Diaspore türkçesi Diaspore nedir

  • Diaspor.
  • Parıltılı alüminyum hidrat.
  • Bir bitkiden dağılan spor veya tohum (botanik terimi).
  • Diyaspor.
  • Alüminyum hidroksit.
  • Doğal alüminyum hidrat.

Diaspore ingilizcede ne demek, Diaspore nerede nasıl kullanılır?

Diaspora : Aynı aile mensupları arasındaki yahudilerin israil dışındaki ülkelere dağılımı (babil esaretinden sonra). Yahudi sürgünü. Dağılma. Ülke dışındaki ulusal kökendeki grup. Diyaspora. Bugün israil dışında yaşayan yahudi topluluğu için kullanılan terim. Yayılma.

Diaspora jewry : Yahudi halkı diasporası. İsrail toprakları dışında yaşayan yahudiler.

Diasporas : Dağılma. Ülke dışındaki ulusal kökendeki grup. Diyaspora. Yayılma.

Chechen diaspora : Çeçen diasporası.

Chinese diaspora : Çin diasporası.

Diastatic : Amilas özelliklerine sahip. Diyastatik.

Dias : Diya. Ümit burnu'nu keşfeden portekiz gezgin. Diyadlar. Bartolomeu dias (c1450-1500). Değişke. Soyadı. Kalp kası diyadı. Kalp kasında bir adet enine tubulusla bir adet terminal sisternalı yapı. Elektron mikroskobunda kas dokusunda sarkoplazma retikulumu ve enine tubuluslardan oluşan yapı. kimi kaslarda ve kalp kasında tek bir enine tubulus ve tek bir terminal sisterna sistem oluşturduklarından bu ad verilir.

Diastasis : Diyastaz. Yerini değiştirme. Diyastazı. Diyastazi. Yerinden oynatma. Kırmaya neden olmadan gerçekleştirilen kemik ayırması. Yüreğin kasılmasında sistolden hemen önceki istirahat devresi. bağlı bulunan kısımların normal olmayan ayrılması.

 

Diaschisis : Diaskizi. Beynin bir bölgesinin yaralanmasından dolayı başka bir bölümünde ortaya çıkan fonksiyon düşüklüğü. Diyaşiz.

Diasphore : Diyaspor.

İngilizce Diaspore Türkçe anlamı, Diaspore eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diaspore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cast out : Dışlamak. Toplumdan dışlamak. Başından atmak. Atmak. Çevresinden uzaklaştırmak. Toplumdan uzaklaştırmak. Kovmak. Uzaklaştırmak. Sürmek.

Predispose : Kabiliyet. Predispoze. Uygun hale getirmek. Predispoze etmek. Eğilim. Yatkınlık kazandırmak. Etkilemek. Önceden hazırlamak. İstidat.

Chuck out : Kovmak. Yaka paça çıkarmak. Bir kenara atmak. Evden atmak. Dışarı atmak. Atmak. Kapı dışarı etmek. Çöpe atmak. Kabul etmemek. Sepetlemek.

Close out : Ucuzlatmak. Tahliye etmek. Elden çıkarmak. İndirim yapmak. Hepsini satmak. Tasfiye etmek. Fiyat düşürmek. Boşaltmak. İndirimli satmak.

Put away : Öldürmek. Sonrası için bir kenara koymak (para vb). Ortadan kaldırmak. Silip süpürmek. Akıl hastanesine kapatmak. Biriktirmek. Hapse atmak. Bir kenara bırakmak. Mideye indirmek (yemeği). Kaldırmak.

Remove : Götürülmek. Silmek. Kenar etmek. Defetmek. Kaldırmak. Uzaklaştırmak. Derece. Pille. Atmak.

Toss away : Başından savmak. Başından atmak. Çevresinden uzaklaştırmak.

Dump : Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Çöplük. Çöp dökmek. Yığmak. Düşmek. Atık yığını. İndirmek. Boşaltmak. Terk etmek (sevgiliyi). Dökmek.

 

Toss : Sallamak. Çalkanmak. Sarsılmak. Silkeleme. Fırlatmak. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Sallanmak. Sallanma. Adçekme. Fırlatmak (yavaşça veya rasgele).

Unlearn : Unutmak. Öğrendiğini unutmak. Bırakmak. Vazgeçmek.

Diaspore synonyms : de access, deep six, give it the deep six, influence, sell out, trash, liquidize, toss out, throw away, mold, cast away, sell up, shape, determine, junk, regulate, cast aside, retire, abandon, scrap, waste, aluminium hydroxide, throw out, fling, discard, diasphore, get rid of, jettison, incline.

Diaspore zıt anlamlı kelimeler, Diaspore kelime anlamı

Indispose : Keyfini kaçırmak. Bozmak. Soğutmak. Hevesini kırmak. Zayıflatmak. Hasta etmek. İsteksiz. Rahatsız etmek. Elverişsizleştirmek.

Buy : Yutmak. Kabul etmek. Satın almak. İnanmak.

Diaspore ingilizce tanımı, definition of Diaspore

Diaspore kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A hydrate of alumina, often occurring in white lamellar masses with brilliant pearly luster. So named on account of its decrepitating when heated before the blowpipe.