Put away türkçesi Put away nedir
- Mideye indirmek (yemeği).
- Denize açılmak.
- Ortadan kaldırmak.
- Silip süpürmek.
- Öldürmek.
- Bırakmak.
- Bir kenara bırakmak.
- Biriktirmek.
- Hapse atmak.
- Tıkınmak.
- Kaldırmak.
- Akıl hastanesine kapatmak.
- Saklamak.
- Ayırmak.
- Kenara koymak.
- Yerine koymak.
- Öldürmek (yaşlı veya hasta bir hayvanı).
- Hakkından gelmek.
- Sonrası için bir kenara koymak (para vb).
Put away ile ilgili cümleler
English: He put away his toys.
Turkish: O, oyuncaklarını kaldırdı.
English: Ali put away his clothes.
Turkish: Ali elbiselerini yerine koydu.
English: Ali can put away the equipment.
Turkish: Ali ekipmanı bir kenara koyabilir.
English: Dean can really put away the food.
Turkish: Dean, yemeği gerçekten bir kenara bıraktı.
English: Ali can put away more money, tax-deferred, for retirement.
Turkish: Ali emeklilik için, vergisi ertelenmiş daha çok parayı bir kenara koyabilir.
Put away ingilizcede ne demek, Put away nerede nasıl kullanılır?
Put : Para koyma. Sormak. Atış. Söndürmek. İndirmek. Söylemek. Koymak. Hamle. Neşretmek. Atfetmek.
Away : Buradan. Deplasmanda. Deplasman maçı. Yok. Uzağa. Deplasmanda oynanan. Bir yana. Uzak. Devamlı. Durmadan.
Put a bold face on : Bozuntuya vermemek. Korktuğu halde bozuntuya vermemek. Zor bir durum karşısında cesaret göstermek.
Put a call through : Telefon etmek.
Put a crimp in : Köstek olmak.
Put a stop to : Nokta koymak. Son vermek. Bitirmek. Kesmek. Durdurmak.
Put a light to : Tutuşturmak. Yakmak.
İngilizce Put away Türkçe anlamı, Put away eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Put away ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dispatch : Telgraf çekmek. Rapor. İdam etmek. Yollama. Yalayıp yutmak. Bir malın bir yerden bir başka yere, bir kişiden bir başka kişiye gönderilmesi. Sevk etmek. Bitirivermek. Halletmek.
Amass : Top olmak. Biraraya getirmek. Bir araya getirmek. Bir araya gelmek. Yığmak. Toplamak.
Allocated : Ayrıldı. Ayrılmış. Bölüştürmek. Paylaştırmak. Tahsis edilmiş.
Bosom : Gizlemek. Samimi. Koyun merkez. Göğüs. Balkon. Kucaklamak. Çok yakın. Bağır. Orta.
Gaols : Hapis. Delik. Hapishaneye kapatmak. Tevkifhane. Hapsetmek. Cezaevi. Tutuklamak. Cezaevine kapatmak. Kodes.
Clear off : Defolmak. Sıvışmak. Borç ödemek. Bitirmek. Yok etmek. Ortadan kaybolmak. Bir yeri tasfiye etmek. Çekip gitmek. Bir yeri boşaltmak. Bir yeri tahliye etmek.
Annihilating : İmha etmek. Bozmak. Feshetmek. Yenmek. Elemek. İptal etmek. Yoketmek.
Gobbles : Çabuk yemek. Hindi gibi sesler çıkarmak. Acele yemek. Hindi sesi. Atıştırmak. Yalayıp yutmak. Gulu gulu. Hızlı yemek. Çabuk çabuk yemek.
Cut down : Ağaç kesmek. Masraf kısmak. Kat-davn. Boydan boya kesmek. Damara kan veya sıvı verme veya kan alma amacıyla toplardamara küçük bir kesit yapma ve kesit yerinden ince bir tüp geçirme işlemi. Azaltmak. Kesmek. Kesip düşürmek. İndirim yaptırmak.
Put away synonyms : put to one side, best, posit, crams, abscised, allot, accumulating, clap into gaol, send up, bequeaths, abolishes, get the best of, outstand, clap, cover up, get the better of, bolted, bosomed, let somebody have it, collects, daff, accumulate, lock up, allocates, annuls, put up, axe, croak, abdicate, assassinates, eat up, buries, assassinated.

Bu kısımda Put away kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Put away ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Put away anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Put away ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.