kroner arter anevrizması ve kalp krizlerine bağlı olarak çocuklarda ani ölümlere neden olan akut vaskülit (5 günden uzun süren ateş, polimorfik döküntü, eritamatöz, kuruluk, dudakların çatlaması, konjunktival enjeksiyon, el ve ayaklarda şişme, sinirlilik, adenopati ve perineal deskumatif döküntü ile karakterize ). Kavazaki hastalığı.

 

Skin disease : Cilt hastalığı. Deri hastalığı. Cilt problemi. Cilt rahatsızlığı. Cilt sorunu. Temriye.

Unwellness : Keyifsizlik. Rahatsızlık.

Malignancy : Kötücül tümöre dönüşme eğilimi, kanserleşme derecesi. Habis tümör. Kötülük. Malignansi. Habaset. Habislik. Malignite.

Pappataci fever : Tatarcıklarla bulaşan ve akdeniz çevresi ülkelerinde görülen, virüslü, evecen, bulaşıcı, dang humması benzeri hastalık; üç gün humması. Tatarcık humması.

Incompetence : Yetkisizlik. Pulmoner yetersizliği. Kabiliyetsizlik. Yeteneksizlik. Eksiklik. Ehliyetsizlik. Acziyet. Yetersizlik. Beceriksizlik.

Respiratory disorder : Nefes darlığı. Soluk darlığı. Solunum bozukluğu. Solunum hastalığı. Solunum sistemi bozukluğu. Solunum düzensizliği.

Periodontal disease : Periodontal hastalık. Diş ve diş eti sağrılığı. Dişin etrafındaki, dişin desteğini sağlayan dokuları etkileyen her türlü patolojik değişim. Diş ve diş eti hastalıkları.

Endemic : Mahalli ve daimi hastalık. Belirli topluluğa özgü hastalık. Bir bölgeye özgü, yerli olan. Bir bölgeye özgü, yerel olan. belli bir bölgede salgın olmaksızın sık görülen hastalık. Belirli bir yere özgü hayvan. Yöresel. Yöreye özgü bitki örtüsü. Sık görülen. Özgü. Endemik.

 

Complication : Bir hastalığın devamı sırasında oluşan başka patolojik olaylar veya hastalıklar. Yeni sorun. Durumu güçleştiren şey. Zorluk. Hastalığın başka bir hastalıkla karışması. Karmaşık hale getirme. Karmaşa. Karışıklık. Komplikasyon.

Diabase synonyms : congenital disease, plant disease, industrial disease, skin disorder, disease of the skin, kenya fever, respiratory disease, milk sickness, fibrocystic disease of the breast, endemic disease, inflammatory disease, ozaena, indian tick fever, disease of the neuromuscular junction, cystic mastitis, meniere's disease, mucocutaneous lymph node syndrome, genetic abnormality, fibrocystic breast disease, phlebotomus, roseola infantum, roseola infantilis, inherited disorder, autoimmune disorder, pseudorubella, respiratory illness, ozena, pycnosis, hereditary condition, boutonneuse fever, exanthema subitum, thyromegaly, cystic breast disease.

Diabase zıt anlamlı kelimeler, Diabase kelime anlamı

Wellness : Kuvvetlilik. Sağlıklı olma. İyi durumda olma. Zindelik. Sıhhat. Sıhhatli olma durumu. Sağlık. İyi olma durumu. Sağlıklı olma durumu. Sağlıklılık.

Dress : Resmi giyinmek. Giymek. Kıyafet. Temizlemek (tavuk veya balık vb'ni). Taş yontmak. Giysi. Pansuman yapmak (yaraya). Süslemek. Elbise. Şekil vermek.

Diabase ingilizce tanımı, definition of Diabase

Diabase kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Often limited to rocks pretertiary in age. It includes part of what was early called greenstone. A basic, dark-colored, holocrystalline, igneous rock, consisting essentially of a triclinic feldspar and pyroxene with magnetic iron.